2010’daki davası halen açık

Sahte diploma çetesinin elebaşı Ziya Kadiroğlu, iki ayrı dosyadan tutuklu bulunuyor. Kadiroğlu'nun tüm hayatı ise sahtecilikle geçti. Hakkındaki ilk dava Adana’da 2010’da “resmi belgede sahtecilik” suçlamasıyla açıldı. Çeşitli zamanlarda cezaevine giren Kadiroğlu, Eylül 2020’de tahliye edildi.

Oğuzhan Ürüşan
Ziya Kadiroğlu

Sahte diploma çetesinin başı Ziya Kadiroğlu’nun adli geçmişi, yaklaşık 15 yıla yayılan bir sabıka çizelgesine sahip. Hakkında ilk tespit edilen suç 2010 yılına uzanıyor. Bu tarihte, Adana 15. Asliye Ceza Mahkemesi’nde “resmi belgede sahtecilik” suçlamasıyla açılan dava hâlen açık durumda.

KİMİNDEN YATTI KİMİNDEN BERAAT ETTİ

Kadiroğlu’nun cezaevine girişine neden olan ilk kesinleşmiş ceza, Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 2013 yılında alındı. Bu dosyada, yine “resmi belgede sahtecilik” suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Cezası 2 Nisan 2015’te infaz edildi. 2015 yılı aynı zamanda başka bir suç dosyasının da başlangıç tarihi oldu. 26 Ocak 2015 tarihli sahtecilik eylemleri nedeniyle Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dosyada, evrakta sahtecilik ve kamu kurumlarını dolandırma suçlamaları yöneltildi. Bu dosyada beraat etti.

ÖRGÜTLÜ SUÇ KAPSAMINA 2016’DA GİRDİ

Kadiroğlu’nun örgütlü suçlamalarla anılmaya başlandığı dönem 2016 yılı oldu. 29 Mart 2016 tarihli bir başka dosyada, Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde “örgüt kurma, resmi belgede sahtecilik ve kamu kurumlarını dolandırma” suçlamalarıyla yargılandı. Bu dosyada da beraat etti. Fakat karar istinaf aşamasında. Yine 2016 tarihli bir diğer suçlama ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi’ne yansıdı. 28 Ocak 2016 tarihli dosya halen açık ve suçlamalar benzer nitelikte, örgüt kurma, sahtecilik ve dolandırıcılık olarak yer aldı.

HUKUKİ BOŞLUKTAN FAYDALANDI

Kadiroğlu’nun sabıka çizelgesindeki bir başka kırılma noktası, 2 Şubat 2018 tarihli olayla bağlantılı. Bu kez suçlamalar “bilişim sistemleri aracılığıyla hırsızlık” ve “örgüt üyeliği.” Dosya halen Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açık şekilde işlem görmeye devam ediyor. 15 Ocak 2018’de Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nde kesinleşen ve 3 yıl hapisle sonuçlanan başka bir resmi belgede sahtecilik davası da Kadiroğlu’nun cezaevine girmesine yol açtı. Bu cezanın infazı 20 Eylül 2020 tarihinde tamamlandı. Yakın tarihli bir diğer sabıka ise Adana 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nden geldi. 10 Aralık 2024’te tehdit suçundan verilen 120 günlük adli para cezası kesinleşti.

HÜKÜM GERİ BIRAKILDI

Tüm bu dosyaların yanı sıra dört ayrı soruşturma dosyasında hakkında “Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması” kararı verildi. Bu durum, Kadiroğlu’nun farklı dönemlerde işlediği suçlardan dolayı mahkûmiyet almadığı, ancak adli denetim altında tutulduğu anlamına geliyor. 10 Ocak'tan bu yana tutuklu olan Kadiroğlu'nun 12 Eylül'de hakim karşısına çıkması bekleniyor.

BAŞKALARININ YERİNE SINAVA GİRMİŞ

Soruşturmaya dair Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, 'joker eleman' olarak adlandırılan ve iyi derecede yabancı dil bilen Yakup isimli şahıs yer alıyor. Bu kişinin 2006-2010 yılları arasında yapılan yabancı dil sınavlarına girip başarılı puanlar aldırılarak Türkiye genelinde bazı kişilerin yerine sınava girdiği öne sürüldü.

ÇETE KAPALI DEVRE ÇALIŞMIŞ

Sahte diploma skandalında ‘çete- müşteri’ ilişkileri de çözüldü. Çete, açık reklam yerine referans ve kapalı ağ sistemiyle müşteri buldu. Telegram gibi şifreli programlar ile kapalı gruplar üzerinden yalnızca referansla gelenlere belge hazırlanıyordu. Diploma, transkript, not dökümü gibi sahte ekran görüntüleri bu kanallar üzerinden paylaşılıyordu. Bu sayede üniversite sistemine kayıtlı olmayan kişilere önce ÖSYM üzerinden sahte belge üretiliyor, ardından üniversite sistemine dahil edilerek evraklar düzenleniyordu. Kimi zaman sistemin içinde gerçekten mezun birinin belgesi kopyalandı, kimi zaman ise isim değiştirilerek “klon belge” üretildi. Çetenin ağına dahil olan biri, “işi güvenilir şekilde hallettiklerini” çevresine aktarıyor, böylece zincir büyüyordu.

EGM: SIZMA YOK

Emniyet Genel Müdürlüğü’nden diploma çetesiyle ilgili ortaya atılan “Başkomiserin e-imzasını aldılar, e-imza ile uyuşturucu sistemine girdiler, adli kontrolleri sildiler” yönündeki iddialara cevap verildi. EGM'de kullanılan e-imzalar yalnızca Emniyet tarafından üretiliyor ve sadece “Elektronik Belge Yönetim Sistemi” (EBYS) üzerinde kullanıldığı ifade edildi. Bu imzaların dış sistemlerde, özellikle de narkotik veri tabanı gibi hassas alanlarda kullanılabilmesi teknik olarak mümkün olmadığı aktarıldı. Bu tür kritik sistemlerde, çok katmanlı güvenlik ve kapalı devre ağ altyapısı bulunduğu, uzaktan giriş yapmanın imkansız olduğu ifade edildi.

İKİ ÜNİVERSİTEDEN YALANLAMA

Uluslararası Balkan Üniversitesi'nden "sahte diploma ve belgede sahtecilik" iddialarına dair açıklama yapıldı. Üniversiteden yapılan yazılı açıklamada, "Üniversitemizle ilgili olarak kamuoyuna yansıyan iddialar, herhangi bir somut delile, resmi belgeye veya geçerli bir bağlama dayanmamaktadır. Bu tür iddialar, spekülasyondan öteye gitmeyen, kurumsal itibarımızı zedelemeyi amaçlayan mesnetsiz söylemlerden ibarettir" denildi. Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü'nden yapılan açıklamada ise, "Akdeniz Üniversitesi tarafından düzenlenen hiçbir resmi belge ya da diploma, kopyalanan bu e-imza kullanılarak oluşturulmamış ve işlem görmemiştir" ifadelerine yer verildi.

199 KİŞİYE KAMU DAVASI

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen "sahte diploma" soruşturmalarına ilişkin, gerekli tüm adımların gecikmeksizin atıldığını söyledi. Bakan Tunç, sosyal medyadan yaptığı açıklamada "Gizli olarak yürütülen soruşturma sürecinde elde edilen deliller doğrultusunda farklı zamanlarda yakalama ve gözaltı işlemleri gerçekleştirilmiş, 220 kişi hakkında adli işlem yapılmış, 199 şüpheli hakkında kamu davası açılmıştır. Bunlardan 37'si hakkında tutuklama kararı verilmiş, 150 kişi hakkında adli kontrol hükümleri uygulanmıştır" bilgilerini verdi.