Bakan Uraloğlu yeni ticaret rotasını açıkladı: Demir yoluna alternatif otoyol hayata geçecek

Küresel ticarette dengeleri değiştirecek olan Kalkınma Yolu projesi, Orta Doğu'da artan güvenlik endişelerinin gölgesinde uluslararası taşımacılığın yeni can damarı olmaya hazırlanıyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, bölgedeki savaş ve gerginliklerin mevcut ulaşım hatlarında daralma nedeniyle Kalkınma Yolu'nun artık çok daha ciddi ve güvenli bir alternatif olarak öne çıktığını açıkladı. Türkiye'nin lojistik üs olma hedefini perçinleyen bu stratejik koridor, sadece bölgesel ticareti değil, küresel tedarik zincirinin de kesintisiz işlemesini sağlayacak en güçlü rota olarak değerlendiriliyor.

Türkiye'nin lojistik üs olma hedefi doğrultusunda başlatılan proje, ilk etapta inşa edilecek demir yolu ağının ilerleyen dönemde otoyol ile desteklenmesiyle küresel tedarik zincirine can suyu olacak

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Orta Doğu'daki savaş ve gerginliklerin ulaşım hatlarında oluşturduğu sıkıntılar nedeniyle Kalkınma Yolu'nun ciddi bir alternatif haline geldiğini belirterek, "Kalkınma Yolu'nda ilk etapta demir yolunu hayata geçirelim diye mutabık kaldık, ilerleyen dönemde de otoyolu hayata geçirme düşüncesindeyiz." dedi.

Uraloğlu, Kalkınma Yolu Projesi'ne ilişkin bilgi verdi.

Gerek Rusya-Ukrayna savaşı gerekse Orta Doğu'daki savaşlara bakıldığında Türkiye'nin istikrar adası konumunda olduğunu vurgulayan Uraloğlu, "Türkiye zor zamanda sözünde duran ve ihtiyaç duyulan ülke konumunda. Bu çok kıymetli." diye konuştu.

Uraloğlu, şu an güçlü imkanları olan Türkiye'nin, herkesin çözüm ortağı olmak için yaklaştığı bir ülke niteliği taşıdığını söyledi.

"Kalkınma Yolu'nu Orta Koridor'a bağlayarak yolumuzu güçlendireceğiz"

Irak'ın Kalkınma Yolu için yeni limanlar inşa ettiğini, bunlardan en önemlisinin de Basra Körfezi'ndeki Fav Limanı olduğunu dile getiren Uraloğlu, burasının 4 faz halinde yapılarak peyderpey açılacağını anlattı.

Uraloğlu, Kalkınma Yolu'nun hayata geçirilmesiyle Basra Körfezi'nden gelen yüklerin hem otoyol hem de demir yolu ile Türkiye'ye gelip buradan da tüm Avrupa'ya gidebileceğine dikkati çekerek, "Burada aynı zamanda enerji nakil hattı, iletişim ve haberleşme hattı da yapalım istiyoruz." ifadesini kullandı.

Uraloğlu, Fav Limanı'nın büyük bir yatırım olduğunu ve tamamlandığında dünya çapında önemli bir lojistik merkez haline geleceğini bildirdi.

Limanın Kalkınma Yolu ile çok daha fazla anlam kazanacağını belirten Uraloğlu, şu değerlendirmede bulundu:

"Orta Doğu'daki savaş ve gerginlikler nedeniyle ulaşım hatlarında ciddi sıkıntılar yaşandı. Bu noktada Kalkınma Yolu ciddi bir alternatif olarak karşımıza çıkıyor. Türkiye'de irili ufaklı 217 civarında limanımız var, Fav Limanı onların 4'te 1 kapasitesine eşit olabilecek büyüklükte olacak. Bu limandan diğer ülkelerden gelecek yakıt ile ihraç malları, demir yolu ve otoyolla taşınacak. Kalkınma Yolu'nda ilk etapta demir yolunu hayata geçirelim diye mutabık kaldık, ilerleyen dönemde de otoyolu devreye alma düşüncesindeyiz. Ayrıca Kalkınma Yolu'nu Orta Koridor'a bağlayarak yolumuzu daha da güçlendireceğiz."

Kalkınma Yolu, Körfez-Avrupa hattında alternatif bir güzergah

Uraloğlu, Kalkınma Yolu Projesi kapsamında yürütülen çalışmalarla Türkiye'den geçen 2 bin 88 kilometrelik demir yolu bağlantısı için 615 kilometrelik yeni hat, 1912 kilometrelik kara yolu koridoru içinse 320 kilometrelik yeni otoyol yatırımının planlandığı bilgisini verdi.

Projenin Türkiye'ye sağlayacağı avantajlara dikkati çeken Uraloğlu, şunları kaydetti:

"Türkiye, Irak, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri zaten projede mutabakata vardı. Proje bölgenin transit ticaretine katkı sağlayacak. Kalkınma Yolu'nun Türkiye'nin Orta Doğu-Avrupa ticaretindeki transit rolünü güçlendirmesini, limanlar, lojistik merkezler ve demir yollarında yük hacmini artırmasını, Körfez-Avrupa hattında alternatif bir güzergah oluşturmasını, özellikle Mersin, Gaziantep ve Güneydoğu Anadolu'daki lojistik yatırımlarını hızlandırmasını öngörüyoruz. Ayrıca, projenin tamamlanmasıyla Türkiye ekonomisine 10 yıllık dönemde yaklaşık 55 milyar dolar katkı sağlamasını bekliyoruz."