Gazze’deki soykırıma karşı ülkelerin defalarca bir araya geldiğini, toplanan BM Güvenlik Konseyi’nin, ABD’nin vetosu nedeniyle İsrail’e karşı eylem planını ortaya koyamadığını dile getiren Kurtulmuş, aynı durumun Rusya-Ukrayna Savaşı için de geçerli olduğunu dile getirdi.
ULUSLARARASI KURUMLAR GÖZDEN GEÇİRİLMELİ
Uluslararası sözleşmelerin neredeyse hiçbirisinin icra edilemediğini vurgulayan Kurtulmuş, “insanların eşitliği ve ülkelerin egemenlikte eşitliği” prensibini esas alan uluslararası bir sözleşme olmasına rağmen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin de asla uygulanamadığını söyledi. Kurtulmuş, “Hem uluslararası metinlerin hem uluslararası sistemin kurumlarının ve kurallarının gözden geçirilmesi önümüzdeki dönemin diplomasi alanındaki bir numaralı küresel ödevlerinin başında geliyor. Bunun için gayret sarf edeceğiz, mücadele edeceğiz” dedi.
HUKUK AYAKLAR ALTINA ALINDI
“Her gün gözümüze sokulurcasına net bir şekilde ortaya konulan adaletsizlikler, hakkaniyetsizlikler var” ifadesini kullanan Kurtulmuş, Gazze’de yaşananları anımsattı. Dünyanın yeni bir döneme doğru girdiğinin en hazin örneklerinden birisinin de Venezuela Devlet Başkanı’nın bir gece yarısı eşiyle birlikte yatağından alınıp derdest edilerek başka bir ülkeye götürülmesi olduğunu ifade eden Kurtulmuş, “ülkelerin egemenliği, uluslararası hukukta yargılanmaların açık ve şeffaf bir şekilde olması” gibi temel hukukun ayaklar altına alındığını söyledi.
‘GAZZE’DEN BİZE NE’ DİYEMEYİZ
Türkiye’nin özellikle son yıllarda dış politikada da önemli açılımlar yaptığını belirten Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Gazze diplomasisi konusunda bir numaralı ülke Türkiye’dir. Allah’a çok şükür, bu süre içerisinde ilk andan itibaren, 8 Ekim sabahından itibaren, başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere her birimiz nerede, ne fırsat bulursak bulalım, Gazze’nin masum halkının davasını savunmayı kendimize önemli bir sorumluluk olarak atfettik. Örneğin, bu süre içerisinde çevre tahribatının önlenmesiyle ilgili bir uluslararası toplantıya dahi katılsak, orada konuyu sağdan aldık, soldan aldık, Gazze’deki soykırıma getirdik. Allah’ın izniyle Türkiye diplomasisi her platformda İsrail hükümetinin korkulu rüyası olmaya başladı. Bu bizim için tarihi bir sorumluluktur. Biz ‘Gazze’den bize ne’ diyemeyiz. Biz Gazze’deki gelişmeleri göz ardı edemeyiz ya da Suriye’deki gelişmeleri dün de göz ardı edemezdik, bugün de göz ardı edemeyiz.”