İstanbul sahur vakti 2025: İstanbul'da sahur saat kaçta? Diyanet 3 Mart İstanbul İmsakiye

Ramazan ayının ikinci günü geride kalırken, bir sonraki gün için bu gece sahura kalkılacak ve niyetler edilecek. İstanbul'da imsak vakti saat kaçta? Sabah ezan kaçta okunacak? sorularının yanıtları sorgulamalar arasında yer alıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın İstanbul İmsakiye cetvelinde yer alan bilgilere göre, bugün sahur saat 06.06'da yapılacak. İşte 3 Mart İstanbul imsakiyesi.

2025 İstanbul imsakiyesi

Mübarek Ramazan ayının ilk günleri geride kalırken İstanbul'da bugün sahurun saat kaçta olacağı merak edildi. Oruç ibadetini yerine getirenler, sabah ezanının tam olarak saat kaçta okunacağını öğrenmek istiyor. Diyanet İşleri Başkanlığı ise İstanbul ili için yayınladığı İmsakiyede gün gün sahur vakitlerini paylaştı. İşte 3 Mart 2025 tarihli İstanbul imsak vakti.

İSTANBUL'DA SAHUR SAAT KAÇTA? 3 MART

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın resmi internet sitesinde yer alan bilgilere göre, İstanbul'da bugün (3 Mart) sahur vakti saat 06.06'da olacak.

İMSAK VAKTİ HAKKINDA BİLGİLER

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın internet sitesinde (www.diyanet.gov.tr) yer alan bilgilere göre,

Namaz ve oruç gibi ibadetler, belirli vakitlerde edâ edilmek üzere farz kılınmıştır. Bu vakitlerin başlama ve son bulma sınırları, Kur´an-ı Kerim´in ilgili ayet-i kerimeleri ile Hz. Peygamber (s.a.v)´in kavli, fiili ve takriri sünnetlerinde yer alan ölçüler ve astronomi alanındaki bilimsel verilere göre, İslam müctehit ve fakihleri tarafından tespit edilmiştir. Namaz ve oruç vakitlerinin belirlenmesinde, dünyanın günlük hareketine bağlı olarak meydana gelen, güneşin doğuşu, batışı, zevâl, fecrin doğuşu, şafağın kaybolması gibi özel durumlar esas alınmıştır. Güneşin doğuşu ve batışı gibi kişiden kişiye değişiklik arz etmeyen alametlerle ilgili herhangi bir ihtilaf söz konusu değildir. Ancak, fecrin doğuşu, şafağın kaybolması gibi alametlerin tespiti, farklı değerlendirmelere açık olduğundan mezhepler arasında da bazı farklı içtihatlar bulunmaktadır.

Orucun başlangıcı ve sabah namazının ilk vakti olan imsak, Bakara Sûresi 187. ayette geçen “Şafağın aydınlığı (beyaz iplik) gecenin karanlığından (siyah iplik) ayırt edilinceye (tan yeri ağarıncaya) kadar yiyin, için. Sonra da akşama kadar orucu tam tutun!” ifadesine göre tespit edilmektedir. Hz. Peygamber (s.a.s) ayette geçen beyaz ve siyah iplik ifadelerinin mecazî olduğunu ve beyaz iplikle şafağın aydınlığı siyah iplikle de gecenin karanlığının kastedildiğini beyan etmiştir. Alimlerimizin büyük çoğunluğu, Bakara 2/187. ayette fecrin doğuşunun ipe benzetilmiş olmasından hareketle imsakın fecr-i sâdığın ilk doğuş anında başladığını kabul etmişlerdir.

Fecr-i sâdığın doğuşu orucun başlangıç vakti olmasının yanında sabah namazının da ilk vakti olduğundan, imsak vaktinin belirlenmesinde, Hz. Peygamber (s.a.s)’in sabah namazını kıldığı vakti ifade eden rivayetler de son derece önemlidir. Pek çok rivayette O’nun sabah namazını, “gecenin sonundaki karanlık” olarak tarif edilen gales vaktinde kıldığı ifade edilmektedir. Yine sabah namazını kıldırdıktan sonra, mescidden ayrılan sahabenin birbirini tanımadıkları veya ancak tekrar tekrar baktıktan sonra tanıyabildikleri ifade eden çok sayıda rivayet vardır. Hz. Peygamber (s.a.s)’in sabah namazını, sahuru bitirip elli ayet okuyacak kadar bir süre geçtikten sonra kıldığı ve sabah namazında kıraatı uzun tuttuğu da düşünüldüğünde, imsak vakti için fecr-i sâdığın ilk doğuş anının esas alınmasını zorunlu kılmaktadır.

Başkanlığımız takvimlerinde imsak vakti, fakihlerimizin daha ihtiyatlı olarak kabul ettikleri fecrin ilk belirmeye başladığı vakit olarak tespit edilmektedir. Bu uygulama ilmi veriler ve ilk dönemlerden itibaren Müslüman astronomların fecir tanımları ile de örtüşmektedir. Günümüzde, İslam ülkeleri tarafından yapılan takvimler de aynı ölçü doğrultusunda hazırlanmaktadır. Bu uygulamada fıkhi ve ilmi bakımdan herhangi bir yanlışlık yoktur.

İmsak nedir? Ne zaman başlar? Sabah ezanı okunmaya başladığında yeme içmeye kısa bir süre devam edilebilir mi?

Sözlükte “kendini tutmak, engellemek, el çekmek, geri durmak” anlamlarına gelen imsak, dinî bir kavram olarak, fecr-i sâdıktan, iftar vaktine kadar yemeden, içmeden, cinsel ilişki ve diğer orucu bozan şeylerden uzak durmak, el çekmek demektir. İmsakin zıttı iftardır.

Halk arasında ise “imsak” oruç tutmaya başlanan fecr-i sâdığın oluştuğu vakit anlamında kullanılır. Bu manada imsak, oruca başlama vakti demektir.

Oruca ne zaman başlanıp ne zaman bitirileceği Kur’ân-ı Kerîm’de şu şekilde açıklanmıştır: “(Ramazan gecelerinde) şafağın aydınlığını gecenin karanlığından ayırt edinceye (tan yeri ağarıncaya/fecr-i sâdığa) kadar yiyin, için. Sonra da akşama kadar (yiyip içmeden, cinsel ilişkide bulunmadan) orucu tamamlayın.” (el-Bakara, 2/187).

Takvimlerde gösterilen “imsak”, oruca başlama vaktini ifade eder. İmsak vakti aynı zamanda gecenin sona erdiği, yatsı namazı vaktinin çıkıp sabah namazı vaktinin girdiği andır. Ramazan ayında ezân da imsak vaktinin başlaması ile okunmaktadır. Bu sebeple ezânın başlaması ile yemeyi içmeyi terk etmek gerekir. Ezân başladığı sırada ağızda bulunan lokmanın yutulmasında bir sakınca yoktur.