Kayseri iftar vakti burada - 7 Haziran 2016 Ramazan Kayseri İmsakiye

Kayseri iftar vaktini öğrenmek için haberimizden faydalanabilirsiniz. Ramazan Kayseri İmsakiyesi Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlandı. Milyonlarca Müslüman vatandaş oruç ibadetinin ikinci gününde iftarını yapmak için bekliyor. 7 Haziran 2016 Kayseri İftar vaktini ve ramazan imsakiyesini haberimizden inceleyebilirsiniz.

Yeni Şafak

Kayseri iftar vakti kaçta? Ramazan Kayseri imsakiyesi görmek için haberimize bakabilirsiniz. Mübarek üç aylardan Ramazan ayının ikinci günü için oruçlar açılacak. Kayseri'deki vatandaşlar da oruç açmak için iftar vaktini bekliyor. Sizler için derlediğimiz bu haberden Kayseri iftar vaktini görebilir ve ramazan imsakiye tablosunu takip edebilirsiniz.

için tıkla

http://image.piri.net/resim/imagecrop/2016/06/07/06/26/resized_0fe54-71b681d9kayseriimsakvakti.jpg

Orucun önemi ve fazileti

Farsça'daki rûze kelimesinin Türkçeleşmiş şeklidir. Arapça'sı savm ve sıyâmdır. Savm kelimesi Arapça'da "bir şeyden uzak durmak, bir şeye karşı kendini tutmak, engellemek" anlamında kullanılır. Fıkıh terimi olarak ise, imsak vaktinden iftar vaktine kadar, bir amaç uğ- runa ve bilinçli olarak, yeme içme ve cinsel ilişkiden uzak durmak demektir. İmsak, Arapça'da, "kendini tutmak, engellemek" anlamına gelir. Orucun temel unsuru da (rükün) bu anlamdır. İmsak vakti tabiri, dilimizde, oruç yasaklarından (yeme içme ve cinsel ilişki) uzak durma vaktinin başlangıcı anlamında kullanılır. İmsak vakti, tan yerinin ağarması (fecr-i sâdık; bk. Namaz Vakitleri bölümü) vakti olup, bu andan itibaren yatsı namazının vakti çıkmış, sabah namazının vakti girmiş olur; bu vakit aynı zamanda sahurun sona erip orucun başlaması vaktidir. İftar vakti ise, oruç yasaklarının sona erdiği vakit anlamında olup, güne- şin batma vaktidir. Bu vakitle birlikte akşam namazının vakti de girmiş olur. Gündüz ve gecenin teşekkül etmediği bölgelerde oruç süresi, buralara en yakın normal bölgelere göre belirlenir. İmsakin, ikinci fecirle başlayacağı konusunda fakihler arasında görüş birliği olmakla birlikte, kimi fakihler bu hususta, daha ihtiyatlı olduğu gerek- çesiyle fecr-i sâdıkın ilk doğuş anına, kimileri ise oruç tutanlar lehine olduğu gerekçesiyle ışığın biraz uzayıp dağılmaya başladığı zamana itibar edilmesini önermişlerdir. Âyette orucun başlangıç ve bitiş vakti, mecazi bir anlatımla şöyle belirtilir: "...

Fecrin beyaz ipliği (aydınlığı) siyah ipliğinden (siyahlığından) ayırt edilecek hale gelinceye kadar yiyip içiniz; sonra, akşama kadar orucu tamamlayın..." (el-Bakara 2/187). İmsak vaktinden iftar vaktine kadar yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak durmanın bir amacı olmalı ve bu iş bilinçli olarak yapılmalıdır. Bu amaç ve bilinç, orucun Allah rızâsı için tutuluyor olmasıdır ki kısaca "niyet" tabiri ile anlatılır. Bu amaç ve bilinç olmadığı zaman, meselâ imkân bulamadığı için veya perhiz, rejim, zindelik gibi başka amaçlar için bu üç şeyden (yeme, içme, cinsel ilişki) uzak durmak oruç olarak değer kazanmaz. Oruç, Peygamberimiz'in hicretinden bir buçuk sene sonra şâban ayının onuncu günü farz kılınmış olup, İslâm'ın beş şartından biridir. Peygamberimiz bu hususu "İslâm beş şey üzerine kurulmuştur: Allah'tan başka Tanrı olmadığına ve Muhammed'in O'nun kulu ve elçisi olduğuna tanıklık etmek; namaz kılmak, zekât vermek, ramazan orucunu tutmak ve gücü yetenler için Beytullah'ı ziyaret etmektir (hac)" diyerek bildirmiştir (Buhârî, “Îmân", 34, 40; “İlim", 25; Müslim, “Îmân", 8). Orucun farz kılındığını bildiren âyetler de şunlardır:

"Ey iman edenler! Sizden öncekilere olduğu gibi, size de oruç tutma yü- kümlülüğü getirilmiştir; bu sayede kendinizi koruyacaksınız. Oruç sayılı günlerdedir. İçinizden hasta veya yolculukta olanlar başka günlerde tutabilirler; hasta veya yolcu olmadığı halde oruç tutmakta zorlananlar ise bir fakir doyumluğu fidye vermelidir. Daha fazlasını veren, kendine daha fazla iyilik etmiş olur; fakat yine de, eğer bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır" (el-Bakara 2/183-184). Oruç tutmak, diğer ibadetlere nazaran biraz daha sıkıntılı olduğu için Allah, orucun farz kılındığını bildirirken, psikolojik rahatlatma sağlayacak ve emre muhatap olan müslümanların yüksünmesini engelleyecek bir üslûp kullanarak, oruç tutmanın önceki ümmetlere de farz kılındığını belirtmesi yanında, ayrıca orucu daha sıkıntılı hale getirmesi muhtemel iki durumu (hastalık ve yolculuk) oruç emrinin hemen peşinden geçerli mazeret olarak zikretmiştir. Bu üslûp, meselâ öteki ümmetlerde de bulunduğu anlaşılan namaz için kullanılmamıştır. Oruç riyânın en az karışacağı bir ibadet olduğu için sevabı en fazla olan ibadetlerden sayılmıştır. Peygamberimiz'den nakledildiğine göre, orucun bu yönüne ilişkin olarak Allah, "Oruç benim içindir; onun karşılığını ben verece- ğim" (Buhârî, “Savm", 2, 9; Müslim, “Sıyâm", 30) buyurmuştur. Bu bakımdan oruç tutmanın sevap olarak karşılığı oldukça yüksektir. Cennetin özel olarak oruç tutanların girmesi için ayrılmış bulunan "reyyân" adlı kapısından girme hakkı (Buhârî, “Savm", 4) bu karşılığın mukaddimesi sayılmıştır. Oruç, nefsin isteklerinden iradî olarak uzak durma olması yönüyle bir irade eğitimine, açlık ve susuzluğun verdiği sıkıntıya dayanma yönüyle de bir sabır eğitimine dönüşmektedir. İnsanın hayatta başarılı olabilmesi için irade hâkimiyeti ve güçlükler karşısında dayanabilme gücü de önemli bir role sahiptir. Nefsin isteklerinin kontrol altına alınmasında, ruhun arındırılıp yüceltilmesinde oruç etkili bir yoldur. Bu orucun değişik biçimlerde de olsa hemen bütün din ve kültürlerde riyâzet ve mücâhede yolu olarak mevcut olmasını da açıklar.

Toplumsal hayatta huzursuzluklara yol açan taşkınlıklar, büyük ölçüde insanın hayvanî yönünü tatmin eden maddî zevklere düşkünlükten kaynaklanır. Maddî zevk deyince de akla, yeme içme ve cinsel ilişki gibi zevkler gelir. İşte oruç, insanı maddî zevk ve şehvetler peşinde koşturan, dolayısıyla da, Allah'ın haklarına riayet edemediği için kendisine zulmetmesine, insanların haklarına riayet edemediği için onlara zulmetmesine sebep olan nefs-i emmâreyi teskin etmenin de bir ilâcı, aşırılıkları törpülemenin bir çaresidir. Oruç, yoksulların durumunu daha iyi anlamaya, dolayısıyla onların sı- kıntılarını giderme yönünde çaba sarfetmeye de vesile olur. "Tok, açın halinden anlamaz" atasözü de bunu ifade eder. Orucun, dinimizde önemli bir yeri olan sabır konusuyla irtibatı da burada hatırlanmalıdır. "Namaz ve sabırla yardım isteyin" (el-Bakara 2/153) ve "Sabredenlere ecirleri hesapsız olarak tastamam verilir" (ez-Zümer 39/10) gibi âyetler, "Oruç sabrın yarısıdır" (Tirmizî, “Da'avât", 86) diyen ve orucun Allah için olup mükafâtını da kendisinin hesapsız olarak vereceğini bildiren hadislerin ortak anlamı, orucun sabır boyutunu ve bunun fazilet ve sevabı- nın yüksekliğini anlatır. Bütün bunlara ilâveten orucun sağlık açısından pek çok yararları bulunduğu da uzman hekimler tarafından ifade edilmektedir. Ramazan orucu zahiren bakıldığında, bir yıl boyunca çalışan vücut makinesinin dinlenmeye ve bakıma alınması gibidir. Oruç, özellikle mide ve sindirim organlarının dinlenmesi için iyi bir moladır. Oruçla ilgili olarak ilki kutsî hadis olmak üzere Peygamberimiz'in bazı sözleri şöyledir:

"Her bir iyilik için on mislinden yedi yüz misline kadar karşılık olabilir; fakat oruç başkadır. Çünkü oruç benim içindir ve onun ecrini ben verece- ğim" (Müslim, “Sıyâm",164; Nesaî, “Sıyâm", 42). "Kim iman ederek ve sevabını Allah'tan umarak ramazan orucunu tutarsa önceki günahları affedilir" (Buhârî, “Savm", 6). "Canımı elinde tutan Allah'a yemin ederim ki; oruçlunun ağız kokusu, Allah katında misk kokusundan daha hoştur; Allah der ki: Ağzı kokan şu kul şehvetini, yemesini, içmesini benim için terkediyor. Mademki sırf benim için oruç tutmuş, o orucun ecrini ben veririm" (Buhârî, “Savm", 9; Müslim, “Sıyâm", 164). "Oruçlu için birisi iftar ettiği vakit, öteki Rabbi ile karşılaştığı vakit olmak üzere iki sevinç vardır" (Buhârî, “Savm", 9). "Oruç bir kalkandır" (Buhârî, “Savm", 9; Tirmizî, “Îmân", 8). Rivayet edildiğine göre saçı başı dağınık bir adam Hz. Peygamber'e gelerek, -"Ey Allah'ın elçisi! Allah'ın beni yükümlü tuttuğu orucun miktarını söyle" demiş, Peygamberimiz "Ramazan ayını oruçlu geçir" buyurmuş, adam bu defa "Bunun dışında başka oruç tutmam gerekiyor mu?" diye sormuş, Peygamberimiz de "Hayır, yükümlü olduğun başka oruç yoktur. Fakat, nâfile olarak tutabilirsin" cevabını vermiştir. Adam aynı şekilde sorularına devam ederek zekât, namaz ve hac konusunda bilgiler aldıktan sonra "Sana ikramda bulunan Allah'a yemin olsun ki, bu söylenenlerden fazla bir şey de yapmam, eksik de bırakmam" diyerek çekip gitmiş, Peygamberimiz de arkasından şöyle söylemiştir: "Şayet dediğini yaparsa bu adam kurtulmuştur" (Buhârî, “Savm", 1; Müslim, “Îmân", 9).

Ramazan'da Sebze, Meyve Fiyatlarında Artış Yok

Kayseri Meyveciler Sebzeciler ve Pazarcılar Odası Başkanı Zekerya Kaya, Ramazan ayında sebze ve meyve fiyatlarında artış olmayacağını söyledi ve vatandaşları ucuz ve kaliteli ürünler için pazarlara davet etti.

Son günlerde meydana gelen terör saldırılarında şehit olanlar için başsağlığı dileyerek konuşmasına başlayan Kayseri Meyveciler Sebzeciler ve Pazarcılar Odası Başkanı Zekerya Kaya, vatandaşın Ramazan ayını da tebrik etti. Kaya, “Terör saldırılarıyla şehit düşen vatan evlatlarına Allahtan rahmet geride klanlara sabırlar diliyorum. Önümüzdeki hafta başlayan mübarek ramazan ayının tüm Müslüman alemine hayır, huzur ve barış getirmesini temenni ediyorum. Esnaflarımıza da hayırlı bereketli bol kazançlar diliyorum” dedi.

Halkı Ramazan ayında ucuz ve kaliteli ürünlerin olduğu pazarlara davet eden Kaya, “Toplumdaki ramazan ayı gelecek fiyatlar artacak düşüncesine karşılık bütün halkı tazeli ve ucuzlu ürünlerin olduğu pazarlara davet ediyorum. Pazar esnafı aza kanaat eden günlük taze ucuz mal satan esnaflardır. Halkı ucuzluğa ve kültürümüzün yaşandığı pazarlara davet ederken. Nefsin terbiye olduğu şeytanın bağlandığı mübarek ramazan ayında Allah kimseyi nefsine ve şeytana uydurmasın diyorum. Allah kimseyi ramazan ayını fırsata çeviren kişilerin eline düşürmesin diyorum. O düşüncede olmayan aza kanaat eden günlük taze mal Pazar esnafını ilgisini alakasını, güler yüzünü, kültürü yaşamak, zaman geçirmek için bütün kayseri halkını pazara davet ediyorum.Ramazan ayının her kerse hayır bereket ve huzur getirmesini diliyorum” diye konuştu.

Uzmanlardan Ramazan Uyarısı

Ramazan ayının uzun ve sıcak yaz günlerine denk gelmesi nedeniyle uzmanlar, yeterli ve dengeli beslenme noktasında vatandaşlara uyarılarda bulundular.

Ramazan ayının uzun ve sıcak yaz günlerine denk geldiğini belirten Lokman Hekim Van Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Tatar, vatandaşların sahur ve iftarda iki ana öğün ile iftardan sonra iki ara öğün olarak düzenlenmesi gerektiğini söyledi. Tatar, “Ramazanda yeterli miktarda sıvı tüketilmelidir.Ramazan ayında en çok merak edilen gıda alımının azalmasına rağmen neden kilo artışının olduğudur. Çünkü az miktarda besin alınması veya tam tersi aşırı kalorili gıda tercihleri hem vücut metabolizmasının daha yavaş çalışmasına neden olur, hem de sağlığı bozabilir” dedi.

İftara peynir, domates, zeytin gibi kahvaltılıklar, 1 bardak su ve 1-2 hurma ile veya çorba gibi hafif yemeklerle başlanılması gerektiğinin altını çizen Tatar, “10-15 dakika sonra az yağlı et yemeği, sebze yemeği ve salata ile devam edilmelidir. Yine enerji veren ancak kan şekerini dengeli bir biçimde yükselten besinler (beyaz ekmek, pirinç pilavı gibi glisemik indeksi yüksek olan gıdalar yerine bulgur pilavı, tam buğday ekmeği veya kepekli makarnalar gibi posalı besinler) tercih edilmelidir. Hava sıcaklığı nedeniyle kaybolan su ve mineral kaybını yerine koyabilmek amacıyla iftardan itibaren sahur sonuna kadar bol su ve sıvı (ayran, taze sıkılmış meyve suları, sebze suları vb.) alımına dikkat edilmelidir. İftarda aşırı şerbetli, yağlı tatlılar yerine; yazın daha sıklıkla tercih edilebilecek sütlü tatlılar, sütlü dondurma veya meyveli tatlılar tercih edilmelidir. Oruç nedeniyle gün içinde kan şekerinde düşüş olduğundan özellikle iftarda hızlı yemek yenilmekte ve çok miktarda besin tüketme isteği doğmaktadır. Beyin, doyma emrini yemekten 15-20 dakika sonra verir. Bu nedenle yemekler yavaş yavaş yenilmeli, besinler ağızda iyice çiğnenmelidir. İftar yemeğinden sonra kısa mesafeli yürüyüşler (30-40 dakika) yapmak sindirime yardımcı olması açısından önemlidir” şeklinde konuştu.

Kayseri iftar vaktini öğrenmek için haberimizden faydalanabilirsiniz. Ramazan Kayseri İmsakiyesi Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlandı. Milyonlarca Müslüman vatandaş oruç ibadetinin ikinci gününde iftarını yapmak için bekliyor. 7 Haziran 2016 Kayseri İftar vaktini ve ramazan imsakiyesini haberimizden inceleyebilirsiniz.