Neslimiz katlediliyor

Suç eylemine dâhil olmuş bir çocuğun “çocukluk masumiyeti” üzerinden değerlendirilmesi ve hatta pişmanlık yaşaması gerekirken kendisi üzerinden suçunun övülmesi, toplumsal çapta rehabilite edilmesi gereken bir süreçler topluluğudur.

İllustrasyon: Cemile Ağaç Yıldırım.

Mahmut Çelik / Yazar

17 yaşındaki Atlas, sokak ortasında öldürülen çocuklar listesine eklendi. Katilleri de yine 18 yaşından ufaklar. Ve hâlâ “suça sürüklenen çocuk” diyerek, cinayetten uzak durmayan ve hatta bu suçu, bu günahı benimseyen kimselerin ve ailelerinin daha az ceza almaları yönünde müdafaada bulunanlar mevcut.

KATİL KATİLDİR

Öncelikle belirtmek gerekir ki, “suça sürüklenmek” diye tarif edilecek bir eylem yoktur, katliam ve katil vardır. Katilinse aklı, cinayeti övmekten geri durmayacak derecede yerindedir. Bu anlamda kamuoyu, “Katilin yaşı yoktur, katil katildir” ortak tepkisinde birleşti.

Bu eylem artık tekil bir suç değil, sistematik bir hâl alma yoluna girdi “Suça sürüklenen çocuk” şeklinde tanımlanan uydurma tamlama ise adeta kavramsallaşarak suç üzerinde bir kalkana, suçlu için de bir zırha dönüştü. Çocuk yaştaki suçlulara verilen hafifletilmiş cezalarsa bu kümedeki katil sayısını arttırır oldu. Ayrıca süreç, suç örgütlerini, çocukları kullanmaya daha da iter hâle geldi. Yasalarımız bu konuda yetersiz, caydırıcılık neredeyse yok. Örneğin ABD’de 13 yaşındaki bir çocuk iki küçük kardeşini öldürdüğü için 100 yıl hapis cezası alırken ülkemizdeki durum düşündürücü. Birini öldürmek bu kadar kolay olmamalı. Hayalleri, hedefleri, geleceği yok etmek, geride ömür boyu geçmeyecek acılı aileler bırakmak bu kadar kolay olmamalı.

EBEVEYNLERİNİN BAKMAYA KIYAMADIĞI ÇOCUKLARA NASIL KIYILIR?

“Ölüm”, “Öldürüldü, “Öldü” cümleleri yapıştı çocuklarımızın yakasına. Ailelerini düşününce nefesim kesiliyor. Çok zor ve çok ağır. Sabır ve güç dileyebiliyorum ancak çaresizce.

“Suça sürüklenen çocuk” saçmalığına bu yüzden derhâl son verilmeli. Öldürülen, katledilen dünya güzeli çocuklar... Mattia Ahmet Minguzzi 14 yaşındaydı. 24 Ocak 2025 günü, 15 yaşındaki bir katil tarafından 14 bıçak darbesi ile katledildi... Atlas Çağlayan 17 yaşındaydı. 14 Ocak 2026 günü 15 yaşındaki bir katil tarafından bıçakla katledildi... Elinden yaşam hakkı alınmış ve adını duymadığımız daha nice evladımız için “adalet” gerek.

Çocuk demek, memleketin geleceği demek. Çocukları korumak kimin görevi? Siyasilerden, kurum ve kuruluşlardan, tüm yetişkinlerden çocuklarımız konusunda sorumluluk alınması gerektiğini belirten paylaşımlar okuyoruz. O uydurma tarife dayandırdıkları koşulları paylaşan her çocuk, “Bana yan baktın” diyerek akranını bıçaklayıp öldürüyor mu, öldürecek mi? Bu hangi noktaya erişene değin, hangi şartlar “olgunlaşana” kadar sürecek? Bu alçak duruma daha ne kadar sabredilecek?

EKRANLAR ŞİDDETTEN TEMİZLENMELİ

Çocukların güvenliğinden sadece devleti sorumlu tutmak kolaycılıktır. Sadece adlî tedbirler almaksa günü kurtarmaktır. Uzmanlara göre “suça sürüklenen çocuk” tanımının en büyük nedenlerinden biri, kontrolsüz sosyal medya ve bitmek bilmeyen mafya dizileri. Özellikle Tiktok’taki şiddet içerikleri çocukları ciddi şekilde etkiliyor. Bu nedenle bu uygulamaya yönelik acilen yaş sınırı getirilmeli ve çocuklar sosyal medyadan korunmalı. Konu hakkında RTÜK Kanunu da reforme edilmeli ve kurum tez biçimde uyandırılmalı. Artık gündüz ve prime time kuşağı şiddet içeren sarmaldan kurtarılmalı.

Bunların yanında ayrıca “6284” Sayılı Kanun da ya yeniden düzenlenmeli ya da kaldırılmalıdır. Görünen o ki bu kanun, neslimizi ve ailemizi ifsad etmekten başka bir sonuç doğurmadı. Bir an önce konuyu çözümlemek için madde madde eylem planı çıkarılmalı. TBMM yeni düzenlemeyi acilen yapmalı ve nasıl kapkaç olayları tek dokunuşla çözülmüşse bu konu da gündemimizden çıkmalı. Bu anlamda şu birkaç tavsiye ele alınabilir…

AZAMÎ SÜRELER YENİDEN BELİRLENMELİ

Suça sürüklenen çocukların, örgüt/terör kapsamında karıştıkları toplu suçlarda, tutuklulukta geçirecekleri azamî süreler yönünden CMK 102/5 maddesinde değişikliğe gidilerek yaşı büyük şüphelilerle benzer azamî sürelerin belirlenmesi sağlanabilir. Suç tespiti ivedi şekilde yapılarak delillerin toplanması açısından 15-18 yaş aralığında olup suç eylemine dâhil olan çocukların ifadeleri müdafii eşliğinde kolluk görevlilerince alınabilir.

15-18 yaş aralığında olup kasten öldürme ve uyuşturucu madde ticareti gibi nitelikli suçlardan hüküm giyen çocukların doğrudan çocuk eğitim evine gönderilmemeleri, kapalı ceza infaz kurumunda cezalarının infazına başlanarak ıslah sürecine göre infaz değerlendirme komisyonunun kararı ile çocuk eğitim evine nakillerinin sağlanması mümkün kılınabilir.

5395 Sayılı Kanun gereğince verilen koruyucu ve destekleyici tedbirler ile güvenlik tedbirlerinin yerine getirilip getirilmediği hususunda denetim mekanizmasının etkinliğinin arttırılması ve tedbirlere uyulmaması hâlinde uygulanabilecek cezaî yaptırımların belirlenmesi mümkün olabilir.

YAŞ KÜÇÜKLÜĞÜ İNDİRİMİ YASAL ZORUNLULUKTAN ÇIKARILMALI

15-18 yaş grubunda olup suç eylemine dâhil olmuş çocuk hakkında yaş küçüklüğü indiriminin yasal zorunluluk olmaktan çıkarılıp olayın oluş şekline, çocuğun suçtan pişmanlık duyup duymadığına, kişisel özelliklerine, aile yapısına ve suç geçmişine göre hâkimin takdirine bırakılması, gerektiğinde yaş küçüklüğü indirimi yapılmamasının önünün açılması düşünülebilir.

“Silahlı örgüt” adı altında ayrı bir suç düzenlemesi yapılarak, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ya da üye olma suçundan daha ağır yaptırımlar belirlenmesi, bu örgütlerin faaliyeti kapsamında çocukların suçta kullanılmasının ağırlaştırıcı nitelikli hâl olarak düzenlenmesi de önemli bir adım olabilir.

Yaptırım, suçlunun değil, suçun karşılığıdır. Suç eylemine dâhil olmuş bir çocuğun “çocukluk masumiyeti” üzerinden değerlendirilmesi ve hatta pişmanlık yaşaması gerekirken kendisi üzerinden suçunun övülmesi, toplumsal çapta rehabilite edilmesi gereken bir süreçler topluluğudur. Türkiye’nin 80 Darbesi’nden bugüne değin iğdiş edilen medyası eliyle suç, özendirilen bir eylem olarak toplumsal bilinçaltına yerleşmiş durumdadır. Ülkenin bir kırk yıl daha kaybetmemesi için bu bilinçaltının temizlenmesi elzemdir.