HayatGüç mücadelesi dünyayı nereye götürüyor?

Güç mücadelesi dünyayı nereye götürüyor?

Batılı ülkeler ellerindeki gücün gerilediğinin farkında. Bu gerilemeyi durdurmak ve/veya geciktirmek amacıyla hem kendi içlerinde hem de dış dünyaya ilişkin yeni projeleri devreye sokuyorlar. Alternatif güçleri engellemek amacıyla, ekonomik ve siyasi şantaja başvururken, içeride ise popülist/ırkçı dalgaya yön veriyorlar.

Haber MerkeziYeni Şafak

Dünya değişiyor. Bu değişim de sancılı bir şekilde sürüyor. Ortada alenî bir büyük harp olmamasına rağmen, yaşananlar bir harbi andırıyor. Dünya krizlerden krizlere savrulurken, insanlar açlık, terör, çatışmalar, göç, istikrasızlık, haksızlık ve yolsuzluklarla iç içe yaşıyorlar. Her bir birey, her bir topluluk, her bir toplum, millet, devlet, organizasyon, bu yeni duruma göre pozisyon almaya ve kârlı çıkmaya çalışıyor. Umulur ki devletlerin sorunlardan sorunlara gark olmasına, insanların dehşet içinde yaşamasına sebep olan bu kaos ortamında, birileri de sorunlara çözüm bulucu olarak gayret göstersin. Ancak bu pek tercih edilmiyor. Hatta sorunların görüldüğü ve anlaşılabildiği bile söylenemez.

KRİZ İÇİNDE BİR SİSTEM

Dünya bundan yirmi beş sene önce, belli bir düzenin hâkim olduğu, düzen içindeki devlet, şirket ve milletlerin neredeyse rollerine razı bir şekilde yaşadıkları, oluşturulan ittifaklarla savaşların mevzi olarak görüldüğü, gelir pastasının bugün de olduğu gibi adilane paylaşılmadığı bir yerdi.

İki binli yıllara gelindiğinde, dünya gayri safi hâsılasının toplamı 60 trilyon dolar civarındaydı. Bunun yarısından fazlasını ABD, Avrupa Birliği ve Japonya alıyor, geriye kalanın yüklü bir kısmı da Rusya, Çin ve Hindistan başta olmak üzere G-20 ülkeleri tarafından paylaşılıyor ve dünyanın yaklaşık yüz seksenine ise çok küçük bir pay kalıyordu.

Soğuk Savaş'ın bittiği ve blokların yıkıldığı yıllarda, yani doksanlardan itibaren, dünya ekonomisi yeni krizlerle karşı karşıya kaldı. Bu süreçte Batı merkezli IMF ve Dünya Bankası gibi örgütler ve düşünce kuruluşlarının araştırmaları Batı’nın hakimiyetinin tartışılır hale geleceğine ve yeni güç merkezlerinin dünya ekonomisini ve siyasetini yönlendireceğine dair bulgular içeriyordu.

Batı dünyası bu tehlikeyi, oluşturduğu NATO ve AB gibi örgütleri genişletmek ve ekonominin araçlarını ele geçirmek suretiyle aşacağına dair bir fikre kapıldı. Örgütlerin üye sayıları artırıldı, enerji kaynakları ve ekonominin diğer araçları Batılı devlet ve örgütlerin kontrolüne girdi. Buna rağmen, değişen şartlar yeni güçlerin gelişmesini engelleyemedi. Bu çerçevede en öne çıkan devlet Çin oldu. 1978’den itibaren gelişmeyi öncelik olarak belirleyen Çin, ağır ama emin adımlarla milli gelirini artırarak dünya ekonomisinde önemli bir yer edindi. Hindistan, Brezilya, Endonezya, Meksika, Türkiye ve benzeri devletler de önemli gelişmelere imza attılar.

PANİK HALİ MEVCUT

Batılı devletler, kendileri dışında gelişen yapıları engellemek için bir yandan farklı farklı dış politika araçları uygularken, diğer yandan da kendi iç yapılarında farklı tercihlere yöneldiler. Aslında Batı dünyasındaki bu gayretleri bir başka gözle de değerlendirmek de mümkün. Batılı devletler, kendi manevra alanları daraldıkça çözüm için hiç beklenmeyen kişi, fikir, yönetim ve yöntemlere de başvurdu. Trump gibi sistem dışı bir aktörün ABD Başkanı seçilmesi, Fransa ve Avusturya gibi merkezi Avrupa devletlerinde ırkçı partilerin halktan teveccüh görmesi, İngiltere’nin AB’den ayrılma kararı alması, özgürlüğün bayraktarlığını yapan Batılı devletlerin olağanüstü hâl uygulamalarını tercih etmeleri bu çerçevede ele alınabilir. Bu tercihleri, stratejik bir aklın sağlıklı değerlendirmeleri olarak kabul etmek mümkün görünmüyor. Daha çok, ne yapacağını tam olarak bilmeme hâli olarak açıklamak mümkün.

Ancak burada hesapta olmayan başka unsurlar ortaya çıkıyor. Öngörülen hedeflerin ötesine geçmek isteyen Türkiye gibi devletler ve pozisyonunu koruma gayreti içinde olan Batılı devletler ister istemez bir çatışma rotasına doğru hızla ilerliyor. İslam ülkelerindeki muhtemel yönetim değişiklikleri ile Türkiye ve diğer İslam ülkelerinin işbirliği, dünya dengelerini değiştirecek bir potansiyel sergiliyor. Bu durumun bir tek Türkiye farkında değil. Batı bu durumun önüne geçmek adına gerekli tedbirleri alma uğraşı veriyor. Afganistan, Suriye, Doğu Akdeniz, Mısır, Katar ve bölgedeki hadiseleri bu gözle okumakta fayda var. İslam ülkeleri arasında Türkiye’nin diğerlerine nazaran özel bir yeri var. Türkiye tarihi liderlik tecrübesinin yanı sıra, mevcut yapısı itibarıyla diğer ülkelere nazaran Batı’dan daha bağımsız politikalar belirleyebilecek durumda. ABD ve Avrupa Birliği devletleri ve onların oluşturduğu yapılar, Türkiye’nin bağımsız politikalar izlemesini arzu etmediklerini son dönemde açıkça ortaya koyuyorlar. Artık Batı, Türkiye karşıtı politikalarını kılıf kullanmaya gerek duymadan açık olarak uygulama aşamasına geçmiştir. Almanya ve ABD gibi Batı dünyasının lider devletlerinin, Türkiye’nin tehdit ilan ettiği PKK ile onun dış uzantıları ve FETÖ gibi örgütleri doğrudan desteklemeleri, 15 Temmuz darbe girişimine yol vermeleri, birer örnek olarak verilebilir.

KAOSTAN ÇATIŞMAYA GİDEN YOL

Türkiye özelinde varit olan durum, başta Çin olmak üzere başka devletler için de geçerlidir. Çin’in gelişen ve kontrol altına alınamayan ekonomisi, etkisi artmakta olan siyasi gücü ve güçlü teknolojik altyapısıyla yenilenen ve büyüyen silahlı kuvvetleri, başta ABD olmak üzere Batı’yı tedirgin etmektedir. Bu çerçeveden bakılınca Kuzey Kore-ABD geriliminin sadece bu iki devlet arasındaki bir anlaşmazlık olamayacağı anlaşılacaktır.

Batı, silahlı güçleri, taşeron örgütleri, sermayesi ve sivil toplum örgütleri ile Ortadoğu, Uzak ve Güney Asya, Afrika ve Güney Amerika’yı çevrelemeye çalıştıkça, hem yeni sorunlar oluşturuyor hem de yeni sorunlarla karşılaşıyor. Bu tür yöntemler geçmişte Batı’yı avantajlı kılabiliyordu. Bugün ise artık şartlar değişmiş vaziyette. Halklar ve devletler Batı’nın sömürü politikalarına karşı cesaretle mukabele edebiliyorlar. Ancak öte yandan Batı için de başka bir yol var. Dünya siyasi ve iktisadi yönetiminde devre dışı kalabileceğini fark eden Batı, bu süreç sonlanmadan çarkları tersine çevirme gayretinde.

Söz konusu gerilim, bir kaos ortamında bulunan dünyayı hızla büyük bir çatışmaya doğru götürüyor. 1991’den beri önce iktisadi ve siyasi enstrümanlarla başlayan bu çatışmanın, çok da uzak olmayan bir gelecekte silahlı bir büyük kapışmayı da ortaya çıkaracağını tahmin etmek müneccimlik olmasa gerek.

Dr. Fatih Erbaş – Güvenlik Uzmanı

ÖNERİLEN VİDEOLAR
ABD’li uzman: Dünyanın yeni katilleri biziz
ABD'li medya uzmanı ve aktivist Jerry Day, Amerika'nın özellikle Ortadoğu ülkelerine yaptığı müdahalesine ve bu müdahalelerin hiçbir yasal gerekçeye dayanmadığına dikkat çekerek, ''ABD, uluslararası tüm anlaşmaları ihlal etti, Müslüman ülkeleri bombaladı, insanları öldürdü. Bu yüzden gittikçe yalnızlaştı. Bir gün sonumuz, İkinci Dünya savaşı sonrası Almanlar gibi olacak. Dünyanın yeni katilleri biziz'' şeklinde konuştu.
Filistinli çocuktan en samimi ‘İsrail’ boykotu
Kudüs'te yaşayan Filistinli küçük bir çocuk, markette alışveriş yaparken babasının şaşırtmacasına rağmen İsrail üretimi ürünleri almıyor. İsrail ürünlerini boykot eden sevimli çocuk, “Hayır o İsrail malı” diyerek diğer ürünü alıyor.
'Sakallı olduğu için' saldırıya uğradı!
Kolombiyalı bir adamın 'sakallı olduğu için' hakaret ve saldırıya uğraması, ABD'de yükselen İslamofobiyi gözler önüne serdi.

Kritik yıl 2019 öncesi milli adım
Cumhurbaşkanlığı sistemi Türk siyasetini yeniden şekillendiriyor. Bunun ilk işareti de AK Parti ile MHP arasındaki 'Milli İttifak' görüşmeleri oldu.
Yaralı Yüz: Franck Ribery
2 yaşında geçirdiği ve hayatı boyunca yüzünde izini taşıyacağı kaza, 23 yaşında Müslüman oluşu... Bilinmeyen yönleriyle Fransız yıldız Ribery'nin hayatındaki dönüm noktaları...


Filistinli Emel artık özgür...
İsrail'in hapse attığı 17 yaşındaki Filistinli Emel'in 1,5 yıllık hapis cezasının ardından özgürlüğe ve ailesine kavuştuğu o anlar…
"Karşınızda ne Osmanlı'nın hasta adamı ne Cumhuriyetin çömez devleti var!"
43. Muhtarlar Toplantısı'nda Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nden tüm dünyaya mesaj verdi.
Muhalifler 20 Esed askerini esir aldı
Türkiye, İran ve Rusya'nın girişimiyle ilan edilen 'çatışmasızlık' bölgelerinden İdlib'de yoğun çatışmalar yaşanıyor. Muhalifler, çatışmalar sırasında Esed rejimi saflarındaki 20 Şii milisi esir aldı.
İsrail zulmünün kurbanı: 15 yaşındaki Muhammed
İsrail askerlerinin başından yaraladığı Filistinli Muhammed Tamimi, yaşadıklarını anlattı. 6 saat ameliyatta kalan Tamimi, 6 ay boyu okula gidemeyecek. Muhammed Tamimi, Filistin direnişinin sembollerinden Ahed'in kuzeni...


İzinsiz aldıkları ekmeklerin parasını bırakıp helallik istediler
Bilecik'te, bir bakkalın dolabından izinsiz ekmek alan öğrencilerin daha sonra para bırakıp yazdıkları notla helallik istemeleri, iş yeri sahibine duygulu anlar yaşattı.
Rüzgara karşı paslaşan çılgın genç
Kayserispor'un hocası Sumudica, rüzgarla paslaşan çılgın genç ve çok daha fazlası Tuğçe'nin sunumuyla Bunu Gördünüz Mü?'de...
Oğlunun katilini affeden anne herkesi ağlattı
Suliman Abdu'l Mutakallim isimli genç, sadece 60 dolar için öldürüldü. ABD'de yaşanan olay sonrası Suliman'ın annesi, katili affettiğini açıkladı. Yüreği yanan bir annenin duygulandıran konuşmasında söyledikleri, mahkemedekileri de ağlattı…
Venezuela zor durumda
Ekonomik krizden dolayı halkın temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı Venezuela'da yağma olayları başladı.
Dünyaca ünlü isimlerden İsrail'e boykot!
2004 yılında başlatılan İsrail'e karşı kültür boykotuna dünyaca ünlü birçok isim destek verdi. İsrail'in Filistin işgali ünlü sanatçılar tarafından bu hareketle boykot ediliyor.
Erdoğan’ın Türkiye tarifi: Türkiye demek…
Cumhurbaşkanı Erdoğan, grup toplantısında dinleyenleri coşkulandıran ve duygulandıran bir Türkiye tarifi yaptı. Erdoğan'ın konuşması alkışlarla karşılık buldu.


ABD’de imam camiye saldıran zanlıya verilen cezayı ödedi
ABD'nin Arkansas eyaletinde bir camiye zarar veren zanlı Abraham Davis'e faşist eylem sebebiyle 3 bin 200 dolar para cezası kesildi. Cami imamı, saldırgana kesilen cezayı kendisi ödedi. İmamın bu tavrı büyük takdir topladı.
Yoğurdun Steve Jobs'u
Çöpe attığı kağıtla kaderi değişti. 39 yaşındaki Türk girişimci Hamdi Ulukaya'nın inanılmaz başarı öyküsü...


Esnafa 10 maddelik müjde
Hükümet, esnafın haklarını gözetecek çok önemli çalışmalar başlattı.


Elazığlı ustadan 34 metrelik lahmacun
Elazığ'da bir lokantada lahmacun ustası olarak çalışan Engin Altunbaş, 2016 yılında 17 kişilik ekibiyle 23 metre uzunluğunda tek parçadan oluşan lahmacun yapmıştı. Son olarak 22 kişilik ekibiyle yeni bir deneme daha gerçekleştiren Altunbaş, yaptığı 34 metre uzunluğundaki lahmacunla kendi rekorunu kırdı. Altunbaş, hazırladıkları 34 metrelik lahmacunu Elazığ Gazi Huzurevi ve Rehabilitasyon Merkezi sakinlerine ikram edeceklerini sözlerine ekledi.
Yeni milli silahımız üzerindeki detayla dikkat çekiyor
Başbakanlık korumaları tarafından kullanılmaya başlanan yeni yerli silahımız MPT-55, üzerindeki Kayı Boyu deseniyle dikkat çekiyor.
Valverde Arda Turan'ı oynatmama sebebini açıkladı
Spor

Valverde Arda Turan'ı oynatmama sebebini açıkladı

Barcelona Teknik Direktörü Valverde, Başakşehir'e transfer olan Arda Turan'a forma şansı vermemesiyle ilgili soruya, "Burada oynamak zor" karşılığını verdi.
Fikret Orman: Maçlarımız Çin'de yayınlanacak
Spor

Fikret Orman: Maçlarımız Çin'de yayınlanacak

Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, "CometoBeşiktaş" adı altında bir basın toplantısı düzenledi. Orman düzenlenen basın toplantısında, "Beşiktaş'ın maçları artık Çin'de yayınlanacak. Çin ile çok güzel bir ilişki kurduk. Bunu sadece Beşiktaş değil, ülke ilişkisi için de yaptık" diye konuştu.
Kemerle döven kocası için devlete yalvardı
Gündem

Kemerle döven kocası için devlete yalvardı

Adana’da kendisini kemerle döven kocası cezaevine girip hakkında da 10 yıla kadar hapis istenince genç kadın kocasını sevdiğini, çok mağdur olduğunu belirterek, "Ben kocamı affettim, devlet de affetsin. 10 yıl hapis cezası çok ağır olacak" dedi.
Diriliş Ertuğrul'da 2 veda birden
Hayat

Diriliş Ertuğrul'da 2 veda birden

Ekranların sevilen dizisi Diriliş Ertuğrul, bu hafta 102. yeni bölümü ile ekranlara gelecek. Gelecek bölümde sürpriz bir gelişme yaşanacak. Samsa'nın ardından 2 oyuncu daha Diriliş Ertuğrul dizisine veda edecek. Sancar ve Bahadır Bey'in senaryo gereği ayrılması bekleniyor.
Arda Turan'dan Galatasaray'a gönderme
Spor

Arda Turan'dan Galatasaray'a gönderme

Milli futbolcu Arda Turan, Başakşehir'e imza attığı basın toplantısında "Türkiye'de döndüğümde Galatasaray'dan başka takımda oynamam" cümlesi hakkında sarı kırmızılılara ince bir mesaj gönderdi.