Ulke olarak bütün duyguları en yüksek seviyede yaşadığımız alan olan futbol, büyük kırılmalara yol açabiliyor. Bunun en taze örneğini geçtiğimiz günlerde oynanan Avrupa Şampiyonası maçlarında gördük. Yaşananların psikolojik boyutunu öğrenmek için Biruni Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ramazan Abacı'nın kapısını çaldık. Abacı'nın akademisyenliğinin yanı sıra Nottingham Forest'ta antrenörlük eğitimi bulunuyor. Ayrıca Samsunspor, Kayserispor, Beşiktaş kulüplerinde futbol psikologu olarak görev yapmış olan Abacı'yla taraftar, medya, altyapı gibi çeşitli alanlardan futbolcu
psikolojisini ve milli takımı konuştuk.
Büyük baskı altında olduğumuz Avrupa Şampiyonası sınavından sizce nasıl geçtik?
Fatih Terim ve oyuncular kesinlikle başarılı oldular. Medya, kulüp yöneticileri, izleyiciler ve TRT'nin tarih profesörü kaybetti. Sosyal medyada yayınlanan iğneleyici fotoğrafları baş sayfasına taşıyan gazeteler oldu. Maçtan bir gün evvel ailesiyle ilgili kasıtlı haber yapılan oyuncularımız vardı. Başkanlar isim zikrederek eleştiriler getiriyor. Açılan bu psikolojik savaşla baş ettiler ve başarıyla üstesinden geldiler.
Başarı nasıl geldi peki?
Geleneği, örf, adeti ve bilimsel verileri çok iyi analiz etmiş. Turnuva boyunca yaptığı röportajlara baktığımızda da kendini geliştirdiğini görüyoruz. Türkiye'de yaşayanların yanı sıra Almanya, Hollanda, Danimarka'dan oyuncular bir arada. Fatih Terim farklı yapıdaki insanları iyi analiz etmiş ve takım haline getirmiştir. Oyuncuların psikolojik anlamda sağlıklı olarak maça çıkmalarını ve bitirmelerini sağladı. Futbolcuların duygusal zekaları yüksek olduğu için stresi iyi yönetmişlerdir ve liderlik özellikleriyle örnek olmuşlardır.
OYUNCUYA HANGİ ÜLKE YÜKLENİYOR
TRT'de yayınlanan Gündem Ötesi programında tarih profesörü Ahmet Şimşirgil, milli takım hakkında eleştirilerde bulundu. Bu konu hakkında ne söylemek istersiniz?
Orantısız duygu boşalımına şahitlik ettik. Sınava giren çocuğa bütün ailenin şerefi, namusu başarına bağlı denmez. Kanın son damlasına kadar sahada ol, vatan meselesi dediğimizde asker gibi sorumluluk yüklemiş oluyorsunuz. O zaman başarılı olan ülkelerin bu bilinci yüklediği sonucu çıkıyor. İspanya, Almanya hangisi oyuncularını böyle yüklüyor? 27 yaş ortalaması olan takım, bu yükün altından kalkamaz tabii. Konuyla alakası olmayan insanların bilmediği bir konuda böyle ahkam kesmesi çok tehlikeli bir şeydir. Bu olaydan sonra şunu anladım; futbolcular tarih bilmeli mi bilmiyorum ama futbolcular kesinlikle tarih profesörleri psikoloji bilmeli.
Böyle büyük organizasyonların, sportif başarının yanında farklı getirisi oluyor mu?
Kurumlarımız daha fazla dikkat çekmek için Hollywood yıldızları, NBA oyuncuları, Messi, Ronaldo gibi oyuncularla reklam çalışmaları yapıyorlar. Burada harcanan paraları düşünelim bir de Avrupa Şampiyonası'nı dünyada kaç milyar insan izliyor bunu düşünelim. Bu oyuncularımız sayesinde yapılan ülke reklamının paha biçilemez olduğunu görmeliyiz. Geçtiğimiz yıllarda yaptığım bir Çin seyahatimde taksiciye Türk olduğumu söyledim fakat Türkiye'yi bilmiyordu. Sonra İstanbul dedim ve şunu söyledi: “Aa İstanbul, Hakan Şükür.” Roma'da ise Türk olduğumu duyan biri “Hasan Şaş, gel yavaş yavaş” diye seslendi. Bu futbolcular uzun oldukları veya milletvekili seçildikleri için tanınmadılar. Turnuvada oynadığı, o platforma adını yazdırdığı için tanıyorlar. Tarih profesörünün sembol olarak gösterdiği değerleri, dışarı taşıyan bu oyuncular. Profesörünün konferansıyla değil. Futbolun uluslararası marka değerinin farkına varmalıyız.
FATİH TERİM BAŞARILI BİRİ
Fatih Terim'in baskın karakteri oyuncular üzerinde olumlu olumsuz nasıl bir etki yarattı sizce?
İçini doldurduğu sürece kendini beğenmiş insanları önemserim. Dünyada başarılı sayılan ilk 5 hocaya baktığımızda baskın karakter özelliğini görürüz. Liderlik vasfı gereği bu oluyor. Turnuvaya gelmemiz, Çek maçını kazanmamız ve hatta Galatasaray'ın başındayken şampiyonluğu 4 yıl domine etmesi, yüksek gerilimli Leeds United maçı... Bunları düşünürsek baskın karakterin artısı olmuştur diyebiliriz. Fatih Terim, futbol alanında psikolog kullanan ilk kişidir. Aldığı eğitimleri şu dönemde iyi şekilde kullandığını ve krizi yönetebildiğini gördük.
90 ve 2000'lerde başarı getiren motive unsurları günümüz neslinde etkili olamıyor mu?
Duygu kontrol problemimiz var. Her futbolcunun mesaj alma kanalları farklıdır. Temel prensipte karşılanmış şeyler değil ihtiyaçlar motive eder. Eski motivasyon unsurlarının güncellenmesi gerekebilir ki bugünkü milli takımda bunun yapıldığını görüyorum. Yüz üzerinden yüz başarılılar. Oyun olarak ve psikolojik anlamda düşmeden Çek Cumhuriyeti'ni yenmeleri bunun göstergesidir.
Taraftar futbolu bilmiyor
Taraftar psikolojisi ve beklentileri hakkında ne söylemek istersiniz?
Futbol izleyicileri maça futbol bildiği için gelmiyor. Yaptığım bir araştırmada 2000 izleyiciyi sosyo-ekonomik durumlara göre ayırdık. Bu izleyiciler arasında, futbol kurallarından %60'ını bilenlerin oranının yüzde 5 olduğunu gördük. Yani izleyici, futbolu bildiği için maça gelmiyor. Başarının şöyle bir handikabı vardır: Başarılı olan kişi, diğerinin başarısızlığını belirgin hâle getirir. Geçmişte rahatsızlığı olan çoğu insan bir anda ortaya çıktı. 3 ay sonra eylülde, Dünya Kupası maçları başlayacak. Oyuncuları oraya hazırlamalıyız. Ayrıca “Respect” diye bir kavram var. Futbolcuların kollarında yazıyor. Bu sadece rakibe saygı demek değildir. Maç sonrasında seyircinin oyuncuya saygısıdır. Kaybedenler, ülkelerine döndüklerinde harakiri yapmıyorlar.
Eskiden içeri gazete sokmazdık şimdi telefon var
Arda'nın reklamları, Ozan'ın saçı... Futbol dışı eleştiriler oyuncuları nasıl etkiledi sizce?
Arda için değil ama izleyiciler için sorun oldu. Çek maçını nasıl kazandık bilemiyorum. Sadece onlar değil; Selçuk, Burak, Gökhan üzerinden de olumsuz eleştiriler yapıldı. Ozan'a çok yüklenildi, kırmızı kart göreceğini düşünüyordum. Eskiden kulübe gazete girişini yasaklıyorduk, sorun kalmıyordu. Şimdiyse telefondan çok rahat şekilde haber paylaşımı oluyor.
Altyapı eğitiminde nelere dikkat edilmesi gerekiyor?
Karakter oluşumu önemli. Psikologla da çalışılır fakat hocanın vizyonunu anlayıp ona uygun mesajlar yüklenmeli. Bizde yükseklere talipsen, başarıyla baş etmeyi bileceksiniz.
Yabancı ve yerli oyuncular arasında psikoloji farkından söz edebilir miyiz?
Yabancı, üzerinde baskı hissetmiyor. Kendi milli marşını bilmez. İngiltere'de bulunduğum sırada kulüplere milli marşın öğrenilmesi için yazı gönderilmişti. Batılı oyuncuda baskın hoca etkili olmayabilir, bizde etkilidir. Bizim kültürümüzde anne-baba-çocuk ilişkisi hakimdir. Batıda ise yetişkin-yetişkin ilişkisi vardır, oyuncular maç saatinde stada gelir. Bizdeyse bir gün önceden kamp yapılarak uyku ve yemek düzeni kontrol altına alınır. Türkiye'ye gelen yabancılar, zaman içinde bizimkilere uyum sağlıyorlar.
İKİ AYRI DÜNYA
Burak Yılmaz'ın gol sevinci sırasında Emre'yle çekilen fotoğrafı vardı. Farklı okumalar yapıldı bu fotoğrafla ilgili. Siz ne söylemek istersiniz?
Tamamen farklı dünyaların insanı olduklarını gördüm. Burak Yılmaz'ın çok etkilendiğini fakat eleştirilerin Emre Mor için bir şey ifade ettiğini düşünmüyorum. Ayrıca Burak'ın sevinci alacağı paranın mutluluğu değil.