CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, akla ziyan açıklamalarını her gün farklı bir boyuta taşıyor. FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimi için tiyatro diyen Kılıçdaroğlu, hükümetin FETÖ’cüleri devlet kademelerinde temizlemek için başlattığı operasyonlara “sivil darbe” ifadesini kullanmıştı. KHK ile devletten temizlenen FETÖ’cülere af sözü veren Kılıçdaroğlu, Yunanistan’la yaşanan gerginlik için “Savaş kartı kullanılıyor” yorumunu yaptı.
ERDOĞAN’IN MESAJI SONRASI U DÖNÜŞÜ
GERGİNLİK İÇİN ‘SAVAŞ TAMTAMLARI’ DEDİ
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabı Twitter’dan “Bu Yunanistan meselesi ve savaş tamtamları ile ilgili… Miçotakis ile Erdoğan’ın ortak bir noktası var; ikisinin de oyları düşüyor. Haliyle iki popülist savaş kartına oynuyor. Kafa bu! Adaların silahlanmasıyla ilgili tavrımız nettir, iktidara geldiğimizde bu meseleyi biz çözeriz” mesajını paylaştı.
‘ADALAR İŞGAL EDİLİYOR’
Ansızın ağız değiştirdi
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Sudan’ın Sevakin Adası’nı restorasyon için istemesini eleştirirken, “18 tane ada verdin Yunanistan’a. Sen bu adaları Yunanistan’dan isteyeceğine, o adalarda turizm yapacağına elindeki adaları Yunanistan’a kaptır, ondan sonra çık Sudan’dan ada talep et. Önce kendi adalarına sahip çık” demişti.
TÜRKİYE ADIM ATMALI
CHP’li Ünal Çeviköz, Ege Denizi’ndeki “silahsızlandırılmış” statüsü bulunan bazı adaların silahlandırılmasının Yunanistan’ın uluslararası ve ikili anlaşmalardan doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğinin en somut göstergesi olduğunu belirterek, “İktidarın bu durumu düzeltmek için adım atmasını beklemek gerekir. Böyle bir tespit var ve bu tespit, Türkiye’nin haklarını ihlal eden bir gelişmeye yol açıyorsa en kısa zamanda bunun Yunanistan’la mutlaka çözüme kavuşturulması için adımlar atılması gerekir” ifadelerini kullanmıştı.
AYKIRI DEMİŞTİ
CHP Sözcüsü Faik Öztrak ise “Meis Adası’nın silahlandırılması 1947 Paris Anlaşması’na açıkça aykırıdır. Yaşanan sürece baktığımızda Yunanistan’ın ülkemizi bölgede yalnızlaştırmak için elinden geleni yaptığını görüyoruz. Sarayın da dış politikayı iç politika malzemesi yapması ve dış politikaya ideolojik bakması nedeniyle dış politikadaki diplomasinin oyun alanını sürekli daralttığını görüyoruz. Şunu açıkça ifade edeyim. Saray, Türkiye’nin çıkarları çerçevesinde hareket etmelidir” diye konuşmuştu.