Cuma günü kılınan cuma namazıyla 86 yıl sonra ibadete açılan Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde görevlendirilen 3 imam ve 5 müezzin, burada görev yapmanın yanı sıra tarihi bir sorumluluğu da üstlendi. Diyanet İşleri Başkanlığınca camiye baş imam olarak atanan Prof. Dr. Mehmet Boynukalın ile Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması’nda dünya birincilikleri bulunan imam hatipler Ferruh Muştuer, Bünyamin Topçuoğlu ve müezzinler Mehmet Hadi Duran, İbrahim Çoban, Şükrü Asıleren, Alpcan Çelik ve Rıdvan Akbaş, hem ülke hem dünya açısından tarihi bir sorumluluğu da üstlenmiş oldu.
ŞEREFLİ VE AĞIR BİR YÜK
Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi Baş İmamı Prof. Dr. Boynukalın, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın yeni görevini tebliğ etmek için kendisini telefonla aradığında göreve atandığını öğrendiğini söyledi. Boynukalın, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’ne baş imam olarak atanmasının kendisi için büyük şeref olduğunun altını çizerek, “Bu vazifeyi Allah’ın yardımıyla, milletimizin duasıyla inşallah en güzel vech ile yapmaya çalışacağız. Ancak Allah’ın yardımıyla yapılabilecek bir şey. Gerçekten şerefli ve ağır bir yük omuzlarımızda. Ben ve diğer vazifeli kardeşlerim inşallah bunun üstesinden gelmeye çalışacağız” diye konuştu.
FETİH SURESİ KAPI AÇTI
Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi imamlarından Ferruh Muştuer de Ayasofya sürecinin 86 yıldır devam eden büyük bir süreç olduğunu söyledi.
Muştuer, 29 Mayıs’ta İstanbul Müftüsü Mehmet Emin Maşalı’nın kendisine Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde Fetih Suresi’ni okuma görevi verdiğinde ilk o zaman heyecanlandığını anlattı. Ayasofya-i Kebir Camii’nde 29 Mayıs’ta Fetih Suresi’ni okuduğunda içine sevgi, sevda, beklenti düştüğüne işaret eden Muştuer, şöyle devam etti: “Dolayısıyla daha sonra caminin açılış süreci başladı. Orada Fetih Suresi’ni okumak belki bize de Ayasofya Camii’ne imamlık noktasında bir kapı açtı. Sonrasında süreç çok hızlı gelişti zaten. Büyüklerimiz uygun gördüler, burada imam olarak atanmamızı takdir ettiler. Bize de böyle bir görev verildiği için Rabbimize hamd ediyoruz.”
KELİMELERİN KİFAYETSİZ KALDIĞI BİR DUYGU
Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi müezzinlerinden Şükrü Asıleren ise İslam Peygamberi Hazret-i Muhammed’in müjdesine nail olmuş İstanbul’un fethinin nişanesi olan bir camide Bilal-i Habeşi’nin, Abdullah ibn-i Mektum Hazretlerinin görevini üstlenmenin, omuzlarına çok büyük bir sorumluluk yüklediğini kaydetti. Asıleren, Ayasofya-i Kebir Camii’nde müezzin olarak görev yapmasına ilişkin, “Elhamdülillah, Rabbim de lütfeyledi, farklı bir duygu, kelimelerin kifayetsiz kaldığı bir duygu” dedi.