Gazeteci-yazar Örsan Öymen, ölümünün 20. yılında mezarı başında anıldı. Öymen'in Zincirlikuyu Mezarlığı'ndaki kabri başında düzenlenen törene, ağabeyi Altan Öymen, kızı Yasemin Öymen, oğlu Örsan Kunter Öymen, Hürriyet Gazetesi Başyazarı Oktay Ekşi, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Orhan Erinç ve Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin katıldı.
Törende konuşan Erinç, 20 yıl aradan sonra genç gazetecilerin onu ancak kitaplarını ya da köşe yazılarını okuyarak tanıyabileceklerini belirterek, şunları kaydetti:
“Bizler gibi kıdemi tutan gazeteciler, Örsan Öymen'in gazetecilikteki başarılarına yakından tanık olanlar, onu gerçekten Türk basını için önemli bir kayıp olarak değerlendiriyoruz. Gazeteciliğin hemen hemen her kademesinde görev yaptı ama kendisi daha çok haberleri kadar köşe yazılarıyla, daha doğrusu o dönemin notlarıyla 'Ankara Notları” ismindeki yazılarıyla anımsanıyor. Bugün hepimiz için önemli sayılan bir seçim günündeyiz. Sanıyorum ki eğer Örsan Öymen 'Politika Kazanı' köşesini yazıyor olabilseydi bu seçim bizim için daha renkli, daha çekici, daha ilgilendirici olabilirdi. Bu da kendisine duyduğumuz özlemin bir nişanesi, bir örneği olarak anılmaya değer.” Sedat Ergin de, Örsan Öymen'in Ankara'da 1976 yılında gazeteciliğe başladığı zaman genç gazeteciler için çok önemli bir rol model oluşturduğunu dile getirerek, “Hepimizin örnek aldığı, ilham aldığı bir isimdi. Bir efsaneydi. Çünkü çok renkli bir üslubu vardı. Bilgilendirici bir köşesi vardı. Fakat bütün o bilgilendirmeyi aynı zamanda mizah anlayışıyla, esprili bir şekilde kaleme alırdı. Örsan Öymen'le bir geziye gitmek, bir olayı takip etmek bir keyifti. Onun olduğu gazeteci gruplarında her zaman renk vardı, her zaman espri vardı. Geçen 20 yıl renk olarak eksik kaldı. Hayatta olsaydı çok büyük bir boşluğu doldururdu” dedi.
Oktay Ekşi de, Örsan Öymen'i meslek yaşamı boyunca hep takdir ettiği, hep de sevimli bir rekabet duygusu içinde hissettiği bir yakın dostu Altan Öymen'in elinden koparmaya çalıştığını anlatarak, şunları kaydetti:
“O tarihte bu sözünü ettiğim dostum Tercüman Gazetesi'nin Ankara temsilcisiydi. Örsan Öymen, Ankara temsilcisi Altan Öymen'in yanında lise çağlarında gazeteciliğe başlamıştı. Fark ettiğim zaman Tercüman Gazetesi'nde yazdıklarından orada müthiş bir kabiliyet var. 1956'ya tekabül ediyor o tarih. Örsan'ı ikna ettim ağabeyinin yanından koparma ve benimle beraber çalışma konusunda. O tarihlerin transferinde bu tarihlerin ölçüleri yoktu. Daha keyifle, daha kendisine rahat şekilde gösterebileceği bir ortama girmeyi düşünüyorsa gazeteci oraya geçmeyi tercih ederdi.”
Ekşi, Öymen'le ve o tarihte beraber çalıştığı diğer insanlarla çok güzel gazetecilik örnekleri ortaya koyduklarını ifade ederek, “Örsan, gerçekten çok az rastlanabilecek bir yetenek olduğunu ortaya koymuştur. Esprisiyle, kişiliğiyle, ifade gücüyle, sevimliliğiyle, dinamizmiyle, gazeteci olarak meseleleri değişik açılardan bakabilme yeteneğiyle. Müthiş sosyal bir kişilik sahibi olduğu için de her girdiği yerde saçtığı ışıkla hepimiz açısından hayranlık verici bir dost, bir gazeteciydi” şeklinde konuştu.
ÖRSAN ÖYMEN KİMDİR?
“Politika Kazanı” adlı köşesindeki yazılarıyla Milliyet okurlarının ilgisini kazanan Öymen, 49 yaşında 22 Temmuz 1987'de Bodrum'da geçirdiği kalp krizi sonucu vefat etti.
Ankara'da 1 Mayıs 1938'de doğan usta gazeteci ve yazar Öymen, Öncü, Ulus gibi gazetelerde çalıştıktan sonra Almanya'ya gitti. Uzun yıllar WDR'de radyo programcılığı yapan Öymen, Türkiye'ye döndükten sonra TRT'de örnek programlara imza atarak, Günaydın Gazetesi'nde “06 Ankara” adlı köşesinde yazılar yazdı.
ANKA Haber Ajansı'nda çalışan Öymen, 1973'te Milliyet'te “Politika Kazanı”nı yazmaya başladı ve ölümüne kadar da yazılarını sürdürdü.