ORHAN ORHUN ÜNAL-SERBEST PİYASA
Sağlıklı yaşam piyasasında şimdilerde moda, buğday çimi suyu. Vatandaş, evinde bu çimden yetiştirirken; 110 gramlık tozu 60, kurusu da 97 liradan satılıyor. Makinesi 600 lirayı bulan buğday çiminin detoks seansı 200 lira. Denetimsizliğin ve sahte ürünlerin çok olduğu pazarda işler, “Saldım çayıra Mevla’m kayıra” mantığıyla işliyor.
Sağlıklı yaşam piyasası, neredeyse her 6 ayda bir kendine yeni kahramanlar bulup, onun üzerinden kazanç kapısı oluşturmayı iyi biliyor. Şimdilerin modası, buğday çimi. Buğday tohumundan elde edilen çimin suyu çıkarılıp satılıyor. Sağlıklı olduğu gerekçesiyle tozu ve kapsülü de kapış kapış gidiyor.
Vatandaş evinde, çatısında, işyerinde buğday çimi yetiştirmeye başlayınca işin piyasası da gecikmedi. Kuralsızlğın hakim olduğu sektördeki herşey ‘Saldım çayıra Mevla’m kayıra’ sözündeki gibi işliyor. Sağlığımıza ve cebimize nasıl çimdiklerine buyurunuz beraber bakalım.
ANAHTAR KELİMELER: ‘KANSERİ ÖNLE, KİLO VER’
Youtube’da çim suyu hazırlama videoları tıklanma rekorları kırarken, sosyal medyada bu ürünler alenen pazarlanıyor. Hemen birkaç rakam verelim. 100 gramlık tozu 60, kurusu 97, tohumu 50 lira civarında. Bazı firmalar öğütülmüşü 60, gübresini 27 liradan satıyor. İşi büyütmek isteyenler, evin çatısında çim yetiştirip 330 mililitresini 20 liradan sunarken, bardağı 15 liradan kafelerin de vazgeçilmezi olmuş durumda. Hani şöyle piyasasını yokladığımızda müşterisini bulanların sadece çim suyundan 3-4 bin lira net kazanç sağladığını öğreniyoruz. Firmaların üretimi ve toplu satışlarını saymıyoruz bile.
Tabi ki vatandaş en hassas noktasından vuruluyor: ‘Yaşlanmadan uzun ve güzel bir hayat.”
MAKİNESİ 600 LİRA
Ayrıca kanseri önlüyor, zekayı açıyor, detoks yaptırıp zayıflatıyor, zinde tutuyor şeklindeki marifetleri de ekleniyor. Kısacası bizim çimen suyunun yapmadığı şey yok. Tıbbi karşılığı ise belli değil. Uzmanlara göre, nenelerimizin yaptığı bitki karışımlarının yeniden keşfi söz konusu olsa da; bunun piyasaya yansıma ve tüketim şeklinde bir sorun var. Taleple beraber çarşıda pazarda 10 bin yıllık emektar buğdayın çimine ‘Ne iş olsa yaparım abi türünden’ bir rol biçiliyor. Güzellik merkezlerinde saati 200 liradan çim suyu detoks partileri veriliyor.
ÇAYIRDA ÇİMENDE DOLANDIRICILIK
Şimdi sıkı durun: çim suyu sıkma aletleri bile çıkmış, ücretleri 300 ila 600 lira arasında değişiyor. Her şey sizin bu ürünü fazla fazla tüketip piyasayı canlı tutmanız için kabartılıyor. Merdivenaltı üretimden, sahte kapsüllere kadar denetimsiz bir sektör hakim. Doktorlar, fısıltı gazetesiyle yayılan kullanım biçimlerine karşı uyarırken, bilinçli tüketime dikkat çekiyor. Tüketici temsilcileri, çoğunun merdivenaltı üretimi ve içeriğinin belli olmadığı konusunda uyarıyor. Yani çim suyu diye boyalı su içebilirsiniz.
Evimizde yetiştirmek bile masraf
Evinde çimen yetiştirmek isteyenler için hesap yaptık. Makinesi 600, saksı 50, gübre 60, tohum 50 lira derken 760 liralık ilk heves masrafınız var. Hazır ürünler de ayda 200-300 lirayı gözden çıkarın. Gıda Takviyesi ve Beslenme Derneği (GTBD) verilerine göre, gıda takviyesi pazarı 2016’da 735 milyon liraya ulaşırken, bu pazarın 2021 yılında 950 milyon lira olması bekleniyor. Piyasada 5 bine yakın ürün olduğu tahmin edilirken, bakanlık onayı alanlar, bin 500 adet civarında.
TV ekranından tüm ülkeye reçete sunuyorlar
Tüketiciyi Koruma Derneği (Tükoder) ve Tüketici Dernekleri Fedarasyonu (TÜDEF) Genel Başkanı Aziz Koçal, özellikle sağlıklı yaşam alanında sunulan ürünlerin peşinden piyasasının da oluştuğunu söylüyor. “Bitkilerin gücünü ve şifayen katkısını nenelerimizden biliyoruz. Ama şimdi başka bir ekonomik sektör var” diyen Koçal, buğday çimi suyu gibi dönem dönem öne çıkan bazı ürünlerin kanseri önlediği, kilo verdirdiği gibi söylemlerin bilimselliğinin açıklanması gerektiğini dile getiriyor. Kadın programlarına çıkan diyetisyen ve güzellik uzmanı gibi kişilerin toplumun geneline reçetelere sunarak bir ölçüde tüketicileri yanılttığını belirten Koçal, “Herkes için geçerli bir kullanım yoktur. Bunların ne kadar doğal olduğunu bilmiyoruz. Televizyon kanallarında adeta reklamı yapılan söz konusu maddelerin merdiven altı çeşitleri var” diyor.
TÜKETİYİ YANILTIYOR
Yanıltıcı açıklama ve reklamlarla birçok kişinin sağlık için sağlığından olduğunu aktaran Koçal, hekim tavsiyesinin önemine de dikkat çekiyor. Bu ürünlere harcanan paraların dev bir ekonomiye hizmet ettiğini anlatan Koçal hepimizi uyarıyor: “Takviye edici deniyor ama ilaç gibi pazarlanıyor. Bunları tüketiciyi yanıltıcı reklam olarak tanımlıyoruz ve Reklam Kurulu’na şikayet ediyoruz. Maalesef kesilen cezalar, onların kazancının yanında çok küçük kalıyor. Tarım Bakanlığı onayı yetmez, Sağlık Bakanlığı’nın da aktif olması gerekli.”
Geç gelen şöhret
Birçok neslin nasıl zengin oluruz sohbetlerinin en esaslı mekanıdır üzerine oturduğumuz çayır çimen. Bizler, ‘Kanka aklımda çok güzel bir mercimek ticareti fikri var... Yemin ederim alır yürürüz’ türü lafta kalan yerli malı girişimcilik sohbetleriyle oyalanırken, sen ayaklar altından zirveye yerleş. Ne diyelim geç gelen şöhretin tadını çıkar kardeş. Bize gelince: “5 kanka bir kartala doluştuk bekliyoruz. Biz mercimeği ancak fırında seviyoruz.”