Sinemanın en hareketli dönemleri ülkemizde ve dünyada sonbahardır. Zira film festivalleri genellikle bu mevsimde yapılır. Buralara sığamayanlar ise peş peşe kendine yer bulur.
Türkiye’de sırasıyla Adana Altın Koza Film Festivali (26 Eylül–4 Ekim), Antalya Altın Portakal Film Festivali (24-31 Ekim), Boğaziçi Film Festivali (8-15 Kasım), Ankara Film Festivali (12-20 Kasım) düzenlenecek. Vakti yaklaşan organizasyon türlerini ve ödüllerini açıklıyor. Sektörde ciddi bir heyecan hakim. Uzun uğraşlar sonrası perdeye çıkmak için heyecan duyan film ekipleri festivalleri bekliyor.
Ülkemizde uzun metraj yarışması bulunan film festivali sayısı çok az. Altın Portakal, Altın Koza, Boğaziçi ve Ankara dışında nisan ayında düzenlenen İstanbul Film Festivali. İzmir’de ise sinema ile birlikte müzik eserlerinin de yarıştığı İzmir Uluslararası Film ve Müzik Festivali bulunuyor.
FESTİVAL SAYISI ÇEKİLEN FİLMLERE GÖRE YETERSİZ
Sektörün giderek geliştiği, dizi ihracatında dünyada ilk 3’te olan, her yıl 150-200 arası uzun metraj film üretilen, 90 milyona yakın nüfusu olan ve yer aldığı sınırların çok ötesinde bölgesel etkisi bulunan bir ülkede sadece 6 uzun metraj film festivali olması normal mi?
Zaman zaman denemeler oldu ama sonuca varamadı. Oysa etkisi binlerce kilometre öteye ulaşan Türkiye gibi bir ülkenin merkez haline gelmesi ve çok sayıda cazibe merkezini barındırması gerekiyor.
KISA FİLM FESTİVALİ ÇOK AMA…
Kısa film ve tematik festivaller de önemli elbette. Bütün olarak sinemayı besleyen damarlardır. Ancak burada da çok parlak bir durum yok. Ülkemizde 50’ye yakın kısa film festivali var. Çoğu lokal ve yakın geçmişte başlayıp devam edemeyen birçok organizasyon var. 10. senesini görüp devam edenler parmakla sayılıyor.
TÜRKİYE’NİN POTANSİYELİ İÇİN YETERLİ Mİ?
Mesela Fransa’da birçoğu festival olan 600 civarı etkinlik var. Kısa ve uzun metraj filmler yarışıyor. İtalya’da bu sayı 200’den fazla… Almanya’da da yüzlerle ifade ediliyor.
Evet, örnekler uç gibi gelebilir. Ama nüfus, bölgesel etki ve ekonomik göstergeler açısından Türkiye’nin en yakın olduğu ülkeler bunlar. Kıyası tabii ki daha önde olanlarla yapmamız lazım. Zaten birebir aynı olmayı kimse beklemiyor. Lakin en azından yarı yarıya bir manzara olsaydı…
Dedik ya, festival sezonu başlıyor. Filmciler için yeni bir mevsim demek bu. Ama festivallerde aynı filmler dönmemesi, üretilen yapımların ödül mekanizmasına mümkün olduğu kadar çok dahil olması ve sektörün birbirini beslemesi açısından daha fazla film festivaline ihtiyacımız var.
Altın Portakal’da yarışacak filmler
Türkiye’nin en köklü sinema organizasyonu olan Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, bu yıl 63. kez 24-31 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Festival kapsamında bu yıl toplam 11 milyon TL ödül dağıtılacak.
Ulusal Uzun Metraj seçkisinde Yeşim Ustaoğlu’nun “Artakalan”, Necmi Sancak’ın “Bekle Bizi Brüksel”, Büşra Bülbül’ün “Bir Anne Hakkında”, Ferit Karahan’ın “Cinlerin Düğünü”, Emre Aybek’in “Düğün Şarkıcısı”, Sinan Sertel’in “Elisa”, Hüseyin Karabey’in “Hakikatin Ölümü”, Emir Ziyalar’ın “Kadim Mavi”, Aydın Orak’ın “Ölü Arının İğnesi”, Emre Kavuk’un “Selma”, Ragıp Türk’ün “Taş ve Tüy” ve Biket İlhan’ın “Tatlı Maya” filmleri bulunuyor.
Ulusal Kısa Film Yarışması’nda 10 film yarışacak. Murat Ayyıldız’ın “Adreste Bir Sorun Var”, Melis Balcı’nın “Anaokulu”, Alpan Esen ve Rıfat Şungar’ın “Bir Rüyanın Hayali”, Samet Karaman’ın “Dünya Senin Bildiğin Gibi Değil”, Çağla Karslıoğlu’nun “Kadının Adı Yok”, Ahmet Duvar’ın “Karayazı”, Soner Alan’ın “Kısa Akıl”, Gülsün Odabaş’ın “Konteyner”, Sis Gürdal’ın “Porkatal” ve Serdal Altun’un “Süpermen Bozkıra Düştü” filmleri Altın Portakal için yarışacak.
Ulusal Belgesel Film Yarışması’nda ise 10 film yer alıyor. Seçkide Elif Nur Kayalar’ın “Allianoi Diye Bir Yer Yok”, Tayfun Belet’in “Beyaz Kıtaya Yolculuk”, Onat Can Karabatak’ın “Denizyıldızı: Bir Cesaret Öyküsü”, Kenan Özer’in “Kameram 45 Kilo”, Çağatay Yurt’un “Kül ve Tuz”, Serdar Kökçeoğlu’nun “Modernist: Usmanbaş”, Arda Sarıgün’ün “Mükellef”, Deniz Gürgen Atalay’ın “Prima Ballerina Meriç”, M. Tayfur Aydın’ın “Uzakta” ve Levent Çetin’in “Zor Zanaat” filmleri bulunuyor.