Aynalara küsmüştü: Yüzünün yarısı alınan hastaya bacağından yeni yüz yapıldı
Hayat
Aynalara küsmüştü: Yüzünün yarısı alınan hastaya bacağından yeni yüz yapıldı
Çene kemiğinde ortaya çıkan ve yüzünün sol tarafını tamamen kaplayan tümör nedeniyle yemek yemekte ve konuşmakta zorlanan 20 yaşındaki Samet Öztürk, bacağından yapılan kemik ve doku nakli sayesinde aynalarla barıştı. Samet Öztürk "Sokağa çıkamıyordum. Arkadaş ortamımdan uzak kaldım. Evden çıkmamaya başladım. Kendimi bilgisayar oyunlarına verdim. Odamdan dahi çıkmamaya başladım. Sonra hastalığımla ve yüzümle barışmaya başladım. İnsan kendinden tiksinir ya öyleydi. Ben aynaya bakamıyordum" dedi.
AA
Ankara Libya’daki saldırıdan Birleşik Arap Emirlikleri’ni sorumlu tutuyor
Ankara Libya’daki saldırıdan Birleşik Arap Emirlikleri’ni sorumlu tutuyor

Libya’da Mayıs ayında Vatiyye Hava Üssü’nün Türkiye destekli Trablus hükümeti tarafından kontrol altına alınması, darbeyle ülkeyi ele geçirmeye çalışan Hafter’e bağlı güçlerin 14 aydır yürüttüğü mücadelenin çökmesine yol açmıştı.

Cumartesi günü bu üsse bir saldırı oldu ve Türkiye’den gönderilip buraya konuşlandırılan Trablus yönetimine, yani Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne ait bazı sistemler zarar gördü.

Reuters tarafından duyurulan haber, daha sonra Milli Savunma Bakanlığı kaynakları tarafından doğrulandı.

Bir bakanlık yetkilisi saldırıyı doğrulayan ifadeler kullandıktan sonra, “Bu saldırı darbeci Hafter’in ve dış güçlerin istikrarsızlık ortamını devam ettirme iradesini göstermektedir. Bu müdahaleler devam ettikçe, darbeci Hafter’e destek açıkça sürdükçe istikrarsızlık ve çatışma ortamı beslenecektir. Barış ve istikrarın temini için bölgedeki faaliyetler devam etmektedir” dedi.

ÜST DÜZEY BİR TÜRK YETKİLİ: SALDIRIYI BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ YAPTI

Vatiyye Hava Üssü’ne yönelik saldırının zamanlaması da hayli dikkat çekici idi.

Hemen öncesinde Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar başkanlığında üst düzey askeri yetkililerden oluşan bir heyet, Libya’da kapsamlı görüşmeler yapmıştı.

Belli ki bu saldırıyı yapanlar bir yönüyle de Akar ve beraberindeki heyetin bu ziyaretini gölgelemek, boşa çıkarmak ya da buna dönük bir mesaj vermek istercesine böyle bir niyetle böyle bir planlama yapmışlardı.

Hava Üssü’ne yapılan saldırıyı kimin yaptığı konusunda Ankara’dan resmi bir açıklama yapılmadı.

Ama bu, saldırıyı kimin yaptığının bilinmediği anlamına gelmiyor.

Dün bu bilgiye sahip olabilecek üst düzey bir yetkiliye “Saldırıyı kimin yaptığı belli mi” diye sordum.

Muhatabım, herhangi bir tereddüt emaresi göstermeden doğrudan Birleşik Arap Emirlikleri’ni işaret etti, ‘saldırıyı onlar yaptı’ dedi.

İTİRAF GİBİ AÇIKLAMA: PRENS MBZ’İN ADAMI O TWİTİ NEDEN SİLDİ?

Vatiyye Üssü’ndeki sistemlere yapılan saldırı konusunda Birleşik Arap Emirlikleri adına da herhangi bir resmi açıklama yapılmış değil.

Bunda şaşılacak bir durum yok tabii. Neden derseniz, Türkiye’deki yönetime karşı darbe girişimleri dahil her türlü kötülüğün bir şekilde içinde yer alan BAE yönetimi, hep ‘sütre gerisinde kalarak’ hareket edegeldi.

Ama bu defa, “Allah söyletti” dedikleri türden bir gelişme oldu.

BAE kraliyet ailesine, yani Prens Muhammed Bin Zaid’e part time danışmanlık yapan, siyaset bilimci Abdulhalık Abdullah isimli bir adam baklayı ağzından çıkardı, “Birleşik Arap Emirlikleri Türklere iyi bir ders verdi” diye twit attı.

Aynı isim, bir süre sonra bu twiti sildi. İhtimal, danışmanlık yaptığı Kraliyet ailesinden “Nasıl açık verirsin” diye zılgıt yediği için bu twiti silmiş de olabilir.

ANKARA BAE’YE NASIL BİR CEVAP VERECEK?

Ankara’da Birleşik Arap Emirlikleri’ne karşı epeydir ciddi anlamda bir öfke birikmiş durumda.

Yıllardır her türlü bel altı vuruşun arkasında duran, para gücüyle suni lobiler oluşturup kampanyalar yürüten, bunlar da yetmedi Gezi olaylarında, 15 Temmuz’da olduğu gibi hükümeti devirme amaçlı darbe girişimlerine doğrudan destek veren bir yönetimden söz ediyoruz.

Uzun süredir devam eden bu tutum karşısında Ankara sabırlı bir tutum sergileyegeldi. Ancak son zamanlarda bu sabrın artık sınırlarda dolaşmaya başladığı ve taşmak üzere olduğuna dair sinyaller artmaya başladı.

Cumartesi günü Vatiyye Hava Üssü’ne yapılan saldırı, böyle bir atmosferde yani Birleşik Arap Emirlikleri’ne artık tahammülün kalmadığı bir zeminde karşımıza çıktı.

Dolayısıyla bu saldırıya bir cevap verilmesini beklemek, akla ziyan bir durum olmayacaktır.

Nerede mi?

Bir bilgi yok, sorduğumuz, mesaj attığımız yetkili isimler ‘emojiler’ kullanarak cevaplar verip işin bu kısmını gizli tutuyorlar.

Ama nerede sorusuna “Yine Libya’da?” cevabı verilse şaşırmazdım.

TBMM başkanlığına yeniden Mustafa Şentop şeçildi
Gündem
TBMM başkanlığına yeniden Mustafa Şentop şeçildi
TBMM Genel Kurulunda, Meclis Başkanlığı seçiminin ikinci turunda da adaylar seçilebilmek için gerekli olan 400 oya ulaşamadı. Üçüncü tur oylama sonucunda 328 oy alan Mustafa Şentop yeniden TBMM Başkanı seçildi.
AA
‘Her birimiz bir Gandalf olacağız’ diyen Dr. Serdar Savaş Cumhurbaşkanlığı’na adaylığını açıkladı: Hz. Muhammed ve Atatürk'ün yaptığını yapacağız
Gündem
‘Her birimiz bir Gandalf olacağız’ diyen Dr. Serdar Savaş Cumhurbaşkanlığı’na adaylığını açıkladı: Hz. Muhammed ve Atatürk'ün yaptığını yapacağız
Yapacağı açıklama öncesindeki çağrısında ‘Her birimiz bir Gandalf olacağız’ diyen Dr. Serdar Savaş, cumhurbaşkanlığına aday olduğunu duyurdu. Savaş, partiler üstü bir hareket olduklarını belirterek "Biz Hz. Muhammed'in ve Mustafa Kemal Atatürk'ün yaptığını yapacağız. Halkımızdan başka kimseye güvenmeyeceğiz" dedi.
Diğer
Göztepe Ankaragücü maçı ne zaman?
Spor
Göztepe Ankaragücü maçı ne zaman?
Süper Lig'in 31. haftasında Göztepe sahasında Ankaragücü'nü konuk ediyor. Göztepe ligde 38 puanla 8. sırada yer alıyor, Ankaragücü ise 25 puanla son sırada bulunuyor. Göztepe Ankaragücü maçı ne zaman, saat kaçta, hangi kanalda? Göztepe muhtemel 11'i, Ankaragücü muhtemel 11'i nasıl olacak? Göztepe Ankaragücü maçı canlı anlatımını Yeni Şafak Spor'da bulabilirsiniz.
Yeni Şafak
13 kişinin kovaladığı kapkaççıları güvenlik kamerasından tespit eden bekçiler yakaladı: Gözümüze 3 sarışın kızı kestirdik ama olmadı
Gündem
13 kişinin kovaladığı kapkaççıları güvenlik kamerasından tespit eden bekçiler yakaladı: Gözümüze 3 sarışın kızı kestirdik ama olmadı
Ankara'da sokakta yürürken Y.Y. adlı kadının çantasını çalan 2 kapkaççıyı çevredeki 13 kişi kovalayarak yakalamaya çalıştı. Uzun süren kovalamanın ardından taksiye binerek kaçan kapkaççıları güvenlik kamerasından tespit eden bekçiler yakaladı. Yakalanan şüphelilerden S.Ö. ifadesinde, "Daha önce gözümüze 3 sarışın kızı kestirdik; ama olmadı. Y.Y. bizi gördüğü zaman biraz ürküp geri çekildi. Biz de onu takip ettik. Ürktüğünü görünce de çantasını alarak kaçtık; ancak bekçilere yakalandık" dedi.
DHA
Kalp damarları doğuştan ters bebek ambulans uçakla Ankara'ya getirildi
Gündem
Kalp damarları doğuştan ters bebek ambulans uçakla Ankara'ya getirildi
Kalp damarları doğuştan ters olan ve solunum güçlüğü çeken 1,5 yaşındaki Ali Taymur, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın talimatıyla tedavi amacıyla Batman'dan ambulans uçakla Ankara'ya getirildi. 1.5 yaşındaki Ali Taymur başkentte tedavi edilecek.
AA
Cübbesine düğme diken görmek istiyorsanız merdiven boşluklarında oturanlara bakın
Cübbesine düğme diken görmek istiyorsanız merdiven boşluklarında oturanlara bakın

Çocukluk sloganımızdı, “Anca beraber, kanca beraber” derdik bir işi birlikte yapıp yapmamak için.

Avukatlık Yasası’ndaki değişiklik önceki gece Adalet Komisyonu’ndan geçti. Geçti geçmesine de tartışma bitmedi. Bitmeyecek gibi de…

“Çoklu baro sistemine geçiş” olarak da tanımlanan yeni yasal düzenleme şimdi Meclis Genel Kurulu’nda.

Avukatlık Yasası’nın değiştirilmesine ilişkin tartışmalarda baktığım iki yer var. Birincisi Türkiye Barolar Birliği (TBB) ve Başkanı Metin Feyzioğlu, diğeri 3 büyük baro. İstanbul, Ankara, İzmir Barosu.

Başından bu yana, “Cumhurbaşkanımız ile görüştüm. Anlattım. Meclis’te muhataplarımızla görüştüm. Çoklu baroya karşıyım. Avukatlık yasasındaki değişiklik için teklif, öneri ve tenkitlerimizi muhataplarımıza söylüyoruz” diyen bir Barolar Birliği Başkanı Feyzioğlu var.

Bir de ne pandemi dinleyen ne sosyal mesafe hesap eden ne de “diyalog kapısı”nı hafif de olsa aralayan 3 büyük baro ve başkanları.

Henüz taslak metin bile ortada yokken hükümet ve Meclis ile görüşme imkanını zorlayan Metin Feyzioğlu’nun aksine doğrudan “sokak” ve eylem yolunu seçen İstanbul Barosu ve yandaşları yani.

Ankara’ya yürüyüşe geçen baroların temsilcilerinin polis ile çatışmalarını konu edinmeyeceğim. Ama Meclis’te tartışmaya açılan Avukatlık Yasası’ndaki değişiklikle ilgili baro başkan ve temsilcilerinin gidip tartışmaya katkı vermek yerine Meclis önünde “eylem” yapmaya kalkışmalarını not etmek isterim.

Çünkü maksatlarını açık etmişlerdir.

Türkçede güzel bir deyim var: “Maksat üzüm yemek değil bağcı dövmek.”

Baro temsilcilerinin maksatlarının kesinlikle yeni düzenlemeye katkı vermek ya da doğrudan tezlerini Meclis’te dile getirmek değil, yasa yapıcıyı ve idareyi toplum nezdinde “otoriterleşiyor” ya da “tek tipleştiriyor” tezi üzerinden eleştirmek.

O yüzden ilk günden bu yana ne açılan diyalog kapılarından girdiler, ne tezlerini gidip komisyonlarda savundular ne de çıkıp açık açık ne istediklerini söylediler.

Slogan atıp, “Savunma hakkı yok ediliyor” diye bağırmaktan başkaca bir şey yapmadılar.

“LÜTFEN GELİN KOMİSYONDA GÖRÜŞLERİNİZİ SÖYLEYİN” DENDİ ORALI OLMADILAR

Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, yasa teklifinin komisyonlarda görüşülmeye başlandığında tuttu meslektaşlarına bir çağrıda bulundu.

“Baro başkanlarına sesleniyorum, TBMM’de komisyona çağrıldınız gelmediniz, yine aracılık edelim lütfen gidin konuşun” dedi.

Ne gezer. Kulak tıkadılar. Görmezden, duymazdan geldiler.

Feyzioğlu, “Diyalog imkanının reddedilmesini doğru bulmuyorum. Diyalog kurmadan dava kazanabiliyor muyuz ki kendi mesleki davamızı kazanalım” diye de bir soru attı ortaya…

Ve “Buradan sesleniyorum, hala çok geç değil, İstanbul Barosu, Ankara Barosu, İzmir Barosu Sayın Başkanı, dün komisyona davet edildiniz, gitmediniz. Bugün yine aracılık edelim, lütfen gidin ve konuşun. Biz TBB olarak komisyondayız. Pandemi şartlarında Meclis kurumlardan bir temsilci alıyor. Biz temsilcimizi gönderdik ancak sayın başkanlarımızın Meclis’e gelmeleri üzerine komisyonla temasa geçtim. 3 başkanımızın gelip 10’ar dakika konuşma yapması istendi. ‘3 başkanı da siz belirleyin’ dedik. Ankara, İstanbul, İzmir Barosunun başkanının konuşması lazım ancak kapıda bekleyen 20 ya da 25 baro başkanımız var, değerli dostlarımız, ‘Ya hep birlikte gireriz ya da girmeyiz’ dediler. Böyle bir diyalog imkanının, böyle bir dert anlatma imkanının reddedilmesini doğru bulmuyorum” dedi.

“Aranızdan 3 temsilci seçin ve gelin komisyonda tezlerinizi savunun” deniyor. “Hayır” deniyor. TBB yani en üst çatı örgüt temsilcileri komisyonda yerini alıyor “onları tanımayız” diye slogan atıyorlar.

Peki soru şu: Türkiye’nin üç büyük barosu ve bazı mevzularda tartışmalı hale gelmiş baroları ne istiyor?

Cevap belli: Kurduğumuz düzeni bozdurmayız. Ne ekonomik olarak ne idari olarak ne de sosyal statü olarak elde ettiklerimizden vaz geçmeyiz.

“Milletin değerlerine hakaret edeceğiz siz de buna ses çıkarmayacaksınız. Terörü öven, teröristi kutsayan, meşru kamu gücünün, meşru terörle mücadelesini eleştireceğiz siz de sesinizi çıkarmayacaksın” diyorlar.

Yasama, yasa yapar, yürütme onu uygular, örgütlü ya da örgütsüz toplumun tüm bireyleri de buna uyar. Velev ki cüppeli olun.

Yargı mı? Yargı da yapılan yasalar üzerinden adalet tesis edir! Milletin değerlerini aşağılamaz, milli mücadeleyi sekteye uğratma gayretine girmez.

Ha bu arada cübbesine düğme diken avukat arıyorsanız 28 Şubat’ta üniformalı askerin verdiği brifingde oturacak yer bulamayan cüppelilerin merdiven boşluğundaki görüntülerine bir bakın.

Bakın kim daha önce cübbesine düğüme dikmiş?

***

Not: Görüntüyü bulamayanlar bizim arşivimize müracaat edebilir!

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.