İngiliz The Economist'ten çarpıcı analiz: Türkiye çemberi daraltıyor Tel Aviv’de 'ölümcül kuşatma' paniği

Dış basına göre Türkiye ve terör devleti İsrail arasındaki söz düellosu kontrolden çıkma eğiliminde. İngiliz dergisi The Economist İsrail'in F-35 hamlesini engelleme çabalarından Suriye'deki güç savaşına, Ceyhan'dan akan petrolden Trump dönemindeki dengelere kadar iki ülkeyi karşı karşıya getiren kritik dinamikleri masaya yatırdı.

Lokman Özdemir
The Economist Türkiye-İsrail geriliminin giderek tırmandığını yazdı.

İngiltere menşeli The Economist'te yayınlanan bir analize göre, Türkiye ve İsrail gerilimi her geçen gün daha da körükleniyor.

Gazze soykırımı ile tırmanan Türkiye-İsrail gerilimi son dönemdeki söz savaşı ile daha da şiddetlendi.

Analizde, bu gerilimin artık kontrolden çıkmaya başladığına dikkat çekiliyor.

  • İsrailli siyasetçilerin Türkiye'yi İran ile aynı kefeye koyduğu belirtilen metinde, 23 Haziran'da bir İsrailli bakanın,

Ermeni adımı gerilimi tırmandırdı

İsrail, 28 Haziran'da 1915 olaylarını soykırım olarak tanıyarak gerilimi bir adım daha ileri taşıdı.

Buna karşılık Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Gazze'de soykırım yapıldığı gerçeğini uluslararası arenada savunuyor ve İsrail'in Suriye ile Lübnan'daki bombardımanlarının Türkiye'ye tehdit oluşturduğunu savunuyor.

Önümüzdeki ekim ayında seçmen karşısına çıkacak olan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun kuşatılmış bir İsrail anlatısını sürdürmek istediği, bu sebeple dikkatleri başka bir unsura çekebilmeye ihtiyaç duyduğu ifade ediliyor.

Her iki tarafın da diğeri tarafından kuşatılmaktan korktuğu vurgulanan analizde, İsrail'in Türkiye'nin Suriye'deki geniş varlığına ve Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan ile gelişen askeri ittifaklarına işaret ettiği belirtiliyor.

Türkiye ise İsrail'in Gazze, İran ve Lübnan'daki savaşlarının yanı sıra terör örgütleriyle olan iş birliğine dikkat çekiyor.

İsrail'in İran'daki savaşının Türkiye için en yeni alarm nedeni olduğu aktarılıyor.

Öte yandan Doğu Akdeniz'de İsrail'in Yunanistan ve Güney Kıbrıs ile genişleyen iş birliği, Türkiye'nin bölgedeki etkisini sınırlamayı amaçlayan bir diğer sürtüşme kaynağı olarak öne çıkıyor.

"Suriye saatli bir bomba"

İsrail'in, Türkiye'nin 7 Ekim saldırılarının arkasındaki mücahit Hamas'a verdiği destekten uzun süredir rahatsız olduğu, ancak son dönemde Ankara'nın Suriye'deki rolünden daha fazla endişe duyduğu belirtiliyor.

Birçok İsrailli yetkili Suriye'deki durumu şu şekilde değerlendiriyor:

"Ahmed Şara liderliğindeki Suriye, Türk liderler tarafından kontrol edilen saatli bir bomba."

İran'daki savaşın Türkiye'nin elini güçlendirdiği, Ankara'nın Amerika ile İran arasında bir arabulucu olarak rolünü sağlamlaştırdığı ve Donald Trump ile iyi ilişkiler kurduğu belirtiliyor.

Netanyahu'nun ise Trump ile Erdoğan arasındaki yakınlıktan ve Amerika'nın bölgede Türkiye ile çalışmaya hazır olmasından rahatsızlık duyduğu aktarılıyor.

İsrail'i alarma geçiren bir diğer konu ise Türkiye'nin 10 yıl önce Amerika'dan sipariş ettiği F-35 savaş uçaklarını güvence altına almaya yönelik yenilenmiş girişimleri.

F-35 atılımını engelleme çabası

Washington Yakın Doğu Politikaları Enstitüsü'nden Soner Çağaptay, İsrail'in son dönemdeki sert çıkışlarını F-35 meselesine bağlıyor:

"İsrailliler, Trump'ın bir F-35 atılımına hazırlandığını biliyor ve bunu engellemek istiyorlar."