BÜLENT ACUN
Rahmet elçisi (s.a.v)’in peygamberlerin varisleri olarak tarif ve taltif buyurduğu âlimler; içinde yaşadıkları cemiyetler için ışık saçan birer kandil, onlara yol ve yön gösteren birer yıldız mesabesindedirler. Kendilerini bu toprağın irfanıyla, bu toprağın insanı arasına konulmuş engelleri kaldırmaya adamış nice âlimler yaşadı Anadolumuzda.
Bu âlimlerden biri de bereket şehri Tarsus’ta doğmuş, gençliğini büyük âlimlerin rahle-i tedrisinde geçirmiş ve ömrünü mihrabına ve rahlesine adamış Adana Zincirli Camii Medresesi imam hatibi merhum Ahmed Garip Hocaefendi’dir.
---
Bir İnsan, Bir Şehir, Bir Bölge
Öyle insanlar vardır ki, onları tanımak aslında bir şehri, bir bölgeyi hatta bir ülkeyi tanımakla eşdeğerdir.
Şair-yazar ve ressam Recep Garip ve Haseki Abdurrahman Gürses Kıraat Dini İhtisas Merkezi eğitim görevlisi Kurra hafız Halim Garip el ele gönül gönüle vererek, hem babaları hem de hocaları olan Ahmet Garip Hocaefendi hakkında “Ahmet Garip Hoca Zincirli Camii Medresesi” adlı bir kitap hazırladılar. Bu eser ile hem babalarına vefa gösterdiler, hem de okurlarını babalarının şahsında Çukurova bölgesinde esaslı bir ilim ve irfan yolculuğuna çıkardılar.
Kitap okurun ufkuna, hocaefendinin hâl tercemesi ile açılıyor. 1928 yılında Tarsus’un Sanlıca köyünde dünyaya gelen Ahmed Garip Hocaefendi 18 yaşına kadar Tarsus’ta Buharalı Abdullah Efendi’nin rahle-i tedrisinde ilim tahsil ediyor. Askerlikten sonra hocaefendinin ilim yolculuğu Hatay’da Numan Hoca ve Abdullah Hoca; Adana’da da Ali Yaşar Hoca’nın rahle-i tedrisinde 1958’e kadar devam ediyor.
Hocaefendi, bu tarihten görevi başında âlemi cemâle yürüdüğü 1989 yılına kadar Adana’nın çeşitli camilerinde imam hatiplik görevinin yanı sıra bir süre de Tepebağ Kur’an Kursu’nda Kur’an-ı Kerim derslerine giriyor.
Görev yaptığı mabetleri, özellikle Zincirli Camii’ni bir mektebe dönüştüren hocaefendi, ömrünü ilme, öğrenmeye ve öğretmeye adıyor.
---
Kitap; talebeleri, hocaları, arkadaşları ve yakın ailesinin şahitlikleri, hatıraları ve tespitleri ışığında Ahmet Garip Hoca’nın hayatı ve şahsiyetini tüm boyutlarıyla gün yüzüne çıkarıyor.
Kitapta sadece bölgenin insanları değil, mekânları da meraklı okurlarla tanışmayı bekliyor. Bölgenin dokusundan, çayının kokusundan, meyan şerbetinin serinliğinden ve şadırvan akademisinin ilmi ve fikri derinliğinden esaslı haberler veriyor. Yaşanmış güzel zamanların kahramanı olan âlim ve fazıl insanların şahsiyet, sohbet ve muhabbetlerinin izlerini sürüyor.
---
Bir Âlim, Bir Zahid, Bir Derviş
Ahmet Garip Hocaefendi’nin talebeleri, hocaları, arkadaşları ve yakın ailesinin şahitlik ve hatıralarından şu özelliklere haiz örnek bir şahsiyet canlanıyor zihinlerinizde:
- İlim yolunda bıkmadan, usanmadan, yılmadan, yorulmadan koşan gayretli bir talebe…
- İlim öğrenmeye ve öğretmeye âşık bir âlim.
- Manevî yolculuğunu tamamlamış Mahmut Sami Ramazanoğlu Hazretleri’nin takdir ve taltifine mazhar olmuş, sadık bir derviş.
- Hasbelkader kılamadığı namazların ücretini, kendi yerine görev yapanlara veren hassas bir imam.
- Helâl lokmaya azami derecede gayret gösteren takva sahibi bir din görevlisi.
- Kendisini tanıyanların “haza hoca” dedikleri, hem örnek aldıkları hem de örnek verdikleri önder bir şahsiyet.
- İyi bildiği konularda bile kaynakları tarayarak cemaatinin suallerini cevaplandıran sıra dışı bir eğitimci.
- İhtiyaç olmadıkça izin kullanmayan, izinlerini de pamuk tarlasında çalışarak geçiren; kimseye el açmadan çocuklarını okutan fedakâr bir baba.
- Çocuklarının hem babası hem de hocası olabilmiş ender bir bahtiyar.
- Güler yüzlü bir dost, güzel sesli bir kâri.
---
Ahmet Garip Hoca kitabı, üzerinde önemle durulmalı ve birçok açıdan değerlendirilmelidir. Kitapta gerçekleştirdiğimiz kısa seyahatimizi, merhumun oğullarından Halim Garip Hoca’nın tavsiyeleriyle taçlandıralım:
- “Çocuklarınızı geleceğe göre yetiştirin”
- “Farzları ihmal etmeyin”
- “Gücünüz yettiği kadar nafile ibadet edin”- “Arkadaşlarınıza dikkat edin”
- “Seher vakti mutlaka uyanık olun”
- “İmamın emeklisi olmaz, rahmetlisi olur; unutmayın!”