ABD Adalet Bakanlığı tarafından yeni paylaşılan belgeler, Jeffrey Epstein’ın 2019 yılındaki ölümüne dair tutarsızlıkları gün yüzüne çıkardı. Kamuoyuna açılan dosyalarda, Epstein’ın ölümünden tam bir gün önce resmi ölüm açıklamasının taslak olarak hazırlandığını ortaya koyuyor.
ÖLÜMDEN BİR GÜN ÖNCE HAZIRLANAN RESMİ AÇIKLAMA
NDTV tarafından gündeme getirilen belgelere göre, Epstein henüz hayattayken ölümüne dair hazırlıklar yapılıyor. Öyle ki, yine iddiaya göre 9 Ağustos 2019 tarihli taslak metin, dönemin Manhattan Başsavcısı Geoffrey S. Berman adına hazırlanmış ve "Sanık Jeffrey Epstein'in Ölümüne İlişkin Manhattan Başsavcılığı Açıklaması" başlığını taşıyor. Bu belgede, Epstein’ın hücresinde "bilinçsiz halde bulunduğu" ve kısa süre sonra hayatını kaybettiği bilgisi henüz olay gerçekleşmeden kağıda dökülmüş durumda. Metinde ölümün "son derece rahatsız edici" olduğu belirtilirken, suç ortaklarına yönelik soruşturmanın devam edeceği vurgusu yapılıyor.
EPSTEIN BİR GÜN SONRA ÖLÜ BULUNDU
Resmi kayıtlara göre Jeffrey Epstein, taslak metnin hazırlanmasından tam bir gün sonra, 10 Ağustos 2019 sabahı New York'taki Metropolitan Correctional Center (MCC) adlı cezaevindeki hücresinde ölü bulundu. Yetkililer, milyarderin turuncu bir kumaş parçasıyla intihar ettiğini duyurdu. Saat 06.33'te hücresinde hareketsiz bulunan Epstein’a 06.49'da sağlık ekiplerince müdahale edildiği görülse de, hastanede ölümü resmen ilan edildi. Ancak yeni belgeler, bu zaman çizelgesindeki "tesadüflerin" ötesinde karanlık bir tablo çiziyor.
KAMERA GÖRÜNTÜLERİ KAFALARI KARIŞTIRDI
Dosyadaki en çarpıcı detaylardan biri, ölümden önceki gece kaydedilen kamera görüntüleri oldu. 9 Ağustos saat 22.39'da Epstein'in bulunduğu kata doğru ilerleyen turuncu renkli bir figür tespit edildi. Adalet Bakanlığı bu figürün "çarşaf taşıyan bir görevli" olduğunu iddia etse de, bağımsız uzmanlar ve cezaevi personeli görüntünün bir mahkuma ait olduğunu, o saatte bir mahkumun o bölgede bulunmasının ise "olağan dışı" bir durum teşkil ettiğini savunuyor.
EPSTEİN'İN ÖLÜMÜNDE ŞÜPHELİ BULGULAR
FBI tarafından gizliliği kaldırılan fotoğraflarda, Epstein’ın isminin "Jeffery" şeklinde yanlış yazılması gibi teknik ihmallerin yanı sıra, 89 sayfalık otopsi raporu da ciddi soru işaretleri barındırıyor. Raporda Epstein’ın boynundaki tiroid kıkırdağında kırıklar tespit edildiği bilgisi yer alıyor; bu durum uzmanlarca genellikle "boğulma" belirtisi olarak yorumlanıyor. Ayrıca, Epstein ile aynı hücreyi paylaşan eski polis Nicholas Tartaglione’nin ortaya çıkan af dilekçesi, olayın seyrini tamamen değiştiriyor. Tartaglione, "Hükümet ikimizi de ölü istiyordu" diyerek, iddiaları derinleştiriyor
KRİTİK İSİMLERE YÖNELİK SARSICI İDDİALAR
Tartaglione’nin dilekçesinde, eski FBI Direktörü James Comey’nin kızı savcı Maurene Comey’e yönelik ağır suçlamalar da bulunuyor. İddiaya göre savcılar Epstein’a, "Eğer Trump’ın bu suçlara karıştığını söylersen özgür kalırsın" teklifinde bulundu. Epstein’ın ölümünden 21 gün önce kendisini boğmaya çalıştığını öne sürdüğü Tartaglione ise, "Onu yerde boynunda bir iple nefes almaya çalışırken buldum. Hayatını kurtarmaya çalışan bendim" sözleriyle iddiaları reddediyor.
LADY VICTORIA HERVEY JEFFREY EPSTEIN'IN ÖLMEDİĞİNİ İDDİA ETTİ
Dosyalarında adı geçen ve çeşitli fotoğrafları bulunan Prens Andrew'un eski kız arkadaşı Lady Victoria Hervey, LBC radyosunda Tom Swarbrick'in programına konuk olarak çarpıcı açıklamalarda bulundu. Hervey, "Açıkçası Jeffrey Epstein'ın artık öldüğünü bile düşünmüyorum" diyerek resmi anlatıyı reddetti ve İsrail'e kaçtığını öne sürdü.
Hervey, bu açıklamalarını herhangi bir yönlendirme olmadan yaptığını belirterek, yıllardır süren ölüm tartışmalarına kendi bakış açısını ekledi. Hervey'in iddiaları, Epstein dosyalarında adı 23 kez geçmesiyle de dikkat çekiyor. Lady Hervey, "Güçlüysen ve o çevredeysen, dosyalarda yer almamak hakaret olur. Bu, kimsenin seni ciddiye almadığı anlamına gelir" dedi.
"TRİP VAN" VE CESET DEĞİŞİMİ İDDİASI
Lady Hervey, Epstein'ın cezaevinden bir "trip van" aracılığıyla çıkarıldığı ve cesetlerin değiştirildiği iddialarına da dikkat çekti. Bu teorinin ilk olarak 4Chan'de, kendisini cezaevi görevlisi olarak tanıtan anonim bir kişi tarafından dile getirildiğini hatırlattı. Hervey, yayımlanan dosyalara atıf yaparak, "Cesetlerin değiştirildiğini gördüğünü söyleyen gardiyanın mutlaka sorgulanması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Bu iddialar, Jeffrey Epstein'ın ölümüyle ilgili komplo teorilerini yeniden gündeme taşırken uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.