İstanbul Akvaryum Küratörü Dr. Uğur Çağlar, doğal yaşam alanından bilimsel yöntemlerle alınarak akvaryum ortamına taşınan endemik türün önemini, koruma sürecini ve yürütülecek çalışmaları anlattı.
Çağlar, "killifish" adı verilen dişli sazancık türünün Burdur Acıgöl'de yaşayan endemik bir tür olduğunu belirterek, nesli kritik düzeyde tükenme tehlikesi altında olduğu için bu projeyi hayata geçirdiklerini söyledi.
İstanbul Akvaryum'da 1500'den farklı türde 17 binden fazla canlıya ev sahipliği yaptıklarını bildiren Çağlar, "Her balığın gereksinimleri, çevre şartları, beslenme alışkanlıkları, stres ve kontrol faktörleri farklı oluyor. Bu sebeple öncesinde işbirliği yaptığımız paydaş kurumlardan Zoological Society of London'ı ziyaret ettik. Buradaki canlıların davranışlarını yerinde gözlemleme şansımız oldu." dedi.
Çağlar, Tarım ve Orman Bakanlığından alınan izinle, Hacettepe Üniversitesinden Doç. Dr. Baran Yoğurtçuoğlu ve TAGEM Akdeniz Su Ürünleri Araştırma, Üretme ve Eğitim Enstitüsü personeliyle Acıgöl'e gittiklerini anlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Acıgöl'de saha çalışması yaptık. Sonra bireyler izinler alınarak toplandı. Bu bireyler akvaryuma geldi. Akvaryumda da iki farklı deneme ortamı oluşturduk, birisi sergi tankı ve bir diğeri de karantina tankları. İki farklı ortamda üretimlerini denedik. Tabii getirir getirmez bir üreme olmuyor. Canlıların adaptasyonun sağlanması gerekiyor. Tankın ışık şiddeti, su sıcaklığı, su parametresi ve kimyasalların doğadakiyle benzer yapıda olması gerekiyor. Doğadaki gibi bir simülasyon yapılıp, su sıcaklığı mevsime göre artırılıyor veya azaltılıyor. Bir diğer önemli nokta, canlıya doğal ortamını hissettirebilmek için tankın dip yapısı canlıya uygun olacak şekilde hazırlandı. Aynı suda yaşayabilecek canlı bitkilerinin de burada üretimleri gerçekleştirildi. Canlı bitkilerin artması, killifishler için konforlu ve güvenli bir üreme alanı sağladı. Üreme başarısını artırabilmek amacıyla yumurtaların günlük kontrolleri de sağlandı."
"Bir sonraki adımımız Kayseri'deki killifish türü olacak"
Burdur Acıgöl'den getirilen 98 killifishin sayısının, başarılı bir üreme sezonunun ardından iki katını aştığının kaydeden Uğur Çağlar, projenin en temel amacının, doğada sayısı azalan bu türün akvaryumlarda sayılarının artırılması ve zamanı geldiğinde alınacak izinlerle doğaya geri salınması olduğunu vurguladı.
Çağlar, killifish türünün Burdur Acıgöl'de "Anatolichthys transgrediens" adını taşıdığını belirterek, aynı türün Burdur Salda'da "Anatolichthys saldae" ve Kayseri Sultan Sazlığı'nda "Anatolichthys danfordii" adını taşıyan çeşitleri de olduğunu dile getirdi.
Bir sonraki saha çalışmasını Kayseri Sultan Sazlığı'ndaki killifish türü için yapmayı planladıklarını bildiren Çağlar, "Bunların dışında Akdeniz'e özgü 'Raja radula' denilen vatoz balığımız var. Burada nesilleri kritik seviyelerde olan birçok türün üretimleri ve korumaları gerçekleştiriliyor. Kendi endemik türlerimiz özelinde bir sonraki adımımız Kayseri'deki killifish türü olacak." şeklinde konuştu.
Ziyaretçilerden çok güzel tepkiler aldıklarını da ifade eden Çağlar, koruma programlarındaki öncelik seviyesini, canlının doğadaki mevcut sayısının belirlediğini söyledi.
Nesli tükenmekte olan canlılara dair herkese görevler düştüğünü vurgulayan Çağlar, şunları kaydetti:
"Çevre bilinci çok önemli, doğayı kirletmemek gerekiyor. Gerek denizleri gerek iç suları kirletmemek gerekiyor. İç sular denizlere göre daha sığ, daha izole alanlar olduğundan deniz kirliliği ile iç su kirliliği aynı etkide olmuyor. Yaşadığımız ortamı kirletmememiz gerekiyor. Çünkü birincil tüketici biziz, koruyan da biziz, maalesef zarar veren de biziz. Bundan dolayı doğal kaynakların korunması için insanlara büyük görevler düşüyor. Burada yapılan koruma çalışmalarını gören ziyaretçilerimiz, çocuklarına bu eğitimi verdiğinde, gelecek nesillere daha güvenli bir ortam bırakmış olacak."
Dişli sazancık balıkları, İstanbul Akvaryum'da hafta içi 10.00-19.00, hafta sonu ise 10.00-20.00 saatlerinde görülebilir.