İsrail'den BAE Veliaht Prensi Zayed'e Kudüs daveti
Dünya
İsrail'den BAE Veliaht Prensi Zayed'e Kudüs daveti
İsrail Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin, Abu Dabi Veliaht Prensi Muhammed bin Zayid'i işgal altındaki Kudüs'e davet etti. İsrail ile ilişkilerini normalleştirme kararı alan BAE Veliaht Prensi Zayid'i tebrik eden Rivlin, "Bu anlaşma, önemli ve harika bir başarıdır." ifadesini kullandı.
AA
Orman köylülerine kredi müjdesi: Faiz alınmayacak!
Ekonomi
Orman köylülerine kredi müjdesi: Faiz alınmayacak!
Orman köylülerinin kalkınması için kullandırılan kredilerde sürpriz bir düzenlemeye gidildi. Resmi Gazete'de de yayımlanan yeni yönetmeliğe göre orman köylülerine kullandırılacak kredilerden faiz alınmayacak, mücbir sebep halinde ise söz kredilere ait taksitler bir yıl boyunca faizsiz olarak ertelenebilecek.
AA
Sözde mülteci hakları savunucusu Bahadır Erdem mültecileri alaya aldı
Gündem
Sözde mülteci hakları savunucusu Bahadır Erdem mültecileri alaya aldı
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi hocalarından Profesör Bahadır Erdem'in mültecileri alaya alan paylaşımı tepki çekti. Mülteciler ile ilgili çalışmalarda bulunan ve Milletlerarası Hukuk Profesörü ünvanı ile sempozyumlarda söz alan Erdem, mültecileri ülkeden göndermek için yardımcı olacağını söyledi. Erdem'in hadsiz paylaşımı sosyal medya kullanıcıları tarafından tepki ile karşılandı.
Yeni Şafak
Pazarlanan cinselliğin utanmazlıkları
Pazarlanan cinselliğin utanmazlıkları

Jeffery Epstein, 66 yaşında New Yorklu bir milyarder. “Günah adası”sının sahibi. Bu adada kız çocuklarını zorla alıkoyarak onlara tecavüz eder. Bu sapkınlıkları nedeniyle tutuklanarak cezaevine atılır. 2008 yılında suçlarını itiraf eder. Kız çocuklarını pazarlayarak suç işleyen bir pedofili sapkınıdır. Bir pedofili pazarı kurmuştur “günah adası”nda. Kapitalist patron, sapıklığı da pazarlar. Bu itiraftan sonra devletle işbirliğine giderek antlaşma yapar. Antlaşmanın içeriği nedir? Bilen yok. Ancak hapisteyken bir süre sonra kendisini asarak intihar eder.

Mesele bununla da kalmıyor. Bu günah adasına dünyanın önde gelen siyasetçileri de uğruyor. Mahkeme ifadelerinde İngiltere Prensi Andrew ile yakın dostluğu ifşa oluyor. Prensin zorla 18 yaşındaki kızla cinsel ilişkiye sokulduğu söyleniyor. Geçen ay FBI, bu pedofili pazar şirketinin önemli bir ismini daha yakalıyor. Epstein’in sevgilisi Maxwell adlı bu kadın, kız çocukları temin ederek günah adasına götürüyor. “Seks köleleri” çalıştırdıklarını söylüyor. Hatta Maxwell de daha önce seks kölesi olarak çalışmış. Maxwell’in soruşturmasıyla mesele ABD Başkanı Bill Clinton’a kadar uzanıyor. Clinton’un da günah adasına konuk edildiğini söylüyor. Clinton’un 2011 yılında Karayipler’deki Little St. James adasına uğradığı belirtiliyor. Epstein’in “Clinton’un bana bir iyilik borcu var” demiş.

Nasıl bir hikaye! Yani gerçek. İçinde kız çocuklarının tacizi, pazarlanması, kadınların köleleştirilmesi, cinsel sapkınlık, cinsel sömürü, patronlar ve siyaset adamlarından oluşan bir ağ. Bütün bu şebeke çocuk cinselliğinin istismarı etrafında dönüyor. Pedofili, toplumun en tepesindeki adamlar eliyle bir marketçilik haline gelmiş. Cinsel sapıklık, en berbat biçimiyle örgütlü, ekonomik ve çağdaş tarzıyla uygulanıyor. Buna cinsel sapıklığın trajedisi denir. Grek mitolojisinde annesiyle beraber olan Odipus trajedisi! Batı trajedisinin sapkın bilincinin modern çağa düşen gölgeleri. Cinsel alanda iyi ve doğru gibi kadim hakikatin ilkeleri anlamını kaybettiği zaman bu pespaye ve bohem nihilizm ortaya çıkıyor. İyi ve kötü nereden başlar nerede sona erer? Bunun sınırlarını imha edenler ve kadim ahlak esaslarıyla, mahremiyet kültürüyle alay edenlerin sonu budur.

Pedofili örneğinde ahlaksızlığın dibi yaşanıyor. Aslında pedofili, cinsel sapmanın sadece bir spesifik alanı. Cinselliği tanımlayan kadim iyi ve kötü ahlaki ilkeler, “toplumsal cinsiyet eşitliği” ideolojisi ile imha edilmeye başlandığında bunun farklı biçimleri de normalleşiyor. Zoofili’ye ve enseste bile özgürlük isteniyor. Çünkü temel ahlaki ilkeleri tanımayanların cinsel ilişki meşruiyetinin nereden başlayıp nereden biteceğine karar vermeleri zordur. Kiminle cinsel ilişkinin yanlış/ kötü olacağını belirleyemezler. Kiminle evlenip kiminle evlenemeyeceğini de tayin edemezler. Tamamen keyfi tutumlar ve hazlar belirleyici olur. Ne var ki, benim tercihim diyerek benliğini/ nefsini mutlaklaştırır. Bu cinsel anlayışta her çeşit sapma “özgürlük”, “benim tercihim”, “cinsel eşitlik” adı altında savunulur. Bir gün “oğlancı” olan, bir başka gün bedenini “dişi” yapar. Bir süre dişi ile dişinin beraberliğini yaşarken, bir başka gün hepsini ret eder ve belki hayvanlarla beraber olur.

Cinsel ilişkileri kadim ahlaki temel ilkeler üzerinden giderek tanımlamayanlar, evlilik meselesini yap boz tahtasına çevirirler. Bir yandan evliliği ret ederler, hayatımı yaşamak istiyorum derler. Bunun için kadim evliliği ret ederler. Öte yandan sapkın cinsel tutumlarla beraber yaşamaya evlilik denmesi için hırçınlıkla kabul isterler. Sosyolojinin “insanın karşı cinsle yaşamak için sözleşmesidir” diye tanımladığı evliliği ret ederler. Oğlancılık davranışlarına evlilik denmesini isterler.

Bütün bunlar Batı’da doğarak dünyaya yayılan trajik bir cinsellik sapması. Bu sapma ahlakın değişmeyen hakikat boyutunu ret eden nihilizm ve feminizm bileşkesinden doğuyor. Hayata cinselliği odağa alarak bakan haz bilincinden tezahür ediyor. Bu bilinç, bu ahlaksızlık ve bu hakikate inanma yoksunluğu çeşitlenerek yayılıyor. Kadın hakları, insan hakları, kadın şiddetine karşı çıkma gibi en tabii hakların perdesi altında pazarlanıyor. Perdeyi biraz araladığımızda pedofili, zoofili, oğlancılık, lezbiyenlik ile karşılaşıyoruz. Ahlaki hakikatin reddi, “utanma!” sloganıyla dışa vuruyor. “Allahtan utanmıyorsan her şey yap” diye bir söz var bizde. İnsan utanma bilincini kaybetti mi sınırları da tanımaz. Her şeyi yapar hale gelir. Bugün Türkiye’de kadın şiddetine karşı olmak adına pazarlanan dalganın bizden istediği de “utanma!” tutumunun onayıdır.

İran, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a minnettar: Ayasofya'nın cami olması büyük başarı
Gündem
İran, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a minnettar: Ayasofya'nın cami olması büyük başarı
Ayasofya'nın 86 yıl sonra tekrar camiye dönüştürülmesiyle ilgili Türkiye'ye tebrik mesajları gelmeye devam ediyor. Son olarak İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in Uluslararası İlişkiler Danışmanı Ali Ekber Velayeti, "Türkiye halkını bu önemli İslami başarıdan dolayı kutluyoruz" dedi. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'nun Ayasofya'nın tekrar müzeye dönüştürülmesine yönelik çağrısına ilişkin yorum yapan Velayeti, "Pompeo’nun başka bir emri var mı? Ataları tüm dünya müzelerini kiliselere dönüştürdü. Endülüs yenilgisinden sonra ellerinden geldiği kadar kilise yaptılar. 500 yıldır cami olan yer kıyamete kadar cami olarak kalacaktır. Türk halkı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu kararı için minnettardır" ifadelerini kullandı.
AA
İsrail'den gizli destek: Mossad ajanları Hafter'in komutanlarını Mısır'da eğitiyor
Dünya
İsrail'den gizli destek: Mossad ajanları Hafter'in komutanlarını Mısır'da eğitiyor
İsrailli gazeteci Joseph Millman, Londra merkezli haber portalı Middle East Eye’daki makalesinde, bazı Mossad ajanlarının Hafter’in ileri gelen komutanlarını Mısır’da eğittiği yazdı. İsrail’de yayımlanan Jerusalem Post gazetesi, İsrailli subayların 2019 yılı Ağustos ve Eylül aylarında Hafter milislerini Libya’nın doğusunda sokak savaşları konusunda eğittiğini kaydetti. İran’a karşı “Düşmanımın düşmanı dostumdur” prensibinden hareket eden İsrail yönetimi Mısır, Suudi Arabistan ve BAE ile yakınlaşırken, “Dostumun dostu dostumdur” diyerek Libya'da Hafter ile de iş birliğine gitmeyi hedefledi.
AA
Eminönü İskelesi'nde bir vatandaşa uçan tekme atmıştı: O kadına soruşturma
Gündem
Eminönü İskelesi'nde bir vatandaşa uçan tekme atmıştı: O kadına soruşturma
İstanbul Eminönü-Üsküdar Vapur İskelesi, dün aksiyon filmlerini aratmayacak bir kavgaya sahne olmuştu. Yaşanan yoğunluk sırasında iki kadın arasında tartışma çıkmış kısa sürede kavgatya dönüşmüştü. Kadınlardan biri tartıştığı vatandaşa turnike üzerine çıkarak uçan tekme atmıştı. O saldırgan hakkında, "kasten yaralama" suçundan soruşturma başlatıldı.
AA
Katar'dan Türkiye mesajı: Stratejik ilişkilerimiz günden güçe güçleniyor
Dünya
Katar'dan Türkiye mesajı: Stratejik ilişkilerimiz günden güçe güçleniyor
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sürpriz ziyaretinin ardından Katar'dan yeni bir açıklama geldi. Katar Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, ülkesinin Türkiye ile kurduğu ilişkilerden övgüyle söz etti. Al Sani, iki kardeş ülke ve halkın ekonomi, yatırım, ticaret, enerji, savunma alanlarındaki ortak çıkarlarının her geçen gün daha da güçlendiğini söyledi.
AA

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.