Türk ilim, kültür ve sanat dünyasının mümtaz şahsiyetlerinden Ahmet Süheyl Ünver’in vefatının 40. yılı dolayısıyla hazırlanan “Mazimizin Bekçisi A. Süheyl Ünver Sergisi” ziyarete açıldı. Türkiye Yazma Eserler Kurumu (TÜYEK) Başkanlığı’nca Rami Kütüphanesi’nde açılan sergide usta ismin arşivinden özel notlar, sanat eserleri ve koleksiyonundan nadide örneklere yer verildi. Sergi, Şahıslar, Şehirler/Mekanlar ve Hatıralar başlığıyla üç bölümden oluşuyor.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, açılışta yaptığı konuşmada, Ünver’in kültür ve medeniyet hafızasının en kıymetli isimlerinden olduğunu, hekimliğinin yanı sıra tarihçi ve sanatçı kimliğiyle de tarihte iz bıraktığını ifade etti. Serginin Süheyl Ünver’in eşsiz mirasını gün yüzüne çıkardığına işaret eden Ersoy, “Bir milletin asıl gücü, sahip olduğu maddi imkanlardan ziyade, hafızasının derinliğinde ve bu hafızayı koruma iradesinde saklıdır. Bu büyük mirasın korunması, ihyası ve gelecek nesillere aktarılması, hepimiz için tarihi bir sorumluluktur” dedi.
ÖZEL BİR KİTAP HAZIRLANIYOR
Serginin merkezinde yer alan Ünver’in çok yönlü kişiliğine dikkat çeken Bakan Ersoy, Ünver’in yalnızca bir hekim değil, aynı zamanda bir kültür hafızası olduğunu vurguladı. Ünver’in 1974 yılında bin 800’e yakın defterini, bin 250 dosyasını, 108 şahsi eşyasını ve çok sayıda levha ile arşiv materyalini Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi’ne bağışladığını hatırlatan Ersoy, bu koleksiyonun bugün bir medeniyetin hafızasını yansıtan eşsiz bir kaynak niteliği taşıdığını ifade etti. Sergi kapsamında yeni projelerin de hayata geçirileceğini belirten Ersoy, A. Süheyl Ünver adına hazırlanan özel kitabın kısa süre içinde yayımlanacağını duyurdu.
MAZİMİZİN BEKÇİSİ İFADESİ TANPINAR’DAN
TÜYEK Başkanı Coşkun Yılmaz da yaptığı konuşmada, vefa amacıyla düzenlenen serginin ismindeki “Mazimizin Bekçisi” ifadesinin yazar Ahmet Hamdi Tanpınar’a ait olduğunu söyledi.
Kültür ve medeniyete hizmet edenlerin unutulmadığının altını çizen Yılmaz, zor zamanlarda bile inancını ve değerlerini merkeze alarak kültüre efsanevi gayretle emek verenlerin, aradan uzun yıllar geçse de vefa ve hürmet sahibi kişiler tarafından daima anılarak kıymetlerinin bilineceğini vurguladı.
YANGINDAN MAL KAÇIRIR GİBİ MİRAS BIRAKTI
Ünver’in vefatının 40. yılı dolayısıyla yürütülen faaliyetler, Türkiye’nin önde gelen Süheyl Ünver uzmanlarından Gülbün Mesara, Beşir Ayvazoğlu, Semih İrteş ve Nur Taviloğlu’ndan oluşan danışma kurulu ile planlandı. Kurulda yer alan Ayvazoğlu, Ünver’in mirasının çok zengin olduğunu aktararak şöyle konuştu: “Süheyl Hoca, kültürümüzün varoluş mücadelesinin verildiği bir dönemde, adeta yangından mal kaçırırcasına, kalemini, fırçasını, suluboyasını, zihnini, hafızasını, her şeyini seferber edip gelecek nesillere muazzam bir miras bırakmış. Meşhur sözünde dediği gibi, ‘Herkesin bir mesleği, bir de meşgalesi olmalı. O meşgale bütün kültürümüzdür.’ Kültürümüzün hemen her sahasına ilgi duyar, mimariden resme, tezyinattan ebruya kadar aklınıza gelen her alanda ilim sahibi olup, küçük küçük defterlere bunları kaydederdi. Yüzlerce defter bıraktı, akıl alır gibi değil.”
YAZMA ESERLERDE DÜNYA BİRİNCİSİYİZ
- Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı’nın yürüttüğü dijitalleşme çalışmalarına ilişkin verileri paylaşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, TÜYEK’in 784 bini aşkın yazma ve nadir matbu eserle dünyanın en büyük yazma eser hazinelerinden birini yönettiğini açıkladı. Ersoy, kurum tarafından hayata geçirilen dijital platformda 640 bin eserin künye bilgisinin yer aldığını, 483 bin 600 yazmanın ise dijital görüntüsüyle erişime açıldığını belirtti. Ersoy, bu yapısıyla platformun dünyanın en kapsamlı yazma eser veri tabanlarından biri hâline geldiğini duyurdu.