EKODOSD Kuşadası'nda derelerin üzerlerinin kapatılması nedeniyle Kuşadası'nı büyük bir sel tehlikesinin beklediğine dikkati çekti.

İha
EKODOSD Kuşadası'nda derelerin üzerlerinin kapatıl

Kuşadası Eko Sistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği tarafından yapılan bir araştırma, Kuşadası'ndaki acı gerçeği ortaya çıkardı. EKODOSD tarafından Kuşadası ve çevresinde yapılan araştırmaya göre, Pilav Dağı ve Yeni Aydın yolu bölümünden Kuşadası'na gelen ve denize akan başta Zincirli dere olmak üzere altıya yakın dere yatağının bir kısmının kapatıldığı, bir kısmının daraltıldığı, bir kısmının yol haline getirildiği, bir kısmının ise üzerine evler ve parklar yapıldığını belirlendi. Kuşadası'nda başta belediye olmak üzere tüm yetkilileri uyaran EKODOSD Yönetim Kurulu açıklamasında, "Doğaya klozet atmak bir gelenek haline gelmiş durumdadır. Zincirli Deresi'ne atılan bir klozet, bir yağmur sırasında büyük olasılıkla suyun akışını sağlayan bu büzleri kapatacaktır.Bizde genellikle sel felaketi olur ve hemen bir kriz masası oluşturulur. Olası felaketlerle ilgili bir risk masası yoktur. Dünyanın bir çok ülkesinde bu tür felaketler için risk masası oluşturulur. Bunun en son örneği tsunami felaketi sonrası görülmüştür. İlgili kurumlar felaketlerle ilgili önceden tüm tedbirleri alır, halkı eğitmeye ve gerekli erken uyarı sistemlerini test etmeye başlarlar. Felaket olmaz diye bir şey yoktur. Kuşadası daha 5 yıl önce sel felaketini yaşamış tecrübeli bir kenttir. Bu tür afetleri önlemek için sadece şehir içindeki mazgalları temizlemek yeterli değildir. İnanılacak gibi değil ama dere yatağında paketlenmiş peynir bile bulduk" denildi. EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, olası bir sel felaketine karşı dere yataklarında genel olarak bir temizlik yapılması gerektiğini belirterek, "Tüm molozlar ve atıklar temizlenmeli, yağmurlar yağmadan şehir içinden geçen tüm kanallar kontrol edilmelidir. Dere yataklarına kademeli olarak ıslah sekileri yani su bentleri yapılırsa, suyun akış hızı bir süre kesilir ve sel yapmadan denize kadar ulaşması sağlanabilir.Geçen yıl Pilav Dağı ve çevresinin yanmasıyla tüm ağaçlar ve makilik alanlar yok olmuştu. Bu durum çok önemlidir. Çünkü aşırı bir yağışta, ağaçlar ve makiler olmadığından dağdan gelen suların akışı hem süratli olacak hem de dağdaki tüm kaya ve odun parçalarını şehre indirecektir. Kuşadası'nda yağmurlar başlamadan acil olarak önlemler alınmalı, hazırlıklar ve planlar gözden geçirilmelidir. Doğaya yapılan her türlü müdahalelerin sonu acı olur. Her bireyin, kurum ve kuruluşların doğal hayata ve çevreye gereken önemi göstermesi, kendi gelecekleri yararınadır" dedi.