İran için kritik gün

İran ve ABD Muskat'ta bir araya geliyor. Bugün başlayacak müzakerelerde İran, yalnızca nükleer dosyanın konuşulmasını istiyor. ABD tarafı ise bir yandan askeri tehditlerini sürdürürken diğer yandan uzlaşıya istekli görünüyor. Bölge ülkeleri de yeni bir savaş istemiyor.

Abbas Erakçi

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, uzun süredir Basra Körfezi ve Hint Okyanusu’na askeri güç yığarak savaş tehdidinde bulunan ABD ile müzakerelerin Umman’ın başkenti Muskat’ta yapılacağını resmen duyurdu. İran’ın sadece ABD’nin masada olmasını istediği iddia edilse de bölge ülkelerinin de müzakerelerin bir tarafı olacağı ifade ediliyor. Erakçi, ülkesinin yalnızca nükleer dosyayı müzakere edeceğini ve egemenlikle ilgili konuların müzakere konusu olmayacağını bildirdi. ABD tarafı ise İsrail ile istişare halinde adım atarken Washington’u temsil edecek olan ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, müzakereler öncesi Tel Aviv’de üst düzey liderlere bilgi verdi.

ÜÇ ÜLKEDEN ÇERÇEVE ÖNERİ

Savaşın engellenmesi için çaba sarf eden bölge ülkelerinden Türkiye, Mısır ve Katar'ın müzakereler için bir çerçeve önerdiği kaydedildi. El-Cezire’ye konuşan diplomatik kaynaklar, söz konusu ülkelerin “İran’ın bugüne kadar yüksek ölçekte zenginleştirdiği uranyumu üçüncü bir ülkeye taşıması ve uranyum zenginleştirme faaliyetinin ilk üç yıl sıfıra düşürülmesinin ardından sonraki yıllarda yüzde 1,5’e çıkarılması” temelinde müzakerelerin yürütülmesini önerdiğini iddia etti.

MASADA NE OLACAK?

Müzakereler öncesi İranlı yetkililer, Muskat’ta "Nükleer dosya dışındaki hiçbir konuda müzakereyi kabul etmeyeceğiz" dedi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise çarşamba gecesi yaptığı açıklamada, müzakerelerin İran'ın nükleer ve balistik füze programlarını kapsaması gerektiğini belirtti. Trump’ın anlaşmaya ulaşmayı istediğini vurgulayan Rubio, görüşmelerin gerçekten anlamlı bir sonuca ulaşması için bazı başlıkları içermesi gerekiyor. Bunlar arasında balistik füzelerin menzili, bölgedeki terör örgütlerine verdikleri destek, nükleer programları ve kendi halkına yönelik muameleleri yer alıyor" diye konuştu.

TRUMP BASKIYI SÜRDÜRÜYOR

ABD Başkanı Donald Trump, 2015 yılında İran ile 5+1 ülkeleri arasında imzalanan ilk nükleer anlaşmadan 2018 yılındaki ilk görev süresinde çekilmişti. Bu tarihten sonra İran’a karşı askeri gerilimi artıran ABD, İran Devrim Muhafızları (DMO) Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’yi 2019 yılında öldürmüştü. ABD, İsrail ile beraber geçtiğimiz yaz İran’ın nükleer tesislerine saldırılar düzenlemiş, 28 Aralık’ta başlayan protesto sürecinde de İran rejiminin değiştirilmesi gerektiğini savunmuştu. Müzakereler öncesi dün NBC News’e konuşan Trump, İran’ın yaz aylarındaki saldırılardan sonra nükleer programını yeniden güçlendirdiğini iddia ederek, "Bunu öğrendik ve 'Bunu yaparsanız çok ağır sonuçları olur.' dedim" cümlelerini sarf etti. Trump, gazetecilerin “Hamaney mevcut durumdan endişelenmeli mi?” şeklindeki sorusuna da “Bence çok ama çok endişeli olmalı” yanıtını verdi.

İSRAİL ANLAŞMAYI ÖNLEMEK İSTİYOR

Öte yandan, Trump’ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, önceki gün Tel Aviv’e gitti. Burada İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun yanı sıra Savunma Bakanı Yisrael Katz başta olmak üzere güvenlik, askeri ve istihbarat liderleriyle görüşen Witkoff, İran ile müzakere durumuna dair bilgi verdi. Yedioth Ahronoth gazetesine konuşan diplomatik kaynaklar, Netanyahu’nun “İran’ın uranyum zenginleştirmeyi durdurmasını, zenginleştirilmiş uranyumunu üçüncü ülkeye nakletmesini, balistik füze programını sonlandırmasını ve bölgedeki vekil güçlere desteğini çekmesini” şart koştu. Kanal 12’ye konuşan güvenlik kaynakları ise İsrail yönetiminin kabul edilemez şartlar sunarak anlaşmayı önlemeye çalıştığını iddia etti.

Time’dan kapaklı provokasyon

  • Askeri gerilimin nispeten azalarak yerini diplomasiye bırakmasına karşın ABD medyasındaki provokatif yayınlar sürüyor. Time dergisi son sayısında İran dini lideri Ali Hamaney’i “üzerinde protestocuların olduğu kırmızı renkli bir çizimle” tasvir ederek, “Ayetullah’tan sonra” manşetini kullandı. Derginin bu kapağı, geçmişte Saddam Hüseyin ve başka devrik liderlerle ilgili yaptığı kapaklara benzetildi.