İstanbul'un simge yapılarından Yerebatan Sarnıcı'nın mülkiyetine ilişkin tartışmalar sürüyor. Kamuoyuna "yeni bir uygulama" gibi sunulan sürecin perde arkasında 18 yıllık bir mücadele yatıyor. Edinilen bilgilere göre, Yerebatan Sarnıcı'nın vakıf taşınmazı olduğu yönündeki süreç, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) yönetimi AK Parti’de olduğu dönem başladı. Vakıflar Genel Müdürlüğü, yürüttüğü devir işlemlerinin siyasi bir tercih değil, 2008 yılında yürürlüğe giren yasal düzenlemenin yüklediği bir sorumluluk olduğunu vurguluyor.
KANUN 2008’DE ÇIKTI
2008 yılında çıkarılan 5737 Sayılı Vakıflar Kanunu'nun 30’uncu maddesinde yer alan “Vakıf yoluyla meydana gelip de her ne suretle olursa olsun hazine, belediye, özel idareler, köy veya diğer kamu tüzel kişileri ile bunlara ait müessese, iktisadi işletme ve bağlı ortaklıklarının mülkiyetine geçmiş vakıf kültür varlıkları mazbut vakfına devrolunur” hükmü doğrultusunda harekete geçen Vakıflar Genel Müdürlüğü, yıllar içerisinde çok sayıda tarihi eseri yeniden vakıf envanterine kazandırdı. Yerebatan Sarnıcı’ndaki durum ise İBB’nin itirazıyla yargıya taşındı. İBB’nin itirazıyla ilgili dava devam ederken istinaf mahkemesi tapusu Vakıflar Genel Müdürlüğüne geçen Yerebatan Sarnıcı’nın tahliyesiyle ilgili durdurma kararı verdi. Ancak tahliye karardan önce gerçekleştiği için değişiklik yaşanmadı.
YASAL TAHLİYE SÜRECİ TAMAMLANDI
İstanbul 8’inci İdare Mahkemesi'nin tahliyeye ilişkin yürütmeyi durdurma talebini reddettiğini kaydeden İstanbul Vakıflar 1’inci Bölge Müdür Yardımcısı Levent Çetin, bu karar doğrultusunda yasal tahliye sürecinin tamamlandığını hatırlattı. Çetin, istinaf mahkemesinin son kararına ilişkin teknik ve hukuki sürecin ise Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğünün hukuk birimleri tarafından titizlikle takip edildiği bilgisini verdi. Yerebatan sürecinin tamamen yasal zorunluluktan kaynaklandığını ifade eden Çetin, “Uyguladığımız yasal süreç ne ilk ne de tekil bir uygulamadır. Bu, 2008’den beri kanunun Genel Müdürlüğümüze yüklediği yasal sorumluluğun gereğidir. Bu işlem keyfi bir tasarruf değildir” dedi.
KAYITLAR İNCELENDİ
1 Ocak 2008 ile 2 Mart 2026 tarihleri arasında 5737 Sayılı Kanun'un 30’uncu maddesi kapsamında toplam 1191 taşınmaz kültür varlığı, ait oldukları mazbut vakıflar adına tescil edilerek Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesine kazandırıldı. Kanunun yürürlüğe girdiği 2008’den bu yana İstanbul'da 638 taşınmaz Vakıflar Genel Müdürlüğüne tescil edildi. Yerebatan Sarnıcı'nın vakıf mülkiyetine ilişkin tarihi dayanakların da güçlü olduğu belirtildi. Bu incelemelerde Yerebatan Sarnıcı'nın Osmanlı döneminde Fatih Sultan Mehmet Han'ın Ayasofya Vakfı ile Kanuni Sultan Süleyman Han'ın Kırkçeşme Vakfı başta olmak üzere vakıf su sistemi ve hayrat ağının doğrudan bir parçası olduğu ortaya konuldu.