Diyanet 40 cami rehberi ile 38 psikolojik danışmanlık ve rehberlik öğretmeni alacak
Gündem
Diyanet 40 cami rehberi ile 38 psikolojik danışmanlık ve rehberlik öğretmeni alacak
Diyanet İşleri Başkanlığı, 40 cami rehberi ve 38 psikolojik danışmanlık ve rehberlik öğretmeni alacağını bildirdi. Sözlü sınav başvuruları, 30 Aralık 2020'den 13 Ocak 2021'e kadar "sinav.diyanet.gov.tr" internet adresi üzerinden yapılabilecek. Cami rehberi ile psikolojik danışmanlık ve rehberlik öğretmeni için alım şartları da açıklandı.
AA
'Uçuş Rehberim' uygulaması hizmete girdi: 2 GB internet hediye
Ekonomi
'Uçuş Rehberim' uygulaması hizmete girdi: 2 GB internet hediye
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğünce geliştirilen "Uçuş Rehberim" uygulamasıyla isteyen herkesin, havalimanlarında günlük 2 gigabayta kadar ücretsiz internetten faydalanabileceğini belirtti.
AA
Sağlık Bakanlığı koronavirüs rehberini güncelledi: Favipiravir gebelerde ve emzirenlerde kullanılmamalı
Koronavirüs
Sağlık Bakanlığı koronavirüs rehberini güncelledi: Favipiravir gebelerde ve emzirenlerde kullanılmamalı
Sağlık Bakanlığının "Kovid-19 Erişkin Hasta Tedavi Rehberi" güncellendi. Yeni yayınlanan rehbere göre "hidroksiklorokin" ve "lopinavir/ritonavir"in gebelerde kullanımının güvenli olduğuna vurgu yapılırken "Favipiravir"in ise gebelerde ve emzirenlerde kullanılmaması gerektiği belirtildi.
AA
Sevgi kalbin aldığı nefestir
Sevgi kalbin aldığı nefestir

İnsan sevgiyle bütün ömrünü geçirebilir ama nefretle uzun boylu yaşayamaz. Nefret insanı yavaş yavaş çürütür, parçalar çünkü. Herkesin birbirini ittiği, birbirinden kuşkulandığı, birbirinden bazen küçük sebeplerle, bazen sebepsizce nefret ettiği bir hayat yaşıyoruz. Herhangi bir işte başarılı olmuş, başarılı olmaya yaklaşmış, hatta bazen sadece başarısız olmamış insanlara durumdan alakasız, abartılı şekilde öfke duyuyoruz. Böyle hikayelerin içimizdeki başarısızlık yaralarını kanırtmasına izin veriyoruz. Bizim gibi olmadığı için, başka bir şeylere bağlı yaşadığı, inandığı, kendini başka bir yere ait hissettiği için görünür her yerden yok olup gitmesini istiyoruz insanların.

Sanıyoruz ki insanların sevilecek bir tarafları olmadığı için, kendilerini sevdirecek bir şey yapmadıkları için ısınamıyoruz onlara. Kaç kişi için geçerli olabilir ki bu? Biz onlarca, yüzlerce insandan ürkütücü şekilde nefret ediyoruz. Belli ki içine düştüğümüz bu nefret kuyularını açanlar başkaları değil... Nefret ediyoruz çünkü biz artık hiç kimseyi sevemiyoruz. Başkalarını sevemiyoruz çünkü kendimizle aramız iyi değil... Hayatımızla barışık olamıyoruz, doğduğumuz yerle, içinde yürüdüğümüz hikayeyle, yan yana yaşadığımız insanlarla barışık olamıyoruz. Gençliğimizle, yetişkinliğimizle, yaşlılığımızla, hayatın içinde olduğumuz evreleriyle ve evet, ölümle barışık olamıyoruz. Hayatımızın sevilecek yanlarını bulamıyoruz, hissetmemiz ve derinliğine yaşamamız gereken şeyleri yaşamadan geçiyoruz.

Biz hiç kimseyi, hiçbir şeyi sevemiyoruz, çünkü kendimizi sevemiyoruz. Sevme kabiliyetimizi neredeyse tamamen kaybettik, kaybediyoruz. Temeli çürük binalar gibiyiz, kendimizi sağlam hissetmiyoruz; kuş konsa üstümüze büyük bir gürültüyle çökeriz, yıkılırız sanıyoruz. Bu korku yüzünden kuş bile kondurmuyoruz üstümüze, herkesi can havliyle uzaklaştırmaya, itip kakmaya çalışıyoruz. Hiç kimsenin hayatımızda yer etmesine, kalbimize girmesine, hikayemize nüfuz etmesine izin vermek istemiyoruz, çünkü kaybetmekten korkuyoruz. Çünkü sahip olmazsak, garantiye almazsak, zapturapt altında tutmazsak sevemeyiz sanıyoruz, seversek yaralanırız sanıyoruz, yaralanırsak acı çekeriz sanıyoruz. Yol açacağı hiçbir acının sevmenin içimizde donattığı şenliği gölgeleyemeyeceğini, görünüşte kaybedilen hiçbir şeyin kalplerden düşülmediğini hesap edemiyoruz.

Sevgi bankaya yatırılabilir bir şey değil, kasalarda saklanabilir, kilit altına alınabilir bir şey değil... Bu dünyada sevdiğimiz her şey bizim gibi fani... Ama sevgi bakidir. Elenen toprağın akıp gitmesi ve geride altın parçacıklarının kalması gibi her şey elenir, akar gider, sevgi o altın parçacıkları gibi daima ışıldar durur. Biz neyin önemli olduğunu unuttuğumuz için eleği kurtarmaya çalışıyor, gözlerimize o ışıltıyı bağışlayacak emeği, gayreti, sabrı göstermeyi göze alamıyoruz.

Sevgi insanı hayatıyla bütünleştirir, nefretse parçalar her şeyi... Biz ahenkle büyümeyi, çoğalmayı, zenginleşmeyi değil, nefretle çürümeyi, parçalanıp un ufak olmayı seçiyoruz.

Nefes alıp vermek neyse insan için, sevmek de o... Sevmeyi başarmadan belki sureta yaşayabilir insan; ama bir hayatı olur mu gerçekten?

“Gerçek: İnsanın özleyebileceği nihai ve en yüksek hedef, sevgidir. O anda, insanın şiirinin ve insan düşünce ve inancının vermesi gereken gizin anlamını kavradım: İnsanın sevgiyle ve sevgi içinde kurtuluşu. Dünyada hiçbir şeyi kalmayan bir insanın, kısa bir an için de olsa, sevdiği insana ilişkin düşüncelerle ne kadar mutlu olabildiğini anladım” diyor Viktor E. Frankl, ‘İnsanın Anlam Arayışı’ kitabında.

Türk insanın genetik haritası çıkarılıyor: Tedaviden ilaçlara kadar her şey yerli ve milli olacak
Hayat
Türk insanın genetik haritası çıkarılıyor: Tedaviden ilaçlara kadar her şey yerli ve milli olacak
Rüya proje olarak tanıtılan Türkiye Genom Projesi ile, Türk insanın genetik haritası üzerinde çalışılıyor. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın duyurusunu yaptığı proje ile başta muhtelif kanser türleri ve nadir hastalıklar olmak üzere pek çok durumun koruyucu, teşhis koydurucu ve tedavi edici yönüne dair sonuçlar elde edilecek. Tedavi aşamasında da kullanılmak için yerli ve milli ilaç üretimi gerçekleşecek.
Yeni Şafak
Şehir rehberi
Hayat
Şehir rehberi
İstanbul Devlet Tiyatroları’nın yeni oyunu “İyi Şanslar” seyirciyle buluştu. Okday Korunan’ın yazıp yönettiği oyunun kadrosunda Kamil Korunan, Kerim Altınbaşak ve Yavuz Güney Tinin bulunuyor. Toplumsal eleştiri oyununda hayattan farklı beklentileri olan iki kişinin sıkışıp kaldığı bir köşede geçen konuşmalarına şahit oluyoruz. Seyirciye önce kendinden başlamayı teklif eden çok katmanlı oyunda zıtlıklar, hayaller, gerçekler sorgulanıyor. 2019-2020 tiyatro sezonunda Devlet Tiyatroları’nın İstanbul’daki yeni sahnesi olan Mecidiyeköy Stüdyo Sahne’de 3 Kasım’a kadar görülebilir.
Yeni Şafak
Şehir rehberi: Hoca Ahmet Yesevi’den Renkler
Hayat
Şehir rehberi: Hoca Ahmet Yesevi’den Renkler
Esenler Belediyesinin yeni kültür sanat sezonunda bu yılki teması “Hoca Ahmet Yesevi” olarak belirledi. Bu temadan yola çıkarak ressam Tülay Gürses’in hazırladığı sergide, Divan-ı Hikmet’ten esinlenerek hazırlanmış 21 adet yağlı boya eser yer alıyor. 2019-2020 Hoca Ahmet Yesevî Kültür Sanat Sezonu’na özel olarak açılışı yapılan sergi, 30 Ekim’e kadar Dr. Kadir Topbaş Kültür Sanat Merkezi’nde ziyaretçilerini ağırlayacak.
Yeni Şafak
Yorumsuz
Yorumsuz

Dün

Sadrazam Mustafa Reşit Paşa bir bir nizamnâme hazırlamak üzere nâzırları topladı. Yapılan çalışmalara Sultan Abdülmecid de katılmıştı. Nizamnâmenin adı Hedâyâ-yı Memnua ve Gayr-ı Memnua Nizamnâmesi’dir (Takvim-i Vekayi, 10 Şubat 1850). Bundan böyle tüm devlet memurlarının rüşvet kabul etmeyecekleri konusunda yemin etmelerine karar verilmişti. Bu karara önce Sultan Abdülmecid uymuş, tüm nazırların huzurunda ayağa kalkarak ilk yemini kendisi etmişti. Ardından bütün bakanlar Mushaf’a el basarak devlete sadakatten ayrılmayıp rüşvet yemeyeceklerine dair yemin ettiler. Yeminin metni şöyle:

Video: Yorumsuz


Padişahıma ve Devlet-i Aliyyelerine sadakatten ayrılmayacağıma ve her nasıl nam ve tevil olursa olsun rüşvet almayacağıma ve padişahımın ruhsatı seniyyesiyle kabulü mecaz olan hedâyâ-yı resmiyeden başka memnu olan hediyeyi kabul etmeyeceğime ve emval-i mirîyeyi irtikâp ve telef etmeyip ve hiç kimseye ettirmeyeceğime ve lüzum-ı hakikisi tebeyyün etmedikçe hazine-i mirîyeyi masarif vukuunu tecviz eylemeyeceğime ve icabı sahibi olmadıkça mücerret riayet-i hatıra mebni memur ihtihdamına lüzum göstermeyeceğime vallah...

Taşrada görev yapan askerden din adamına en küçük memurundan en büyüğüne kadar tüm devlet görevlileri, camilerde toplanacak olan halkın huzurunda yukarıda yazılan yemini edeceklerdi. Ayrıca merkezden gönderilen tamimde Bundan sonra böyle şeyleri ve emval-i mirîyeyi irtikâb edenlere insan nazarıyla bakılmayacağı herkese ilan kılınacak yazıyordu. Hedâyâ-yı Memnua ve Gayrı Memnua Nizamnâmesi’ne göre Padişahın emir ve fermanıyla ihsan olunan resmi ve aleni hediyelerden başka mücevherat, altın ve gümüşten yapılmış kıymetli eşya, kürk, şal ve kumaşlar, cariyeler, at, eşek gibi binek hayvanları, her türlü zahire ve kuru yemiş, odun ve kömür türü yakacaklar rüşvet kabul edilecek, alınması kesinlikle yasak olacaktı. Ancak bunların dışında üzüm, kavun ve karpuz, her türlü meyve, reçel, helva, yoğurt, tereyağı, süt, kuzu, balık, tavuk ve yumurta gibi şeyler külliyetli olmamak kaydıyla alınabilecekti. Örneğin; kavun, karpuz, tavuk, kuzu, helva ve reçel kâseleri beş adeti, yumurta elli adeti, yağ ise beş okkayı geçmeyecek şekilde hediye edilebilecekti. Eğer bu hediyelerin karşılığında en ufak bir menfaat beklentisi varsa bunlar da zinhar alınmayacaktı. Ayrıca bir memurun emri altında görev yaptığı ve kendisinden derece olarak yüksek amirine hediye vermesi de yasaktı. Çünkü bu hediye, o kişinin kendi memuriyetinin yükseltilmesi için verildiği izlenimi yaratabilirdi.

Bugün

2004 yılı, ülkemizde etiğe dayalı bir yönetim sisteminin oluşturulmasında dönüm noktasıdır. Bu tarihte çıkarılan 5176 sayılı “Kamu Görevlileri Etik Kurulu Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile Kamu Görevlileri Etik Kurulu kurulmuştur.

Kamu Görevlileri Etik Kurulu tarafından hazırlanan ve 13.04.2005 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan “Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri ile Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik” ise, kamu görevlilerinin, görevlerini yerine getirirken uymaları gereken genel etik ve ilke ve standartları toplu olarak ortaya koyması bakımından önemlidir.

Kurul tarafından kapsamlı bir Kamu Görevlileri Etik Rehberi hazırlanmıştır (Kasım 2009, gözden geçirilmiş 6. bs. 2016).

Bu rehber, kamu görevlilerine, görevlerini yerine getirirken uymaları gereken etik davranış ilkeleri konusunda, örnekler yardımıyla pratik bilgiler vermeyi hedeflemekte ve karar verme sürecinde sıkça karşılaşılan etik ikilemlerin çözümünde yardımcı olmayı amaçlamaktadır.

Cumhurbaşkanı, milletvekilleri ve bakanlar ile Türk Silahlı Kuvvetleri ve yargı mensupları ve üniversiteler dışındaki tüm kamu personeli, 5176 sayılı Kanun ve ilgili yönetmeliğin kapsamındadır.

(“Yorumsuz” dedik ama yukarıdaki ayrım için sormalı: Sebep?)

Bu çerçevede “Kamu Görevlileri Etik Sözleşmesi” hazırlanmıştır. Aynen veriyorum:

Kamu hizmetinin her türlü özel çıkarın üzerinde olduğu ve kamu görevlisinin halkın hizmetinde bulunduğu bilinç ve anlayışıyla;

* Halkın günlük yaşamını kolaylaştırmak, ihtiyaçlarını en etkin, hızlı ve verimli biçimde karşılamak, hizmet kalitesini yükseltmek ve toplumun memnuniyetini artırmak için çalışmayı,

* Görevimi insan haklarına saygı, saydamlık, katılımcılık, dürüstlük, hesap verebilirlik, kamu yararını gözetme ve hukukun üstünlüğü ilkeleri doğrultusunda yerine getirmeyi,

* Dil, din, felsefi inanç, siyasi düşünce, ırk, yaş, bedensel engelli ve cinsiyet ayrımı yapmadan, fırsat eşitliğini engelleyici davranış ve uygulamalara meydan vermeden tarafsızlık içerisinde hizmet gereklerine uygun davranmayı,

* Görevimi, görevle ilişkisi bulunan hiçbir gerçek veya tüzel kişiden hediye almadan, maddi ve manevi fayda veya bu nitelikte herhangi bir çıkar sağlamadan, herhangi bir özel menfaat beklentisi içinde olmadan yerine getirmeyi,

* Kamu malları ve kaynaklarını kamusal amaçlar ve hizmet gerekleri dışında kullanmamayı ve kullandırmamayı, bu mal ve kaynakları israf etmemeyi,

* Kişilerin dilekçe, bilgi edinme, şikayet ve dava açma haklarına saygılı davranmayı, hizmetten yararlananlara, çalışma arkadaşlarıma ve diğer muhataplarıma karşı ilgili, nazik, ölçülü ve saygılı hareket etmeyi,

* Kamu Görevlileri Etik Kurulu’nca hazırlanan yönetmeliklerle belirlenen etik davranış ilke ve değerlerine bağlı olarak görev yapmayı ve hizmet sunmayı taahhüt ederim.

Kapsamı geniş rehberin Osmanlı ile kıyası için sadece “Hediye” bahsini sunuyorum.

Hangi hediyeler alınabilir, hangileri alınamaz?

Yönetmelikte, hediye alma yasağının istisnaları sayılmaktadır. Buna göre aşağıda belirtilenler hediye alma yasağı kapsamı dışındadır:

a- Görev yapılan kuruma katkı anlamına gelen, kurum hizmetlerinin hukuka uygun yürütülmesini etkilemeyecek olan ve kamu hizmetine tahsis edilmek, kurumun demirbaş listesine kaydedilmek ve kamuoyuna açıklanmak koşuluyla alınanlar (makam aracı ve belli bir kamu görevlisinin hizmetine tahsis edilmek üzere alınan diğer hediyeler hariç) ile kurum ve kuruluşlara yapılan bağışlar,

b- Kitap, dergi, makale, kaset, takvim, cd veya buna benzer nitelikte olanlar,

c- Halka açık yarışmalarda, kampanyalarda veya etkinliklerde kazanılan ödül veya hediyeler,

d- Herkese açık konferans, sempozyum, forum, panel, yemek, resepsiyon veya buna benzer etkinliklerde verilen hatıra niteliğindeki hediyeler,

e- Tanıtım amacına yönelik, herkese dağıtılan ve sembolik değeri bulunan reklam ve el sanatları ürünleri,

f- Finans kurumlarından piyasa koşullarına göre alınan krediler.

Aşağıda belirtilenler ise hediye alma yasağı kapsamındadır, yani alınamaz:

a- Görev yapılan kurumla iş, hizmet veya çıkar ilişkisi içinde bulunanlardan alınan karşılama, veda ve kutlama hediyeleri, burs, seyahat, ücretsiz konaklama ve hediye çekleri,

b- Taşınır veya taşınmaz mal veya hizmet satın alırken, satarken veya kiralarken pisaya fiyatına göre makul olmayan bedeller üzerinden yapılan işlemler,

c- Hizmetten yararlananların vereceği her türlü eşya, giysi, takı veya gıda türü hediyeler,

d- Görev yapılan kurumla iş veya hizmet ilişkisi içinde olanlardan alınan borç ve krediler.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.