Kaçak sigarada sahte alarmı
Ekonomi
Kaçak sigarada sahte alarmı
Tütün ürünleri vergileri, ülkeler için önemli ana gelir kaynağı. Ancak yüksek vergili fiyatlar, sigaraların satın alınabilirliğini azaltarak yasa dışı ürünlerin önünü açıyor. Vergi artışları ve zamların peşpeşe geldiği sigara sektöründe kaçak sigara alarmı yaşanıyor.
Yeni Şafak
Elektronik sigaraya geçit yok: Bakanlık herkesi bu mücadeleye destek vermeye çağırdı
Ekonomi
Elektronik sigaraya geçit yok: Bakanlık herkesi bu mücadeleye destek vermeye çağırdı
Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, tütün ve tütün mamulleri ile elektronik sigara kaçakçılığının önlenmesinin üzerinde hassasiyetle durduklarını belirterek, herkesi bu mücadeleye destek vermeye çağırdı. Pekcan "Gümrük Muhafaza ekiplerimizce, gerek sigara gerekse elektronik sigara kaçakçılığıyla mücadelemiz hız kesmeden başarıyla devam ediyor. Yıl başından bu yana 12,8 milyon paket kaçak sigara ele geçirdik ve 125 bin elektronik sigara ve aksamının yurda girişine engel olduk. Vatandaşlarımızı, tütün ve tütün mamulleri ile elektronik sigara kaçakçılığına karşı mücadelemize 'Alo 136' ihbar hattıyla destek vermeye davet ediyorum" dedi.
AA
Türkiye üçüncü sırada: Önlem alınmazsa yeni doğacak çocuklarda ciddi problemler olabilir
Hayat
Türkiye üçüncü sırada: Önlem alınmazsa yeni doğacak çocuklarda ciddi problemler olabilir
Dünyada en çok sigara kullanılan 3. ülke olan Türkiye'de, alınan önlemler de bağımlılığın önüne geçemiyor. Sigara, hamilelik sürecindeki kadınlara ciddi zararlar veriyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Recai Pabuçcu, önlem alınmazsa yeni doğacak çocukların ciddi problemlerle karşılaşacağını söyledi.
Yeni Şafak
Elektronik sigaradaki zararlı madde tespit edildi
Hayat
Elektronik sigaradaki zararlı madde tespit edildi
ABD'de 2 binden fazla kişide görülen Akciğer hastalığına sebep olan elektronik sigaranın içindeki zararlı madde tespit edildi. Elektronik sigarada E asetat kimyasal maddesi olduğu açıklandı.
Yeni Şafak
Akciğer kanseri görülme sıklığı hem dünyada hem de Türkiye'de artıyor: En çok erkeklerde var
Hayat
Akciğer kanseri görülme sıklığı hem dünyada hem de Türkiye'de artıyor: En çok erkeklerde var
Dünya genelinde geçen yıl 2 milyon 900 bin kişinin tanı aldığı akciğer kanseri Türkiye'de erkeklerde en sık görülen kanser türü. Prof. Dr. Çelik, akciğer kanseri tedavisinde tanı ve tedavide önemli gelişmeler olduğunu aktararak, "Yakın bir zamana kadar, akciğer kanseri tedavisi, hastalığın evresine göre cerrahi, radyoterapi ve kemoterapi seçeneklerinin tek veya farklı kombinasyonlarda uygulanmasını içeriyordu. Son yıllarda tedavideki gelişmeler sonucunda hastanın sahip olduğu bazı genetik özellikler özellikle ileri evre hastalarda kişiye özel tedavilerin (hedefe yönelik akıllı ilaçlar) uygulanmasına olanak sağlandı" dedi.

AA
Günümüz fıkhında sigara
Günümüz fıkhında sigara

2013 yılında Endonezya’nın Surakarta Üniversitesinde olduğu gibi daha birçok yerde sigaranın haram olduğu sonucuna ulaşan master tezleri yapıldı. El-Ezher fetva heyeti, Suud’da İslâmî Araştırmalar Merkezi ve Fetva Heyeti, başta Karadâvî olmak üzere birçok tanınmış İslâm âlimi, sigaranın sağlığa zararı kesinleştiği için haram olduğuna dair fetva verdiler.

1970’li yıllarda İzmir Yüksek İslâm Enstitüsü’nde fıkıh hocası idim, ders notu olarak hazırladığım “Helâller-Haramlar” bahsini sonra “Günlük Hayatımızda Helâller ve Haramlar” adıyla kitaplaştırdım ve pek çok defa basıldı. Sigaranın hükmü hakkında o kitapta şunu yazmıştım:

Tütün 15. asırdan sonra yeni dünyadan İslâm ülkelerine girmiş, o zamandan beri de İslâm ulemâsı tütünün hükmü üzerinde durmuşlardır.

1) Tütünün mubah olduğunu söyleyenler zararı olmadığı ve Şârî’ tarafından menedilmediği deliline dayanmışlardır. Halbuki:

a) Sigaranın zararı bugün ilmen, kesin olarak bilindiği için zararsız denemez.

b) Şârî’in menetmediğini söylemek de isabetli değildir. Çünkü Şârî’ her haramı ismen zikretmemiştir. Hüküm kaynakları yalnız sarîh ve husûsî nasslar değildir. Nasslarda geçenlerin haram kılınış sebeplerine (illetlerine) bakılarak yapılan kıyaslar ve diğer istidlâl yolları vardır.

2) Sigara içmek mekruhtur diyenlerin dayanağı, kıyasla sabit bir hükme “haram” demekten çekinmeleri ve sigaranın zararları hakkında kesin bilgi sahibi olmamalarıdır.

3) Sigara içmek (özellikle tiryâkilik) haramdır diyenlerin mesnedi zarar, isrâf ve nafaka mükellefiyetidir.

Zarar: Sigara hem içenin sıhhatine, hem de yanında bulunanların sıhhat ve rahatına zarar vermektedir.

Rasûl-i Ekrem (s.a.v.), “Ne doğrudan ne de karşılık olarak zarar vardır” buyurarak zarar vermeyi menetmiş Allah Teâlâ da, “Kendinizi elinizle tehlikeye atmayın...” (el-Bakara: 2/195), “Kendinizi öldürmeyin....” (en-Nisâ: 4/29) buyurmuştur.

İsrâf: İsrâf malı faydasız yere harcamaktır: “Yeyiniz, içiniz, isrâf etmeyiniz” âyeti (el-A’râf: 7/31) ile “Peygamber (s.a.v.) malın boşa harcanmasını yasakladı” hadisi isrâfı haram kılmaktadır.

Nafaka mükellefiyeti: Kocalar, babalar ve muhtaç yakınlarına bakan erkekler nafaka (onların yiyecek, giyecek, mesken, tedâvi... ihtiyaçlarını temin) ile mükelleftirler. Bundan keserek sigaraya para vermek haramdır… Nargile ve enfiye gibi alışkanlıkların hükmü de sigara alışkanlığı gibidir.

Sigara içmenin israf ve nafaka ile alakası tartışılabilir, ancak zararı tartışılamaz; çünkü tıp sigara içmenin zararlı olduğunu kesin olarak ifade etmiş, paketlerin üzerine “sigara öldürür” yazılmış ve birçok yerde sigara içmek yasaklanmıştır.

Tıbbın ne dediğine dair birkaç örnek verelim:

Medical Park Antalya Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümünden Uzman Dr. Evren Toprak, sigarayı ilk kez deneyen her üç kişiden birinin, tek bir sigara ile bağımlı hale geldiğini bildirdi. Uzman Dr. Evren Toprak, yaptığı yazılı açıklamada, sigara tiryakiliğinin, ‘en öldürücü toplumsal zehirlenme olayı’ olduğunu belirtti. İnsanları sigaraya bağımlı hale getiren maddenin nikotin olduğunu vurgulayan Toprak, nikotinin kalp atışlarını hızlandırdığını, tansiyonu yükselttiğini, kanın pıhtılaşma riskini artırdığını kaydetti.

Toprak, açıklamasında, “Erkeklerde tüm kansere bağlı ölümlerin yüzde 35’inin, kadınlarda ise yüzde 15’inin nedeni sigaradır. Akciğer kanserine bağlı ölümlerin yüzde 90’ının nedeni sigaradır. Sigara içmeyen ancak dumanına maruz kalanlarda akciğer kanseri riski 3 kat artmıştır” dedi.

Sigara içenlerde akciğer kanseri dışında ağız, dil, dudak, gırtlak, yemek borusu, pankreas, mesane, böbrek, prostat ve rahim ağzı kanseri riskinin de 30 kat yükseldiğine işaret eden Evren Toprak, sigaranın, kronik bronşit ve amfizem gibi nefes darlığı yapan akciğer hastalıklarının en önde gelen sebebi olduğunun da altını çizdi. Toprak, sigara kullananlarda bu hastalıklardan ölüm riskinin, içmeyenlerden 40 kat fazla olduğunu bildirdi.

Kars Devlet Hastanesi Başhekimi ve Kars Sağlık Sevenler Derneği (KARSSED) Başkanı Uzman Dr. Yunus Yılmaz, Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığının (KOAH), tüm dünyada en çok ölüme neden olan hastalıklar arasında ilk sıralarda yer aldığını ve her yıl milyonlarca kişinin ölümüne sebep olduğu söyledi.

Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Leyla Sağlam, Türkiye’de her gün 300 kişinin sigara yüzünden öldüğünü söyledi ve ekledi:

“Sigara bugüne kadar dünyanın karşılaştığı en büyük halk sağlığı tehdididir. 6 saniyede bir kişi sigaranın neden olduğu hastalıktan hayatını kaybetmekte. Kullanıcıların yarısını erken öldürmekte. Her yıl sigara nedeniyle dünyada yaklaşık 6 milyon ölüm görülmekte. Bu 6 milyon ölümün yüzde 10’u pasif içici dediğimiz insanlardan oluşmakta, yüzde 5’ini ise çocuklar oluşturmakta. Tamamen suçsuz, masum çocuklar.”

Dünya Sağlık Örgütü 2012’de dünyada en büyük sağlık sorununun sigara olduğunu ilân etti.

Prof. Aziz Sancar sigaranın DNA yoluyla kanser oluşumundaki etkisini gösteren araştırmalarının, insanlar için ciddi zararları olan bu kötü alışkanlığı terk etme konusunda teşvik edici olmasını umut ettiğini belirtiyor.

Sonuç

Bilim, sigaranın sağlığa kesin zararını ortaya koyduktan sonra kadim fıkıh da bugünkü fıkıh da hükümde birleşmiş oluyor:

Sigara içmek haramdır.

300 milyon sigara bağımlısı bulunan ülke internet üzerinden e-sigara satışını yasakladı
Dünya
300 milyon sigara bağımlısı bulunan ülke internet üzerinden e-sigara satışını yasakladı
Çin, ölümcül sonuçlar doğuran elektronik sigaranın, internet üzerinden satışını durdurdu. 300 milyondan fazla sigara bağımlısı bulunan Çin elektronik sigara satışında dünyanın en büyük pazarına sahip.
IHA
Kadim fıkıhta sigara
Kadim fıkıhta sigara

Bir köşe yazarı hanımefendi kardeşimiz Diyanet İşleri Başkanımızın “sigaranın haram olduğu” ve bu hükmün vatandaşlara ısrarla duyurulması gerektiği ifadesinden yola çıkarak Diyanet’i oldukça sert bir dozda eleştirmiş, özetleyecek olursak “Başka birçok dine aykırı davranışlar ve olaylar var iken bunlara göz yummak veya kısık sesle ifade edip geçmek sıra sigaraya gelince yüksek tonda uyarıda bulunmak doğru olmuyor veya Diyanet’in ayıbı” demeye getirmişti.

Bu argümanı başka yazarlar da başka birçok konuda hem Diyanet hem de şahısları tenkit ederken kullanıyorlar, ama ben doğru bulmuyorum.

Bir kurum, kuruluş veya şahıs bir konuda doğru, iyi ve güzel bir şey yapmışsa, bunu bütün konularda niçin yapmıyorsun diye onu suçlamak ve yaptığını itibardan düşürmek haksızlıktır. O, bu kadarını yapmıştır veya yapabilmiştir, daha fazlasına teşvik edilebilir ve onu tenkit edenlere şu haklı karşılık verilebilir: O, bu kadarını yapmış, geri kalanını da sen ve başkaları yapsın.

Sigara konusu güncelliğini daima koruduğu için kadim fıkıhtan yararlanma bahsine bir örnek olarak da onu seçmiştim.

Önce, bir önceki yazımda adını verdiğim kaynaklardan eskilerin bu konuda ne dediklerini ve niçin dediklerini İbn Âbidîn’den sunacağım, sonra bir başka yazıda çağdaş fukaha ile ilgili bilim dallarının görüşlerini aktaracağım.

Sigara konusuna girmeden ileride ayrıca nakledeceğim afyon ve esrar kullanımı ile ilgili tartışmaları verirken İbn Âbidîn önemli bir şey söylüyor:

“Esrar hakkında dört mezhebin imamı bir şey söylememişlerdir; çünkü esrar onların zamanında yoktu, altıncı asrın sonu ve yedinci asrın başında Moğol istilâsında İslâm dünyasına girdi” (27/224).

Bu söz niçin önemlidir? Çünkü bazı kimseler, “Dört mezheb imamı, bütün olmuş olacak meslelerin cevabını vermişlerdir, yeniden usulü dairesinde içtihat veya tahriç ile üretilecek bir bilgiye ihtiyaç yoktur” diyorlar. Halbuki mesela afyon, esrar, rakı gibi uyuşturucu ve sarhoş edici nesneler hakkında sonraki fukaha gerekli araştırmaları yapıyor ve hükümlerini açıklıyorlar.

Sigaraya dönelim:

Şürünbülâlî (ö. 1069/1659) manzum olarak şöyle diyor:

“Sigaranın içilmesi ve ticareti yasaklanmalıdır. Onu içenin orucu bozulur ve faydalı olduğu yahut arzusunu tatmin ettiği zannı varsa keffaret gerekir.”

İbn Âbidîn nakle ve katkıya devam ediyor:

Dimaşk’ta (Suriye’de) hicrî 1015 yılında ortaya çıkan sigara/tütünü içen bunun sarhoş etmediğini iddia etse de bu nesne, içende bir gevşeme meydana getiriyor. Peygamberimiz sarhoşluk veren (müskir) ve vücuda hafif sarhoşluğa benzer etki eden (müfettir) nesnelerin içilmesini yasaklamıştır. Bu sebeple sigara haramdır. Bir iki kere içmek büyük günah değildir. Sultan yasaklarsa kesin olarak haram olur. Şu da var ki, bunun vücuda zarar vermesi de muhtemeldir. Evet onu devamlı içmek büyük günahtır; tıpkı diğer küçük günahlara devem etmenin onları büyük günah yaptığı gibi… Üstadımız el-İmâdî onu, soğan ve sarımsak kabilinden sayarak mekruh demiştir… Onun mekruhtan kastı tahrimen mekruhtur; çünkü “zamanımızda ortaya çıkan sigara bid’adına devam eden imam fasıktır, arkasında namaz kılınmaz, özellikle Sultan’ın yasaklamasından sonra” demektedir.

Hasılı âlimlerimiz sigara konusunda farklı hükümlere varmışlardır; kimi mekruh, kimi haram, kimi mübah demiş ve bu konuda kitaplar yazmışlardır. Helal diye kitap yazanların başında hocalarımızın hocası Abdülğani Nablüsî gelir. Nablüsî (özetle) sigaranın haram olduğuna dair delil yoktur, onun zararı da sabit değildir, bazı kimselere zarar veriyorsa herkese zararlı denemez, bal da bazı kimselere zarar verir…” diyor.

“Sigara kendinden dolayı haram değildir, ama Sultan onu yasaklarsa haram olur” sözüne de Nablüsî sert tepki gösteriyor. Bunu “Sultanların mübah olan bir şeyi emretme veya yasaklamaları halinde hüküm ne olur?” sorusunu cevaplandırırken aktaracağım.

Eskilerin konu ile ilgili sözleri uzayıp gidiyor. Mübah veya tenzihen mekruh diyenlerin “zararı yoktur” gerekçesine dayandıkları dikkat çekiyor.

Gelecek yazıda zamanımızın fıkıhçıları, özellikle zarar gerekçesine dayanarak ne diyorlar sorusuna cevap alacağız.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.