Arz-ı Mev’ud inancının psikolojik çözümlemesi

04:00, 30/03/2026, Pazartesi
Yeni Şafak
Arz-ı Mev’ud inancının psikolojik çözümlemesi
Arşiv.

Dr. Beyzanur Yılmaz / Eğitimci, İlahiyatçı Yazar

Bütün dinlerin temel amacı insanı iyiliğe yöneltmek, doğruya ulaştırmak ve onu kötülüklerden uzak tutmaktır. İnanç, bu anlamda bir disiplin, bir arınma ve bir denge arayışıdır. İnsan, inandığı ölçüde kendini sınırlar, dizginler ve daha iyi bir varoluşa doğru yönelir.Ancak tarih bize inancın her zaman bu saf haliyle kalmadığını, zamanla güçle, iktidarla ve çıkarla temas ettiğinde, yönünü kaybedebildiğini göstermektedir.

HASTALIKLI BİR ZİHİN YAPISI

Arz-ı Mev’ud düşüncesi etrafında şekillenen bazı yaklaşımlar, tam da bu kırılmanın tartışıldığı bir alan haline gelmiştir. Çünkü burada inanç, sadece bireyin ahlaki dönüşümüne rehberlik eden bir yapı olmaktan çıkıp, somut hedefler, sınırlar ve sahiplik iddiaları üzerinden yeniden tanımlanır. Siyonist anlayışın ortaya çıkışı da bu düşünceden beslenmektedir. Bu anlayışa göre inanç, insanı dönüştürmek yerine, dünyayı kendi lehine dönüştürme aracına dönüşür. Bu noktada kutsal olan, bir iç arınma çağrısı olmaktan çıkarak, meşrulaştırıcı bir zırh haline gelir. Yapılan her şey, “haklılık” duygusuyla örtülür.

Bu tür bir zihinsel dönüşüm, psikolojik olarak sağlıklı bir inançtan çok, yoğun bir sahiplenme ve kontrol ihtiyacının kutsallaştırılması şeklinde tahlil edilebilir. Çünkü artık mesele iyi olmak değil kazanmak; doğruyu aramak değil kendi doğrusunu dünyaya dayatmaktır. Bu durum ise hastalıklı bir zihinsel yapıya sahip olmak demektir.

Öte yandan ilahî olana uygun inançlar vardır. İnsanı ayakta tutar, ona yön verir, anlam kazandırır. Ancak kökünden sapmış olan hastalıklı anlayışlardan gelen inanç, insanın gözünü daraltır, dünyayı tek bir pencereden görmeye zorlar. Arz-ı Mev’ud düşüncesi etrafında şekillenen kimi yaklaşımlar da tam bu kırılma noktasında duruyor.

Mesele sadece bir “vaat” meselesi değil artık. Mesele, o vaadin zihinde neye dönüştüğü. Çünkü bir inanç, kutsallık zırhına büründüğünde, ona yöneltilen her soru neredeyse bir saldırı gibi algılanmaya başlar. Ve o andan itibaren düşünce, kendini savunmak için sertleşir.

KÖRLEŞME

Burada psikolojik olarak dikkat çeken şey, inancın yerini yavaş yavaş takıntılı bir kesinliğe bırakmasıdır. Artık mesele doğruyu aramak değil, sahip olunan “doğruyu” korumaktır. Bu da insanı, kendi düşüncesinin dışındaki her şeyi tehdit olarak görmeye götürür. Karşısındaki insan artık bir insan olmayıp onu yok etmesi mübah hatta farz derecesinde olan bir engeldir.

Ve işte o noktada, mecazi anlamda bir körleşme başlar.

İnsan dinlemez.

İnsan görmez.

İnsan tartmaz.

Sadece ilerler.

Bu hâl, dışarıdan bakıldığında “gözünü kan bürümüş” bir kararlılık gibi görünür. Ama aslında bu, çoğu zaman derin bir korkunun, kaybetme endişesinin ve kimliğin dağılma ihtimalinin yarattığı bir sertleşmedir. Kendi varlığını, kendi inancını tehdit altında hisseden zihin, savunmayı abartır. Ve bu abartı, zamanla yıkıcı bir inatçılığa dönüşür.

En tehlikeli olan ise bu durumun, kendi toplumu ve müttefikleri tarafından göz ardı edilmesidir. Çünkü yapılan her şey, “kutsal” adına yapıldığı için meşru görünür. Vicdan devre dışı kalmıştır artık.

Bu noktada artık barış konuşmak zorlaşır. Çünkü barış, esneklik ister. Oysa bu hastalıklı olan zihinsel yapı esnekliği tehdit olarak görür. Uzlaşma, geri adım gibi algılanır. Böylece inanç, insanı büyüten bir şey olmaktan çıkıp, onu daraltan bir kalıba dönüşür.

Belki de asıl mesele şudur:

Bir inanç, insanın kalbini mi genişletiyor, yoksa onu tek bir fikrin içine mi kapatıyor?

Eğer cevap ikincisiyse, orada artık sadece bir inanç yoktur. Orada, kutsalla meşrulaştırılmış bir zihinsel kapanma vardır. Ve bu kapanma, kendisi dışındakilere karşı vicdanın çalışmadığı acımasızca bir yönelim ve “en iyi ben” düşüncesi ile şekillenen hastalıklı bir zihin yapısıdır.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026