Mustafa kimin şehidi?

15 Temmuz’da, her kesimden insanımız, göğsünü vatan için siper etti. Onlara olan borcumuzu hiçbir zaman ödeyemeyiz. Hepsi bizim için Mustafa Cambaz’dır, canımızdır. Lâkin gazetelerimizin şehit gazeteci Mustafa Cambaz’ın hikâyesine bir parça da olsa yer vermemeleri meslekten biri olarak beni üzdü. Daha üzücü olanıysa, “Cambaz kimin şehidi?” sorusunun gelip kafama çöreklenmesiydi.

Hakkı Yanık
Mustafa Cambaz

15 Temmuz darbe girişiminin üstünden altı yıl geçti. Hain kalkışma, altıncı yılında bütün yurtta ilk günkü ciddiyeti içerisinde telin edildi.

Yeni Şafak gazetesi, 15 Temmuz için yazı işleri müdürlerimizden Mustafa Kahraman yönetiminde 96 sayfalık iki “özel ek” hazırladı. Bu derinlikli ve geniş oylumlu çalışmada, birçok konunun yanı sıra şehitlere ve ailelerine de yer verildi. 15 Temmuz’un ilk şehitlerinden, Çengelköy’de şehit düşen meslektaşımız, arkadaşımız (canımız) gazeteci Mustafa Cambaz’a da dört sayfa ayrıldı. Her kesimden ve her yaştan insanımızın canını ortaya koyarak vatanını savunduğu bu tarihi gün için Yeni Şafak’ın yanı sıra, Hürriyet, Milliyet ve Sabah gazeteleri de 15 Temmuz ekleri yayımladılar.

Gazetemizin eklerini incelemeden evvel onlara baktım.

Sabah gazetesi iki ek yayımlamıştı. Bu eklerde çeşitli konuların yanı sıra yaklaşık 30 şehide yer verilmişti. Eklerde, birçok -kahraman- isim yer alıyordu. Ağlayarak okuduğum hikâyelerin arasında Mustafa Cambaz’a dair bir şeyler görmeyi bekliyordum. İki eki de baştan sona taradım, yoktu. Sadece eklerden birinin birinci sayfasına şehitlerimizin fotoğrafları konulmuştu. Onların arasında Cambaz’ınkini gördüm. “Buna da şükür” dedim.

Milliyet’in ekinde ise iki sayfa, “Kalbimizde Yaşıyorlar” başlığıyla şehitlere ayrılmıştı. Sayfalarda, 11 şehidimize yer verilmişti. Milliyet’in ekinde de Mustafa ile ilgili bir bahis yoktu. Yine de şükrettim!

Hürriyet’in ekinde pek şehit hikâyesi yer almıyordu. Dolayısıyla Cambaz hiç yoktur diye düşünürken yanıldığımı anladım. Çünkü ekin ikinci sayfasında “... gazeteci Mustafa Cambaz’ın...” şeklinde bir ifade vardı, şükür!

15 Temmuz’da, her kesimden insanımız, göğsünü vatan için siper etti. Onlara olan borcumuzu hiçbir zaman ödeyemeyiz. Hepsi bizim için Mustafa Cambaz’dır, canımızdır. Lâkin gazetelerimizin şehit gazeteci Mustafa Cambaz’ın hikâyesine bir parça da olsa yer vermemeleri meslekten biri olarak beni üzdü. Daha üzücü olanıysa, “Cambaz kimin şehidi?” sorusunun gelip kafama çöreklenmesiydi.

Cambaz, 251 şehidimizle birlikte vatanı için canını verdi. Bizler de vatanımız için yaşıyoruz.

Ülkemizi 15 Temmuz karanlığından -kanlarıyla- aydınlığa çıkaran canlara selâm olsun.

Unutmadık, unutmayacağız; kahramanlarımızı daima minnetle anacağız.