
Türkiye demokrasisinde kara bir leke olarak hafızalara kazınan 28 Şubat postmodern darbesinin üzerinden 29 yıl geçti.
O dönem özgürlükleri kısıtlanan, meslekleri ve eğitim hayatları ellerinden alınanlar, büyük mağduriyet yaşadı. O karanlık günlerin yıl dönümünde devlet yönetimi ve siyasilerden anlamlı mesajlar geldi.
MEŞRUİYETİN YEGANE KAYNAĞI MİLLİ İRADEDİR
28 Şubat döneminde askeri ve sivil vesayetçi kurumlarla, milli iradenin tahakküm altına alınmak istendiğini belirten TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, şunları kaydetti: “Türkiye demokrasisi, geçmişin yanlışlarıyla yüzleşip dersler çıkarabildiği ölçüde güçlendi. Meşruiyetin yegane kaynağı milli iradedir. Devletin tüm kurumları, hiçbir vatandaşını kimliği, kıyafeti, kanaati ve yaşam tarzı üzerinden dışlamayan bir işleyişi sürdürmek zorundadır. Toplumsal barışın temeli, farklılıklarımızı çatışma sebebi değil, ortak zenginliğimiz olarak görmektir. Bugünkü görevimiz, adalet duygusunu tahkim eden, milli hassasiyetlerimizi koruyan ve özgürlükleri genişleten zemini kararlılıkla büyütmektir. Artık ülkemizin geleceğinde benzer acıları üretecek hiçbir müdahale zemini, hiçbir vesayet odağı kalmamıştır. Milletimiz her türlü darbe girişimine karşı durarak, geleceği kardeşlik ve dayanışma ruhuyla inşa etmeyi sürdürecektir.”
Bu topraklarda son sözü her zaman millet söyler
- AK Parti tarafından, 28 Şubat postmodern darbesinin yıl dönümü dolayısıyla bir video klip hazırlandı. AK Parti'nin sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Baskının, ayrımcılığın, millete karşı efendilik taslamanın meşru sayıldığı günler artık geride kalmıştır" sözlerine yer verildi. Paylaşımda, "Milli iradenin darbeyle sınandığı 28 Şubat'ı unutmadık, unutmayacağız" ifadeleri de yer aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Bu ülkede hiç kimsenin 28 Şubat zihniyetini hortlatmasına izin vermeyiz" sözlerinin de yer aldığı videoda, 28 Şubat döneminde uygulanan başörtüsü yasağına ilişkin eylemler ve yaşanan süreç ile sonrasında AK Parti'nin kurulması ve iktidara gelmesiyle kadınların hayatında yaşanan dönüşüm aktarıldı. Bu süreç, şu ifadelerle anlatıldı: "Bu ülke, sandıkla yükselen iradenin darbelerle sınandığı günler gördü. Ve takvimler 28 Şubat'ı gösterdiğinde, bu darbe zincirine yeni bir halka eklendi. Bu kez tankların gürültüsü yoktu belki ama yaşananlar, koca bir neslin hafızasına kazınacak derin izler bıraktı. Manşetlerle yön verilen bir gündem vardı. Kararlar sandıkta değil, milletin gözünden uzak masalarda alınıyordu. Tam da bu dönemde başka bir yol belirginleşti. Kararlılıkla büyüyen bir itiraz. Bu iradeyi susturmaya kalktılar, konuştu; durdurmaya kalktılar, koştu; boyun eğdirmeye kalktılar, dimdik durdu. Çünkü bu millet ezelden beri kendi yolunu kendi çizerek var oldu. Bu topraklarda son sözü her zaman millet söyler."










