Çocukları bize emanet

28 Şubat sürecinde başörtüsü eylemlerinin büyük bölümünde ön safta olan Zekiye Yağmurcu’nun vefatı mücadelesini yakından bilenleri çok üzdü. Yağmurcu’nun ailesini arayarak başsağlığı dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan da, “Dik duruşu ile tanıdık. Hayatını bu davaya adadı. Çocukları bize emanet” dedi.

Aybike Eroğlu
Muhammed Yusuf - Menal Sevra

Türk siyasi tarihine “postmodern darbe” olarak geçen 28 Şubat sürecinde, derslere başörtülü girdiği gerekçesiyle öğretmenlikten ihraç edilen Zekiye Yağmurcu (48) 14 yıl sonra görevine döndü.

  • Ancak Zekiye öğretmenin yakasını bu kez de kanser bırakmadı. Geçtiğimiz günlerde tedavi gördüğü hastanede yaşamının yitiren Yağmurcu, Yeni Ayazağa mezarlığına defnedildi.

https://image.piri.net/resim/imagecrop/2021/01/20/04/09/resized_6b645-0fc211a8cocuklar.jpg

YANLARINDA OLACAĞIZ

Görüşmenin detaylarını Yeni Şafak’a anlatan Yağmurcu’nun ağabeyi Mesut Yağmurcu, “Cumhurbaşkanımız aradı, ailemize başsağlığı diledi. Zekiye Kardeşimin dik duruşuyla bilindiğini, hayatını bu davaya adadığını ve kızı Menal Sevra ile oğlu Muhammed Yusuf’un da onlara emanet olduğunu söyledi. Çocukların yaşlarını, okul durumlarını sordu, annemle görüştü, ellerinden hürmetle öperim dedi, karşılıklı birbirlerine dua ettiler” diye konuştu. Erdoğan, 13 yaşındaki Muhammed Yusuf ve 14 yaşındaki Menal Sevra’nın eğitimine destek sözü de verdi ve “Her zaman yanlarında olacağız” dedi.

GÜNDEM
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Necmettin Erbakan'ın mezarını ziyaret etti

TÜRKİYE SAHİPLENDİ

  • Zekiye Yağmurcu’nun 15 ay önce kanser nedeniyle ameliyat olduğunu söyleyen Mesut Yağmurcu,
  • dedi.

ÖMÜRLÜK GURUR

Zekiye öğretmenin ihraç edildikten sonra 14 yıl öğretmenlik yapamadığını belirten Mesut Yağmurcu, “Dışarıdan sözleşmeli olarak çok cüzi miktarlarda kazançlar elde edip çocuklara bir şeyler öğretmeye çalıştı. Çok idealist bir öğretmendi. Dava insanıydı. Sevenleri yüzbinlerce tweet attı. Bakanlar, yöneticiler arayıp taziyelerini iletti. Acımız Türkiye’nin acısı oldu. Kardeşimle bir dünya hayatına yetecek kadar gurur duyuyorum” diye konuştu. Ağabey Yağmurcu, “Kardeşim 28 Şubat sürecine ilişkin davalara da katılmak üzere çok kez Ankara’ya gitti. Göreve iade edilip ilk kez derse girdiğinde, ‘yıllar sonra aynı şekilde heyecanlandım’ demişti” diyerek, kardeşinin duygularını anlattı.

https://image.piri.net/resim/imagecrop/2021/01/20/04/11/resized_1d45d-b4851977zekiyedekupeee.jpg

Mücadelenin en önündeydi

Zekiye Yağmurcu’nun yeğeni Deniz Dilmen, Zekiye öğretmenin sembolleşen mücadelesini şöyle anlattı:

  • “Zekiye, 28 Şubat döneminde öğretmendi. Başörtüsü nedeniyle mesleğinden ihraç edildi.
  • Başörtümüz sokak ortasında çıkarılmak da istendi. Beyazıt eylemlerinde, cuma eylemlerinde hep vardı ve hep en öndeydi. Hiçbir zaman korkmadı.

GÜNDEM
Laikçi değildi

HİÇ GERİ ADIM ATMADI

Polis araçlarıyla bizi dağıtmak amacıyla üzerimize gelindiğinde de korkmazdı. Geri adım attığını hiç görmedim. Küçücük bedeniyle kocaman bir yük yüklendi. Öğretmenliğinin ilk yılıydı, henüz çiçeği burnunda bir öğretmenken, öğrencilerine kavuşamadan okuldan atıldı. Bir süre sonra her ikimiz de okula geri döndük. Zekiye öğretmendi, ben ise öğrenci. Aradan geçen bu 14 yıl içinde, biz evlendik, çocuklarımız oldu. Döndüğü dönemde hastalığı başlamıştı aslında. Çok zor şartlarda öğrencilerine kavuştu, bunu çok istiyordu.”

https://image.piri.net/resim/imagecrop/2021/01/20/04/10/resized_52a9d-02558374yegen.jpg

Dik duruşu ve güleryüzüyle hatırlayacağız

  • Ali Şükrü Sula Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi’ne geri dönen Zekiye Yağmurcu’nun öğrencilerine o zorlukları anlattığını aktaran Deniz Dilmen, “Öğrencilerine biz başörtü mücadelesini verdik, siz ayaklar altına almayın diyormuş. Kendi yaşadıklarını onlara birer örnek olarak anlatıp, öğrencilerinin bu mücadelenin bir inancın göstergesi olduğunu ve sahip çıkması gerektiğini söylüyordu.
  • Biz sürekli kitap okurduk, dakikada kaç kelime olduğumuzu sürekli sayardık. Okumayı çok severdik, okumama o vesile oldu” diye konuştu.