Diş Hekimi Metin Ayan, “İftar ve sahur yemeklerinden sonra asit oranının artması ile bakterilerin çoğalması için ağızda uygun bir zemin oluşur. Oruçlu olduğumuz gün içinde yeme-içme fonksiyonlarımız azaldığından, tükürük bezlerinin ürettiği salgı ve tükürüğün yıkama kapasitesi azalır. Bu da bakterilerin üremesi ve diş çürüğünün oluşması için uygun ortam hazırlar" diye konuştu.Diş fırçalamak ramazan ayında daha önemliDiş fırçalama işlemi diğer zamanlara nazaran ramazan ayında çok daha özenle yapılması gerektiğini belirten Ayan, "Fırçalama sırasında sadece diş yüzeyi değil diş eti ve dil de fırça yardımıyla temizlenmelidir. Antibakteriyel gargara genel ağız hijyeni için tercih edilmelidir. Yoksa, en basiti, tuzlu suyla gargara yapmaktır. Ağız içi herhangi bir enfeksiyon bakteri üremesini arttıracaktır. İlerleyen enfeksiyon ise ağız kokusuna sebep olacaktır" dedi.Ağız içi enfeksiyonun önlenmesinde diş fırçalamanın önemli rol oynadığını söyleyen Ayan, "Çay, kahve, kola gibi içecekler, tatlı çeşitleri ve akşam atıştırmalıklarının bol tüketildiği ramazan ayında ağız hijyeninin aksatılmasıyla bakterilerin artması ve dolayısıyla çürüklerin oluşması hızlanmaktadır. Çok sıcak veya soğuk yemeklerin hızlı bir şekilde yenmesi, dişlere ve diş etlerine zarar vereceği için bu noktaya da ayrıca dikkat edilmelidir. Ramazan ayında sahur ve iftar vaktinden sonra diş fırçalamaya özen gösterilmesi ile aynı zamanda bol su tüketimi de önem arz etmektedir” diye konuştu.
"Ramazanda diş çürüğü riski artabilir"
Sağlık Bilimleri Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Şeniz Karaçay, ramazanda ağızkuruluğuna bağlı olarak, iyi temizlenemeyen diş yüzeyleri ve ara yüzlerde daha yoğun olarak biriken bakterilerin çürük oluşumu riskini arttırdığını ve kötü ağız kokusuna sebep olduğunu belirterek, "Bunu engellemek için sahur ve iftar sonrasında özenli bir diş bakımı gerekmektedir" dedi.
Karaçay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ramazanın İslam alemi için çok özel bir yere sahip olduğunu, bu ayda Müslümanların beslenme alışkanlıklarının tamamen değiştiğini ve insanların kendilerini fiziksel ve ruhsal olarak eğittiklerini söyledi.
Ramazanda, öğün sayısının ikiye düştüğünü ve bunlar arasındaki sürenin de uzadığını hatırlatan Karaçay, bu nedenle, yenilen ve içilen gıdaların özenle seçilmesi gerektiğini, bu sayede sindirim sisteminin dinlendirilmesinin ve vücuttan toksinlerin atılmasının kolaylaştırılabildiğini anlattı.
Prof. Dr. Karaçay, değişen beslenme alışkanlığı nedeniyle ağız ve diş sağlığına da ayrı bir önem verilmesi gerektiğine işaret ederek, "Bu ayda ağız diş sağlığının korunmasına yönelik alınması gereken tedbirleri şu şekilde özetleyebiliriz. Oruç tutmak mide asit seviyesini arttırarak ağızda kötü bir tat ve kokuya sebep olabilir. Bunu önlemek için sahurda liften zengin beslenmeye dikkat etmek gerekmektedir." diye konuştu.
Öğünlerde rafine karbonhidrat içeren şeker ve beyaz un ağırlıklı tatlı gıdalardan kaçınmak gerektiğini dile getiren Karaçay, şöyle devam etti:
"Bu gıdalar tükürük akış hızını düşüreceği gibi bakterilerin çoğalmasını ve çürük oluşumunu kolaylaştırır. Ağız kuruluğu oruç tutarken sıklıkla karşılaşılabilecek bir durumdur. Bunu hafifletmek için iftar ve sahurda bol miktarda su içmek, asitli ve kafeinli içeceklerden kaçınmak, glisemik indeksi düşük gıdalar tercih etmek gerekmektedir. Piyasada satılan diş macunlarının çoğunda sodyum lauril sülfat bulunur. Ağız kuruluğuna sebep olan bu maddenin etkisini azaltmak için dişler fırçalandıktan sonra ağız bol suyla çalkalanmalıdır. Ayrıca sahurdan sonra alkol içeren ağız bakım ürünlerinin kullanılması da gün içinde ağız kuruluğuna sebep olabilir. Ramazanda ağız kuruluğuna bağlı olarak, iyi temizlenemeyen diş yüzeyleri ve ara yüzlerde daha yoğun olarak biriken bakteriler çürük oluşumu riskini arttırır ve kötü ağız kokusuna sebep olur. Bunu engellemek için sahur ve iftar sonrasında özenli bir diş bakımı gerekmektedir. Yumuşak bir diş fırçası kullanılarak, en az iki dakika diş etinden dişe doğru dairesel hareketlerle fırçalama yapılmalıdır. Dişlerin ara yüzleri de diş ipi veya ara yüz fırçasıyla temizlenmelidir. Ayrıca, sadece dişler değil, her diş fırçalamadan sonra dilin sırtı, arka kısımları ve yanakların iç yüzleri de dil temizleyiciler ya da diş fırçalarıyla özenle temizlenmelidir."
"Ağızdaki mevcut sorunlar, ramazanda ağız kokusunun şiddetlenmesine sebep olur"
Prof. Dr. Şeniz Karaçay, günümüzde, diş çürüğü kadar önemli olan diğer bir konunun da dişin sert dokularında geri dönüşümsüz madde kaybı olarak tanımlanabilecek erozyon olduğunu vurgulayarak, "İftar ve sahurdan sonra, yiyeceklerin kolay sindirilmesi amacıyla tüketilen asitli içecekler, aynı zamanda erozyonun da en önemli sebeplerinden biridir. Asitli içecek tüketiminin kısıtlanması, erozyonu önlemek açısından da faydalı olacaktır." dedi.
Ağızda mevcut çürük, diş eti hastalıkları, uyumsuz protezler ve dolguların varlığının, ramazanda ağız kokusunun daha da şiddetlenmesine de sebep olduğunu kaydeden Karaçay, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bu sebeple, ramazan öncesinde yapılacak bir diş hekimi kontrolü hem ağız kokusunun azaltılmasını hem de ay içerisinde oluşabilecek diş kaynaklı problemlerin engellenmesini sağlar. Biz diş hekimlerine sıklıkla gelen sorulardan biri de oruçluyken diş tedavisi yapılıp yapılamayacağıdır. Bilinmektedir ki anestezi gerektirmeyen dolgu, protez yapımı, ölçü alma gibi uygulamalar orucu bozmamaktadır. Anestezi gerektiren işlemler ve diş çekimlerinin iftar sonrası saatlerde planlanması uygun olacaktır. Ayrıca, diş fırçalama ve gargara da yutmamaya özen gösterildiği takdirde orucu bozmayacaktır."