Kudüs’ün hafızası

Hz. Ömer, Kudüs’ün hafızasındaki müstesna yerini korumaya devam ediyor. İsrail de 1967’deki işgalden sonra meydanın adını değiştirmedi. Hz. Ömer’in Kudüs halkına verdiği hakları içeren “Ömer Emannamesi”, insanlık tarihinin en dikkate değer insan hakları belgelerinden biri olarak kayıtlarda duruyor.

Sur İçi Kudüs’ün en büyük meydanı, İkinci Halife Hz. Ömer’in adını taşıyor.

Kudüs surlarının batı yönündeki çıkışını oluşturan El Halil Kapısı’nın iç kısmındaki büyük meydan, İkinci Halife Hz. Ömer’in adını taşıyor. Birçok noktaya yerleştirilen tabelalarda Arapça, İngilizce ve İbranice olarak “Ömer Bin Hattab Meydanı” ifadesi görülürken, 1967’deki Altı Gün Savaşı’yla Kudüs’ü işgal eden İsrail’in de bu isimlendirmeyi değiştirmemesi, Hz. Ömer’in şehrin tarihindeki müstesna yerini bir kez daha hatırlatıyor.

Sur İçi Kudüs’ün en işlek ve en büyük meydanı olan Ömer Bin Hattab Meydanı, her gün dünyanın her yerinden ve her inançtan insan tarafından ziyaret ediliyor. Batı Kudüs’e giden yolların başlangıcında yer aldığı için, Yahudilerin de kullandığı ana güzergâh bu meydandan geçiyor. Meydan ayrıca Hristiyan Mahallesi ile Ermeni Mahallesi’ni birbirine bağlıyor.

BİZZAT GELDİ

  • 638’de Müslümanlarca fethedilen Kudüs, şehrin Hristiyan yöneticisi Patrik Sophronius’un özel ricasıyla, bizzat Hz. Ömer tarafından teslim alındı. El Halil Kapısı’ndan şehre giriş yapan Hz. Ömer, Hristiyanlara ait mekânları gördükten sonra Mescid-i Aksa’nın yerini de tespit ettirerek, mekânı ihya etti. Bugünkü Mescid-i Aksa Külliyesi’ndeki binaların ilk örneği, Hz. Ömer’in emriyle kıble yönünde inşa edilen ahşap bir mescitti. Daha sonraki yıllarda, Mescid-i Aksa sahasında birbirinden ihtişamlı eserler yapılarak, Kudüs bugünkü siluetine ve kültürel kimliğine kavuşturuldu.

DENGELERİ KURDU

Hz. Ömer’in Kudüs halkına verdiği hakları içeren “Ömer Emannamesi”, insanlık tarihinin en dikkate değer insan hakları belgelerinden biri olarak kayıtlara geçti. Hristiyanların dinî mekânları ve ibadet hürriyetleri garanti altına alındı, Kudüs’ün kudsiyetinin ihlal edilmemesi için çok sayıda tedbir uygulamaya konuldu. Kudüs’te Hz. Ömer’le başlayan adalet ve huzur dolu dönem, Müslümanların hâkim olduğu yüzyıllar boyunca, bu esaslar korunarak varlığını sürdürdü. Günümüzde, insaflı Batılı tarihçiler de Hz. Ömer’in Kudüs’te kurmuş olduğu denge sisteminin alternatifinin olmadığı konusunda hemfikirdir.

FATİHLERDEN İŞGALCİLERE...

  • Ömer Bin Hattab Meydanı, tarih boyunca Kudüs’ün yaşadığı çok farklı dönemlere tanıklık etti. Fatihler de işgalciler de şehre buradan giriş yaptılar, birçok süreç bu meydandan başladı. Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde, Alman İmparatoru II. Wilhelm’in 1898’deki Kudüs ziyaretinde, imparatorun konvoyu Ömer Bin Hattab Meydanı’ndan Kudüs’e girdi. 1917’de İngiliz Komutan Edmund Allenby’nin atından inip yürüyerek adımladığı meydan, artık işgal ve kaos dolu bir döneme merhaba diyordu. Uzun İslâm asırları artık geride kalmış, Kudüs İngiliz mandası yönetimiyle tanışmıştı. Sonrasında ise İsrail işgali, bütün ağırlığıyla şehrin üzerine çökecekti.

HAYAT
Burası sizin Mecra'nız