Sözün gücüne inanır mısınız?

İnsanın bilişsel işleyişinde günlük dilde kullandığı kelimelerin etkisi büyük bir önem arz etmekte. Yapılan araştırmalar bir kimsenin izlediği bir şeyi sürekli izledikten sonra o şeyi bir müddet sonra kendi zihinsel şeması içerisinde normalleştirmeye başladığı yönünde.

Arşiv

Beyzanur Yılmaz / Eğitimci – İlahiyatçı Yazar

Ben inananlardanım. “Neden?” diye sorarsanız, bunun birçok sebebi var. Çünkü kelimelerin gücünün etki alanı fazlası ile çok yönlü diyebilirim. Bu alanlar birçok yönden değerlendirilebilir. Ancak benim bahsedeceğim konu ve ilgili alan, mana dünyamıza zenginlik katacak nitelikte olup, özümüzü hatırlatacak bir özellik de taşımakta.

İnsanın bilişsel işleyişinde günlük dilde kullandığı kelimelerin etkisi büyük bir önem arz etmekte. Yapılan araştırmalar bir kimsenin izlediği bir şeyi sürekli izledikten sonra o şeyi bir müddet sonra kendi zihinsel şeması içerisinde normalleştirmeye başladığı yönünde. Bu araştırmanın kelimelerin gücü ile bağdaştırılacak birçok yönü olduğu söylenilebilir. Çünkü günlük hayatta sürekli kullandığımız kelimelerin zihinsel şemamız içerisinde yer alan bazı saklı kelimeler olduğunu ve bazen de bizi, belki de kişiliğimizi yansıttığını bu anlamda ifade edebiliriz. Ya da sürekli zikrettiğimiz kelimelerin zihnimize ve ruhumuza yerleşip, özümüze etkisi olan bir fonksiyonu olduğunu da…

Haydi gelin mana dünyamız ile bu konunun ne tür bir ilişkisi olduğunu açıklamaya…

HAYAT TELAŞINA DALIP UNUTTUKLARIMIZ

“Bizi biz yapan ve var eden kimdir?” sorusunu sorduğumda, inanan kimseler “Şüphesiz Allah’tır.” cevabını verecektir. Bu cevap doğrultusunda konuya devam edersek, “bizi biz yapan kendimiz olmamızı sağlayan varlığı her daim hatırlayarak yaşamak, O’na karşı boynumuzun borcu değil midir?” diye başka bir soru sormak isterim. Çoğu zaman belki de O’nu unutuyoruz, örneğin; O’na teşekkür etmeyi ve sığınmayı işimiz düştüğü zaman hatırlıyoruz. Ya da geldiğimiz çağ kendini o kadar metalaştırmış ki, mana odaklı düşünmemizi engelliyor ve O’nu zikretmeden yaşamayı normalleştiren formda bir hayat sunuyor bizlere…

Bize hayrı ve iyiliği dokunan kimseleri unutmamayı ve onlara olan vefa borcumuzu hatırımızdan çıkarmama çabasına giriyoruz. Peki bizi biz yapan ve bu dünyada bizi kendimiz olarak var eden Yüce Yaratıcıyı, sizce de her anımızda unutmamak gerekli değil midir?

O halde hem O’na karşı vefa borcu hem de özümüzü temiz, saf tutması ve ruhumuzu, gönlümüzü aydınlatması için bizi var eden kudretli Yaratıcıyı hatırlamamızı sağlayacak bir yöntem sunmak istiyorum. Bu yöntem, bilişsel anlamda zihnimizde sürekli Yaratıcıyı zikretmemizi sağlayan bir amaca hizmet edecek özellikte… Ayrıca ruhumuza yerleşip, özümüze etkisi olan bir fonksiyonu olduğunu da belirtmek isterim.

Yöntemin kapsamı, günlük dilde kullandığımız kelimelerin Yaratıcıyı hatırlatan formu ile eşleştirilmiş bir şeklinden oluşmakta, diyebilirim. Maksat, söylenmek istenen hususu, bizi yaratanı unutmadan dile getirmek…

LİSANIMIZA O’NU ZİKREDEN KELİMELERİ EKLEMELİYİZ

Bazı örnekler üzerinden gidersek;

‘Umarım’ demek yerine ‘İnşallah’ (Çünkü bu kelimenin kişiyi ‘Ancak bir şeyi O nasip ederse olur.’ algısına yönlendiren bir gücü vardır.)

Beğendimiz bir şeye karşı gerekli sıfatı kullanmak yerine ‘Maşallah’ (Çünkü bu kelimenin kişiyi ‘Bir şeyi güzel kılan güç Allah’tır.’ algısına yönlendiren bir gücü vardır.)

‘Ne güzel’ demek yerine ‘Allah ne güzel yaratmış,’ (Çünkü bu kelimenin kişiyi ‘Bir şeyin tek başına güzel olmayıp, ona güzellik katanın ve yaratanın Allah olduğu’ algısına yönlendiren bir gücü vardır.)

‘Yolun açık olsun’ yerine ‘Allah yolunu açık etsin,’ (Çünkü bu kelimenin kişiyi ‘Yolunda ilerlemesinde önünü açacak gücün Allah olduğu’ algısına yönlendiren bir gücü vardır.)

‘Kendine iyi bak’ yerine ‘Allah’a emanet ol,’ (Çünkü bu kelimenin kişiyi ‘Kendi dışında daha kudretli bir varlığa emanet etme’ algısına yönlendiren bir gücü vardır.)

‘Nasılsın?’ sorusuna cevap olarak ‘İyiyim’ yerine ‘Elhamdülillah,’ (Çünkü bu kelimenin kişiyi ‘İyi olmasını sağlayan güçlü bir varlık olduğu’ algısına yönlendiren bir gücü vardır.) demek…

Sadece istemek ve lisanımıza O’nu hatırlatıcı kelimelerin her birini tek tek eklemek…

Sizce de bu yöntem, bahsedilen ve zikretmesi zor olmayan kelimeler ile birlikte anlamlı bir yöntem değil mi? Belki de başta irademizi ve algımızı gerekli olan yöne çevirip, dil alışkanlığımızı bu kelimeler ile zenginleştirmekten geçiyor her şey…

Yeter ki bu konuda bilinçli olma yolunda ilerlemeye niyet edelim. Ve daha sonra kelimelerin gizli gücünün bize sunduğu mana yönünden etki eden yönünü, onlar vesilesi ile görelim.

Belirtmek istediğim yönden kelimelerin gücü ve etkisini bu anlamda anlatmaya çalıştım. Gerisi bizlere ve dilimize kalmış…

Öyle ise bu gücü keşfetmek, bizleri O’na götüren her harf ve kelimeyi özümsemek ve yolumuzu aydınlatacak kelimeleri lisanımızdan eksik etmemek ümidi ile.