Shah Mahmood Qureshi-Pakistan Dışişleri Bakanı
Afganistan halkının acil ilgiye ihtiyacı vardır. Afganistan’ı etkileyen insani felaket, belki de bugüne dek dünyada gerçekleşmiş olan en kötü felakettir. On yıllarca, insani acil durumları analiz etme ve yönetmekte deneyim sahibi olan Birleşmiş Milletler (BM) sistemi, alarm zilleri çalmaktadır. BM Genel Sekreteri António Gutteres, on yıllar süren savaş ve güvensizlikten sonra “belki de en çetin zamanlarıyla karşı karşıya olan” milyonlarca Afgan’ın tutunacak bir dala ihtiyaçları olduğunu ifade ederek finansal destek çağrısında bulundu.
Şükürler olsun ki birçok bağış severin cömertliği sayesinde uluslararası kuruluşlar ve insani yardım kuruluşları; acil gıda, ilaç ve diğer hayat kurtaran tedariklerin seferber edilmesine ve giderilmesine yardımcı olmuştur. Sınırlı kaynaklara ve mali sınırlandırmalara rağmen, Pakistan 30 milyon doların üzerinde insani destek sağlamış, insani ihtiyaçlar için hava ve kara köprüleri kurmuş ve ihtiyacı olan Afganların transit ticaretini ve sınırlar arasındaki hareketini kolaylaştırmıştır. Fakat daha fazla miktarda insani yardıma ihtiyaç vardır.
BM tahminlerine göre; yarım milyondan fazla Afgan ülke sınırları içinde yerlerinden olmuştur. Yaklaşık 22.8 milyon Afgan ciddi biçimde gıdasız kalma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Dünya Gıda Programına göre “bu kış milyonlarca Afgan açlık veya göç etmek arasında seçim yapmak zorunda kalacaktır.” Medyadaki haberlere bakıldığında binlerce Afgan ülkeden ayrılmaya çalışmaktadır. Bu zamana karşı bir yarıştır!
YAPTIRIMLAR AFGAN HALKINI OLUMSUZ ETKİLİYOR
Uzun süreli bir anlaşmazlığın biriken etkileri, kırsal kesimdeki uzun süren kuraklık, kentsel alanlardaki ekonomik etkinliklerde meydana gelen kesintiler ve Kovid-19 küresel salgınının sosyoekonomik etkileri Afganistan halkı için ciddi zorluklara sebep olmuştur. Afganistan’daki insani kaynaklar sert kış koşulları ve uzak mesafelerden dolayı lojistik zorluklarla karşı karşıyadır. Kırılgan bir idari yapı, aşırı likidite eksikliği ve mali yaptırımlar Afganistan’da gözle görünür bir ekonomik erime tehlikesine işaret etmektedir. Yine de bu insani krizden sakınılabilir, sakınılmalıdır.
Afganistan bankacılık sistemini çökerten yaptırımlar ve varlıkların dondurulması, insani amaçlar için fonların transferini engellemekte; kamu hizmetleri, eğitim ve sağlık gibi kritik sektörlerin çalışanlarının da maaşlarının ödenmemesine neden olmaktadır. Yaptırımların gözden geçirilmesi ve yeniden değerlendirilmesi; yaşamları kurtarmak, temel hizmetleri yerine getirmek ve kamu idaresinin bir nebze de olsa sağlanması için son derece gereklidir. Gecikmeler mali sistemin regüle edilmemiş para değişimlerine düşerek istenmeyen risklere neden olabilir. Böyle bir senaryo terörizm ve kaçakçılıkla mücadele gibi ortak hedeflerimizi baltalayabilir.
Şimdi Afganistan halkını kendi kaderine terk etmenin zamanı değildir. Afganistan’ı kendi haline bırakırsak bu, uluslararası toplumun tam olarak sakınmak istediği; toplu göçe, daha fazla istikrarsızlığa, çatışmaya ve ülkede yayılacak olan terörizm dalgasına sebep olacaktır. Uluslararası toplum, Afganistan’da insan haklarının durumu ve güç paylaşımının niteliği ile ilgili haklı bir endişe taşımaktadır. Bu meseleler; sivil, siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel olarak, tüm boyutlarıyla ele alınmalıdır. Ülke içerisindeki Afganlara yardım etmek de etkili ve kalıcı bir çözüm olabilir. Fakat bu da sadece birkaçını değil herkesi düşünmemizi gerektirir.
SİYASİ VE DİPLOMATİK GÖRÜŞMELER HIZLANMALI
Sıradan Afgan vatandaşı ne kendilerinden önceki idarecilerinin yaptıklarından sorumludur ne de son dönemlerde ülkelerinde meydana gelen değişiklikler için cezalandırılabilirler. Bu krizin ortasında Afganistan için; barışı, güvenliği, kalkınmayı ve insan haklarını karşılıklı olarak güçlendiren bir yol haritası çizme fırsatı bulunmaktadır. Böyle bir yol, eylemlerin dikkatli bir şekilde sıraya konulmasını ve önceliklendirilmesini gerektirir. Siyasi ve diplomatik görüşmelerin hızı insani ve ekonomik yardımla eş zamanlı olarak artırılmalıdır.
İşte bu nedenle, Pakistan Afgan halkıyla dayanışma göstermek ve Afganistan’a insani yardımların koordineli şekilde tedarik edilmesi amacıyla etkili bir kanal oluşturulmasına yardımcı olmak için 19 Aralık 2021’de İslamabad’da “İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Dışişleri Bakanları Konseyi Olağanüstü Oturumu”na ev sahipliği yapmaktadır. Birleşmiş Milletler’den sonra ikinci en büyük hükümetler arası kuruluş olan İİT, Afgan halkına yardım etmek konusunda öncülük etmek için iyi bir konumdadır. Pakistan, İİT üye ülkeleri ve uluslararası toplumun, Afgan halkına, bu dar zamanlarında mümkün olan tüm desteği vereceklerini ümit etmektedir.
Bugün Afganistan’da “Bir yaranın zamanında dikilmesi sizi sonradan meydana gelecek dokuz beladan korur” atasözünü yaşadığımız bir durumla karşı karşıyayız. Daha fazla beklemeyi göze alamayız. Dünya harekete geçmelidir, hem de hemen şimdi…