Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, yılın ikinci enflasyon raporunu açıkladı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın yılın ikinci enflasyon raporunda revizyona gitti.
Yeni enflasyon tahmini yüzde 24 oldu
Karahan “2026 yılı ara hedefimizi yüzde 24'e, 2027 yılı ara hedefimizi yüzde 15'e, 2028 yılı ara hedefimizi ise yüzde 9 seviyesine yükselttik.” dedi.
“Enflasyonda belirgin düşüş yaşanıyor”
TCMB Başkanı Karahan “Mayıs 2024'te ulaşılan zirve ile kıyaslandığında enflasyonda belirgin bir düşüş yaşanmakla birlikte enflasyon yüksek seyrini korumakta. 2026 yılı şubat ayı sonunda Orta Doğu’da başlayan gerilim, negatif arz şoklarına yol açarak, yakın dönem enflasyon görünümünde öne çıkan ana unsur oldu. Öncü veriler arz koşullarındaki normalleşme ile birlikte Mayıs ayında sebze grubunda fiyat düşüşlerinin başladığını gösteriyor, bu görünümün önümüzdeki aylarda da devam ederek gıda enflasyonunu olumlu yönde etkilemesini bekliyoruz. Şubat-Mart döneminde öngördüğümüz tahmin aralığının içinde seyreden tüketici enflasyonu, Nisan ayında gerilimin etkilerinin belirginleşmesiyle tahmin aralığının üzerinde gerçekleşti. Yılın ilk dört ayındaki fiyat artışlarına baktığımızda, geçen yıla kıyasla gıda ve enerjide yükseliş görüyoruz. Buna karşın para politikasındaki sıkı duruşun etkisiyle hizmet ve temel mal gibi gruplarda enflasyon, gerilemeye devam ediyor. Jeopolitik gelişmeler neticesinde akaryakıt fiyatlarına bağlı olarak ulaştırma hizmetlerinde fiyat artışları güçlü seyretmeye devam etti, öncü veriler bu görünümün Mayıs ayında da sürdüğüne işaret ediyor. Kira ve eğitim kalemlerinde azalan katılık dezenflasyonu desteklemiştir.” dedi.
"Enflasyonist baskılar kısa vadede canlı kalacak"
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan “Körfez'deki gerilim ile ilgili enflasyonist etkilerin kısa vadede canlı kalacağını değerlendiriyoruz. Dezenflasyon sürecinde etkili sonuçlara ulaşmanın formülü yine para politikasında veri odaklı ve ihtiyatlı bir yaklaşım izlemekten geçiyor. Yaşanan etkilerin orta vadeli enflasyon görünümü üzerindeki yansımaları. para politikası duruşumuzla şekillenecek. Önümüzdeki dönem para politikası kararlarında bunu göz önüne alarak temel amacımız olan fiyat istikrarı doğrultusunda tüm araçlarımızı kullanmaya devam edeceğiz.” dedi.
“Kompozisyonunda dengeli seyir devam ediyor”
Jeopolitik sorunlar nedeniyle küresel büyümede ivme kaybı olacağını hatırlatan Karahan “2026 yılında küresel büyümenin belirgin şekilde ivme kaybetmesi bekleniyor, buna bağlı olarak Türkiye'nin dış talebinin de zayıflayacağını öngörüyoruz. Sıkı para politikamızın hedeflenen bir sonucu olarak talep kompozisyonunda dengeli seyir devam ediyor. İşsizlik oranı geçmiş dönem ortalamalarının oldukça altında seyrederken, geniş tanımlı göstergeler daha az sıkı bir işgücü piyasasına işaret ediyor. Trendinden arındırıp baktığımızda perakende satışlardaki ivme kaybının sürdüğünü görüyoruz. Çeyreklik olarak yatay seyreden kart harcamaları talepteki yavaşlamayı teyit ediyor.” ifadesini kullandı.
"Talep koşulları dezenflasyonist düzeyde"
Karahan "Talebe ilişkin veriler bir bütün olarak, ilk çeyrekte talep koşullarının dezenflasyonist düzeyde olduğunu gösteriyor. Küresel ticaret ve jeopolitik koşullardaki zorluklara rağmen nisan ayında ihracatta artış, ithalatta ise azalış gerçekleşti. 2026 yılında cari açığın milli gelire oranının uzun dönem ortalamasının altında seyredeceğini öngörüyoruz." değerlendirmesini yaptı.