Geçmişte de Türkiye’yi hedef alan kredi derecelendirme kuruluşu Standard&Poor's (S&P)’nin, Türkiye'nin kredi notunu düşürmesine tepki artarak sürüyor. Uluslararası Para Fonu IMF gibi Türkiye ekonomisinin aşırı ısındığı iddiasına sarılan (S&P)’nin 24 Haziran seçimleri öncesinde ortaya çıkması ‘ekonomik tetikçilik’ olarak değerlendiriliyor.
Yeni Şafak' a değerlendirmelerde bulunan MHP İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu, bugünlerde Türkiye’yi kendi ellerinde tutmak isteyen uluslararası çevrelerin ekonomik kuruluşlar vasıtasıyla yine ortaya çıktığını söyledi. Tanrıkulu, “S&P ve son zamanlarda Borsa'dan çıkan yabancı hisse senetlerine bakarsak, sanki bir yerden manipüle ediliyor ve düğmeye basılıyor” dedi.
15 TEMMUZ ÖNCESİ TÜRKİYE YOK
Önce Moody ve Standart and Poor’s (S&P) hemen ardından Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) devreye sokulduğunu belirten Tanrıkulu, tepkisini şöyle sürdürdü: “Ancak Türkiye 15 Temmuz öncesi Türkiye değildir. Artık hiçbir ekonomik tetikçiliğe, fırsatçılığa izin vermeyen millî bir irade mevcuttur. Kaldı ki Türkiye’ye karşı kapalı kapılar ardında birleşen bu ülkeler, ticaret savaşlarında, aşırı para balonlarında kaybeden taraf olacaklardır.”
En son 2017 Ekim ayı sonlarında görülen ekonomik saldırıların son günlerde tekrar baş gösterdiğine dikkat çeken Tanrıkulu, “ Türkiye'nin 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından hem ekonomik, hem de uluslararası camiada yıllardır devam eden esaretleri kırarak bu bugünlere geldiğini vurguladı. Tanrıkulu, "Uluslararası alanda ülkemize karşı yapılan planların bir bir boşa çıkmasıyla çıldıran güçler, halen milli irademizi nasıl parçalayacaklarının hesapları peşindedirler” diye konuştu.
Hızlı ve güçlü kararlar alınacak
"24 Haziran’dan korkan ve çekinenlerin milletimizin hür iradesinden kaçamayacaklar" diyen Tanrıkulu, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet sistemiyle vatandaşın yararına daha hızlı ve güçlü kararlar alınacağına değindi. Tanrıkulu, şunları kaydetti: "Türkiye ekonomisine aba altından sopa gösterenler, uluslararası ekonomik tetikçiler bilsinler ki, Cumhur İttifakı’nın milletten yana duruşuyla başarılı olmayacaklar. Milletimizin ardında olduğu kahraman ordumuzun Afrin harekâtını engelleyemeyen dış güçler ve içerideki siyasî mahfilleri, halen 24 Haziran seçimlerine yönelik kumpaslar peşine düşmüş, bu bağlamda ekonomik ve siyasî istikrarsızlık tabloları çizmekte ve birtakım söylentileri yaymaya çalışmaktadırlar."
VURGUNA HAZIRLIK YAPIYORLAR
Borsa İstanbul Yönetim ve İcra Kurulu Başkanı Himmet Karadağ ise orta kirli bir plan olduğuna dikkat çekti. Seçim sonrasında başta BIST 100 endeksinin ciddi getirilerle büyüme beklentilerinin bazı spekülatif kötü niyetli yatırımcıların iştahını kabarttığını belirten Karadağ, "Bir tarafta kur, bir tarafta faiz, bir tarafta manipülatif rating kuruluşu açıklamalarıyla negatif algı pompalayıp endeksi aşağı yönlü hareket ettirerek, Türk hisse senetlerini ucuza kapatıp seçim sonrasında yüksek karla satmayı veya Türkiye’ye şu an yoğun şekilde gelmeye devam eden yurt dışı yatırımcı algısını geri çevirebilmeyi hesaplıyorlar” dedi.
KİRLİ TEZGAH
Yatırımcılara serinkanlı olmaları çağrısında bulunan Karadağ, şunları kaydetti: "Bu kurgunun hem içeride yerli aktörlerden beslenen oyuncularını, hem de yurt dışı manipülatif oyuncularını buldular. Mesela S&P, takviminde olmamasına rağmen hemen Türkiye’nin kredi notunu düşürdü. Yatırımcılar, Türkiye ekonomisine, Borsa İstanbul’a güvenmeye devam etsin" dedi. Kesinlikle ve kesinlikle bu tür manipülatif derecelendirme kuruluşlarının yaydığı negatif havaya kapılarak zarar edici adımlar atmasınlar."
- Makro ekonomi tarafında Türkiye’nin 2017’de yüzde 7,4 ile dünyada İrlanda’dan sonra en yüksek büyümeyi elde ettiğini anlatan Karadağ, bu büyüme rakamıyla Türkiye’nin G20 ülkeleri arasında ilk sırada yer aldığını hatırlattı.