Türabi ve İslami Demokrasi

Hayreddin Karaman
Hayreddin KaramanYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 03/09/2015, Perşembe • Yeni Şafak Haber Merkezi
Türabi ve İslami Demokrasi
Batı'ya ait olan laik demokrasinin İslam ile bağdaşmadığı görüşünü savunduğum için beni gerici bulanların örnek olarak sundukları bazı isimlerin görüşlerini aktarıp tartışmaya devam ediyorum. Örnek ve rehber olarak tavsiye edilen isinlerden biri de Sudanlı ilim, fikir ve isyaset adamı Hasen et-Türâbî'dir. Peşin söyleyeyim ki, o da diğer modernist veya liberal İslamcıların çoğu gibi Batılı laik demokrasiyi değil, İslam'a mahsus bir demokrasiyi savunuyor.
Sudanlı Türâbî orta tabakadan dindar bir ailenin çocuğu olarak 1932 yılında doğdu, önce bir tasavvuf tarikatının şeyhi olan babasının öğrencisi oldu, birkaç kırâatı da ihtiva etmek üzere küçük yaşında Kur'an-ı Kerîm'i ezberledi (hafız oldu), yine babasından genç yaşında Arap dili ve edebiyatı ile İslâmî ilimleri öğrendi, Hartum Üniversitesi'ne devam ederek Hukuk Fakültesi'ni bitirdi, 1957 yılında İngilterede masterini, 1964 yılında da Sorbon'da doktorasını tamamladı. Ana dili dışında iyi derecede İngilizce, Fransızca ve Almanca biliyor. Ülkesine döndükten sonra bir yandan akademik faaliyetlerini yürüttü, kitaplarını yazdı, bir yandan da devlet hizmetlerinde ve önemli siyasi faaliyetlerde bulundu.
Türâbî İslam'da tecdidi (yenileştirmeyi) savunuyor ve bunun için kısmen klasik olandan ayrılan bir usul ortaya koyuyor, bu usule dayalı olarak teoriler ve çözümler üretiyor. Böyle bir yaklaşım ve faaliyet sahibi olan kişinin isabet yanında hata da etmesi, tutanlarının ve atanlarının bulunması tabîîdir, Türâbî, için de bu kural bozulmamıştır. Onun usulü ve düşünceleri konusunda pek çok kitap ve makale yazılmış, tartışmalar yapılmıştır. Benim burada üzerinde duracağım konu demokrasi ve laiklik ile ilgili yaklaşımıdır. Bu konuyu da Sudan anayasa tartışmalarının yapıldığı bir zamanda Hartum'da, Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Enstitüsü'nde yaptığı ve sonradan kitap olarak basılan “eş-Şûrâ ve'd-dîmokrâtiyye” isimli eserinden özetleyeceğim.
Türâbî diyor ki:
Batılı laik demokrasi ile şûrâ veya İslâmî demokrasi diyebileceğimiz siyasi sistem arasında önemli farklar vardır:
1. Batı demokrasisinin temel bağlamı “dindışılık”tır. Batılılar tarihte yaşadıkları acı tecrübeler sonunda şuna inandılar: Siyaseti dinden ayırmadıkça imparatorların ve/veya din adamlarının dini kötüye kullanarak Allah adına konuşmaları, hüküm vermeleri, hakikat ve meşruiyeti tekellerine almaları, halkın iradesini hiçe saymalarını ve karşı düşünce açıklayanları tekfir ederek öldürmelerini önlemek mümkün değildir. İşte bu yüzden onlar laik (lâ-dînî) demokrasiye sarıldılar.
İslam'da ise imanın manaları ile alakasını kesmiş bir halk iradesi ve yönetiminin yeri olamaz; çünkü İslam bir “tevhîd dinidir”; yani hayatın bütününü kuşatır, tamamını ibadet (bir Allah'a kulluk) içinde bütünleştirir, onu kapsamlı bir şeriat ile düzenler, din ile siyaseti, özel hayat ile kamu hayatını birbirinden ayırmaz. Siyaseti dinin çerçevesinden çıkarmak, Allah'ın iradesinin yanına yarattıklarının iradesini koymak bir çeşit şirktir.
2. İslam'da şûrâ (danışma, görüş alış-verişinde bulunma) hayatın bütününden ayrılmış, yalnızca bazı alanlarda uygulanan bir eylem ve bir müessese değildir; o bir hayat düzenidir; dini sembollerde, ailede, komşuda, toplumda, ekonomik işlemlerde, ilimde, siyasette… şûrâ vardır. Onu hayatın bütününden ayırıp yalnızca siyasi bir terim yaparsanız demokrasiyi şekil demokrasisi olma tehlikesine atarsınız; servet dağılımı dengesi bozulur, herkese eşit olarak ait olması gereken siyasi hürriyetler zayıflar ve erşilemez fırsatlara dönüşür, ferdi sorumluluk ve yükümlülük şuuru ortadan kalkar, büyük çoğunluk liderlere ve yöneticilere yaslanır, hürriyetlerini kullanmaz, siyasi vazifelerini bağımsız olarak yerine getirmezler. Halkın yönetime kamil manada katılabilmesi için şûrâ şuur ve uygulamasının aileden mescide ve cemaate, şirketlerden servet dağılımına… kadar bütün alanlarda işletilmesi gerekir.
3- Batı anayasalarında egemenlik teorik olarak halkındır ancak halk egemenliği bizzat ve doğrudan kullanamaz, kararı ve yönetimi, kendilerini temsil etmek üzere bazı insanlara devreder. Halkın iradesi hiçbir zaman icmâ (bütün halkın ittifakı) ile tezahür etmez, çoğunluğun iradesi geçerli olur. Ayrıca temsil müessesesi çok problemlidir. Seçim kanunları ve şekilleri, aldatıcı propagandalar gibi pek çok amil halkın iradesini temsil edecek şahısların seçimini olumsuz etkiler…
İslam'da halkın egemenliğinin kaynağı Allah'ın bahşettiği hilafet (belli alanlara ait vekalet)tir ve Allah'a itaat şartına bağlıdır. Şu halde İslâmî demokraside halkın egemenliği mutlak olmayıp şeriata bağlı kalmakla kayıtlıdır. Bu da sonunda “şeriata iman etmiş bulunan halkın iradesinin doğrudan ve otomatik olarak egemen olmasına” raci olur. Dolayısıyla halkın iradesini dolaylı olarak temsil eden temsilciler meclisinin veya yöneticinin şeriattan sapma hakkı olamaz. Halkın tamamı şeriatın küllî ve parça hükümlerine iman ediyorlar. İşte bu hükümler ve ictihadla elde edilmiş bulunan diğer hükümler kamil manada uygulanmaya başlayınca aracısız olarak doğrudan demokrasiyi uygulamış oluruz. (Devamı var)
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026