Kahraman ölür vecizeleri kalır

Murat Menteş, ilk iki romanında oluşturduğu sanatlı ve kısa cümlelerden kurulu dile Ruhi Mücerret'te yeni bir irtifa  kazandırmış.Ruhi Mücerret, çeşitli bakımlardan «veciz» bir kitap. Öyle ki kitap bittiğinde bu veciz cümleler sizinle yaşamaya devam ediyor.

Tayfun Salcı
Kahraman ölür vecizeleri kalır

Murat Menteş'in son romanı Ruhi Mücerret'te polisiye ve macera öğeleri, geniş bir hayal gücü ve ince mizahla işleniyor. Ama kitapta duygusal anlar da yaşanmıyor değil.

Menteş Dublörün Dilemması (2005) kitabıyla Türk romanında yerini almış, Korkma Ben Varım'la (2009) da bu yeri sağlamlaştırmıştı. Geçtiğimiz günlerde okurla buluşan romanı Ruhi Mücerret de, bu iki romanının kendisine kazandırdığı hayran kitlesini hayal kırıklığına uğratmayacak nitelikte. Menteş, ilk iki romanında oluşturduğu sanatlı ve kısa cümlelerden kurulu dile Ruhi Mücerret'te yeni bir irtifa kazandırmış.Ruhi Mücerret, çeşitli bakımlardan 'veciz' bir kitap. 'Veciz', sözlükte 'kısa ve etkili' diye tanımlanıyor.

Önceki iki romanındaki kalabalık karakter kadrosuyla mukayese edildiğinde, Ruhit Mücerret kadro bakımından 'veciz' sayılmalı. 100 yaşındaki İstiklal Savaşı gazisi Ruhi Mücerret Bey, yakın dostu Avni Vav, Ruhi beyi ticari ve cinai bir kumpasa çeken genç Civan Kazanova, sevgilisi Serpil Silahlıperi, yengesi Nazlı Hilal, yeğeni Ozan, esrarengiz sarışın Fujer Fuji, kötü adam Masum Cici. Kadronun neredeyse tamamını saymış olduk böylece. Menteş'in yeni romanı, anlattığı hikayelerin sayısı bakımından da veciz. Önceki kitaplarında ana öyküyü derinleştiren, destekleyen, kimi zaman da ona sadece eşlik eden onlarca alt hikaye yer alırken, bu kitapta alt hikayeler ana akışın kontrolünde ve sayıca 'veciz.' Ruhi Mücerret 4 ana, 86 alt bölümden oluşuyor. Bir bölümün ortalama uzunluğu 4 sayfa bile değil. Bu bakımdan da 'veciz.' Ruhi Mücerret daha yalın, daha az dallanıp budaklanan bir hikaye anlatıyor. Kitap, bu veciz, yani onu kısa ve etkili yapan yönlerine ilaveten, tek tek cümleleriyle de insanı yakalıyor. Hoşunuza giden, hatırlamak, yeri geldiğinde iktibas etmek isteyeceğiniz cümlelerin altını çizme alışkanlığınız varsa, Ruhi Mücerret belalı bir kitap olabilir. Mübalağa ettiğimi düşünebilirsiniz, tamam, ama ben kitabın yüzde 90'ının altını çizmek zorunda kalacağını anlayınca bu alışkanlığımı bu seferlik bir yana bırakmaya mecbur kaldım. Ruhi Mücerret ezerbelenecek cümlelerle, bölümlerle dolu. Çok mu saçma olur bilmiyorum ama, ben bu bakımdan kitabı bir çeşit şiir gibi buldum.Ruhi Mücerret de, önceki kitapları gibi yazarın geniş ilgi yelpazesini yansıtan kültür öğeleri içeriyor. Orhan Gencebay'la Pablo Picasso, Cüneyt Arkın'la Jacques Lacan, Paul Valery'yle Kızılmaske ve daha nicesi gösteriye mütevazı katkısını yapıyor. Bütün sevdiklerinin ölümünü yaşamış Ruhi Mücerret'in ecelle, ecele kağıt üzerinde teslim olmuş Civan Kazanova'nın da aşkla imtihanı okuyanı hayatımızın özüyle temasa geçirirecek nitelikte. Aslında tersi de geçerli, yani Ruhi beyin aşk, Kazanova'nın ecelle imtihanı. Evet, bunlar her zaman, hepimizin imtihanları, birbirlerinden ayrılmaları söz konusu değil pek. Ruhi Mücerret, okurunu merakla sonuna çeken bir şahane bir hikaye anlatıyor. Dikkat! Ruhi bey duygulandırabilir, Civan Kazanova kahkahaya boğabilir. Ya da tam tersi. Size kalmış. Menteş, bir röportajında (Vatan, 15 Ocak 2013) 'Ben okurun kral olduğunu düşünüyorum. Ve kralın saygısını kazanmaya çalışıyorum' diyor. Ruhi Mücerret okura gerçekten taç giydiyor, yazarına da hak ettiği saygının gösterileceğinde şüphem yok.

Ruhi Mücerret

Murat Menteş

April Yayıncılık

2013

320 s.