Yangında kızı damadı ve 4 torununu kaybeden eski AK Parti Milletvekili Mehmet Güner, yakınlarının mezarını ziyaret edip dua ederek gözyaşı döktü. Yangının üzerinden 1 yılın çok zor geçtiğini belirten Güner, “İşte burası sözün bittiği yer. Rabb’im evlatlarımızın mekanlarını cennet eylesin inşallah. Bunlar hükmen şehit. Onlar güzel yaşadılar. Rabb’imin rızası istikametinde yaşamaya çalıştılar. Evlatlarımız güzel günler geçirdi ama böyle bir felaketin neticesinde onların hepsini toprağa verdik. Kolay değil 8 tane cenazeyi bir tane toprağa verdik. Bunlardan 5 tanesini kendi kucağımla koydum mezara. Acısı dinmiyor ama yapacak bir şey yok. Rabb’im bizlere sabır versin diye dua ediyoruz. Rabb’im evlatlarımızın da peygamber efendimize komşu eylesin diye dua ediyoruz. İnşallah bizler de ahirete intikal ettiğimizde evlatlarımızla peygamber efendimizin sancağı altında inşallah kavuşuruz diye dua ediyoruz. Şu anda duadan başka yapacak bir şey elimizden gelmiyor. Hiçbir şey ne olursa olsun bu evlatlarımızı geri getirmiyor. Her şeyin Allah'tan geldiğine inanıyoruz. O bakımdan Rabb’imizden biz sabır diliyoruz. Kolay değil ateş düştüğü yeri yakar diyorlar ama bizi çok fazla yaktı. İnşallah isyan edenlerden olmayız. Sabredenlerden oluruz diye dua ediyoruz inşallah” diye konuştu.
'BİZİM ACIMIZI KALEM YAZMAZ, SÖZ SÖYLEMEZ'
Yangın faciasında aralarında çocukları, gelinleri ve torunları olmak üzere 8 yakınını kaybeden Avukat Yüksel Gültekin, ailesinin tamamını kaybetmenin acısını yaşıyor. Yaşadıkları acının, duygunun tarifinin olmadığını vurgulayan Gültekin, “21 Ocak 2025 tarihinde biz 8 canımızı kaybettik. Ailemin tamamını kaybettim. Bizim duyduğumuz acının tarifi yok. Diğer 78 canın sahibinin duyduğu acının da tarifi yok. Bizim acımızı kalem yazmaz, söz söylemez. Bizim döktüğümüz gözyaşının tarifi yok. Bu seneidevriye ve bir sonraki seneidevriyelerle biz evlatlarımızı asla unutmayacağız. Yaşadığım süre boyunca evlatlarımın hatırasını canlı tutacağız. Çünkü biz inanıyoruz. Bizim inancımız gereği yalnızca cesetler ölmüştür. Evlatlarımın ruhları bizimle birliktedir. En kısa sürede aslında şairin dediği gibi dünya sürgünü uzamadan en kısa sürede evlatlarıma kavuşmayı arzu ediyoruz biz eşimle birlikte. Ama bu arada onların yanında gittiğimizde şu psikolojideyim. Baba ne yaptın bizim için? Sana bıraktığımız emanetlere nasıl sahip çıktığına cevap huzur içerisinde bir yüz akıyla cevap vermek istiyorum. Onun için olayın ilk gününden itibaren iki hususa yoğunlaştım. Bir tanesi bu olayda zerre kusur olanların hak ettikleri cezayı görmeleri için elimizden gelen tüm 78 aile bireyleriyle birlikte, onların kıymetli avukatlarıyla birlikte elimizden gelen hukuki mücadeleyi vermeye çalıştık. Çalışmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.
‘OLASI KAST İÇİNDE DEĞERLENDİRİLECEKLER’
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bazı sanıklar hakkında istinafa giderek cezalarında indirim talep etmesine de tepki gösteren Gültekin, “Mahkemenin verdiği kararı Bolu Cumhuriyet Savcılığı fazla bularak istinaf yoluna gitti. Ben Sakarya'da hakimler olduğuna inanıyorum. Bakın değil mevcut davada olası kast cezası alanların almayanların yani ağırlaştırılmış basit müessir fiilden yargılananların da bozulacak bu davayı göreceksiniz. Bunlar da bir olası kast içerisinde değerlendirilecek. Buna hiç şüphem yok. Nasıl Bolu'da yürekli, cesur ama en önemlisi hukuk bilen hakimler var ise Sakarya'daki adil hakimlerle tamamlanacaktır. Buna hiç şüphem yok” dedi
Bakanlık personelinin de er ya da geç adalet önüne çıkıp hesap vereceğini belirten Gültekin, “Ömrümüz oldukça benim ve diğer ailelerin ömrü olduğu sürece biz bu davanın peşindeyiz. Biz yalnızca adaletin tecelli etmesini istiyoruz. Biz Bolu Ağır Ceza Mahkemesi'nin dünyaya örnek teşkil edecek kararının altı daha da doldurularak sonuca ulaşmasını arzu ediyoruz” diye konuştu.