Son dönemde öğretmenlere yönelen saldırıları yalnızca polisiye tedbirlerle çözmeye çalışmanın, iltihabı kurutmadan ağrıyı maskelemek anlamına geldiği savunulan raporda, şiddetin temelinde yatan gerçek nedenlere inilirken şiddetin asıl kaynağı olarak "Otorite ve hiyerarşinin felsefi düzeyde imha edilmesi" gösterildi.
Küresel kuşatma
Bildirinin en dikkat çekici bölümlerinden birini, eğitim sistemi üzerindeki küresel vesayet ağına yönelik eleştiriler oluşturdu.
Platform, gençlerin ahlaki değerlerden koparılarak yalnızca test çözme odaklı bir yapıya hapsedilmesinde PISA skorlarının etkili olduğunu savunurken, uluslararası projelerin ise küresel vatandaşlık adı altında milli kimliği zedeleyen bir müfredat dayattığını öne sürüyor. Ayrıca, okulda aradığı anlamı bulamayan gençlerin karanlık dijital mecralarda "öldürerek seviye atlayan" şiddet içerikli oyunlarla farklı bir nesle dönüştürülmesi, raporda "dijital suikast" olarak nitelendirildi.
Yerli fikir mimarisinden uzaklaşma ve ithal reçeteler
Fiziksel altyapıdaki gelişmelere rağmen manevi boyutun eksik kaldığına dikkat çeken platform, göğe yükselen devasa binaların inşa edildiğini ancak o binalara ruh veren mahalle kültürünün kaybedildiğini belirtiyor. Mehmet Akif Ersoy, Nurettin Topçu, Sezai Karakoç ve Oktay Sinanoğlu gibi yerli fikir insanlarının vizyonunun terk edildiğini savunan rapor, bunun yerine Batı’nın iflas etmiş sosyolojik laboratuvarlarından reçete ithal edildiği vurgulandı.
Çözüm için ameliyat şart: 5+3 kademeli eğitim modeli
Mevcut durumu eleştirmekle yetinmeyen Maarif Platformu, Türkiye'nin önünü açacağını savunduğu yeni ve sivil bir eğitim modeli de teklif ediyor. Raporda, mevcut sistemin yerine 5+3 şeklinde kademelendirilmiş bir yapı öneriliyor. Bu modele göre, beş yıl sürecek ilkokul kademesinde not ve sınav baskısı tamamen kaldırılarak sadece ahlak, karakter ve şahsiyet inşasına odaklanılması gerektiği vurgulanıyor.
Ardından gelecek üç yıllık ortaokul döneminde ise öğrencilerin fıtri yeteneklerinin taranarak akademik branşlara veya mesleki uzmanlığa yönlendirilmesi hedefleniyor. Lise çağının meslek edinimi için altın bir dönem olarak değerlendirildiği bu yeni yaklaşımda, üniversitelerin ise yalnızca üst düzey ihtisas merkezleri konumunda kalması gerektiği ifade ediliyor.
Tarihi çağrı: Bu bildiriyi paylaşmak milli bir görevdir!
Maarif Platformu, bu bildirinin sadece bir rapor değil, bir "uyanış fişeği" olduğunu ilan etti. Platform, eğitimin okyanus ötesi ve Avrupa merkezli prangalarından kurtarılması için tüm aydınları, velileri ve bürokrasiyi "Maarif İstiklali" harcına omuz vermeye davet ediyor.
"Zihni aydınlık için herkese görev düşüyor!" başlığıyla duyurulan haberde, bildirinin sosyal medyada paylaşılmasının milli bir sorumluluk olduğunun altı çiziliyor.