Şiddet değil aile merkezde olmalı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kabine toplantısının ardından Maraş’taki okul saldırısına ilişkin mesajlar verdi. Suç ve şiddet temalı yapımlarda faillerin güçlü ve saygın gösterilmesinin gençlerin gerçekle bağını zedelediğini belirten Erdoğan şöyle konuştu: “Şiddeti özendiren, çarpık ilişkileri meşrulaştıran yapımlardan ziyade aileyi merkeze alan, iyiliği teşvik eden yapımlara daha fazla yer verilmeli.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi dün Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki toplantı yaklaşık 3 saat 40 dakika sürdü. Toplantı sonrasında açıklamalarda bulunan Erdoğan, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul saldırılarına değindi. Saldırılarda hayatını kaybedenlere taziye, yaralananlara da geçmiş olsun dileğinde bulunan Erdoğan, ailenin önemine dikkat çekti. Erdoğan şunları kaydetti:

MİLLETÇE KEDERE BOĞULDUK

Saldırılar milletçe hepimizi yasa ve kedere boğdu. Kahramanmaraş’a düşen ateş 80 vilayetimizin kalbine düştü. Saldırı haberini alır almaz 4 bakanımızı hemen Kahramanmaraş’a gönderdik. Yaralılarımıza acil müdahaleler yapılırken diğer yandan yargı, emniyet, milli eğitim, siber güvenlik ve siber güvenlik çalışmalarını başlattılar. Saldırılar tüm yönleriyle araştırılıyor. Cumhurbaşkanı olarak ilk andan itibaren süreci bizzat ve yakinen takip ettim. Sonraki süreçleri de yakından takip etmeyi sürdüreceğim. Sosyal medya ve dijital iletişim platformlarında yalan, manipülatif bilgileri yayanlar için gerekli önlemleri aldık.

AMAÇLARI İNFİAL YARATMAK

Dijitalleşmenin ve küreselleşmenin sebep olduğu sıkıntıların ülkemize de sirayet ettiği görülüyor. ABD’de gerçekleştirilenler başta olmak üzere dünyadaki benzer saldırılara baktığımızda faillerin amaçlarından birinin toplumu terörize etmek olduğunu görüyoruz. Bu tarz caniler sadece masumların kanını dökmeyi değil; tıpkı terör örgütleri gibi toplumda infial uyandırmayı, endişe, tedirginlik, korku ve huzursuzluk oluşturmayı da hedefliyorlar.

AİLELERİ TEDİRGİN ETMEYİN

Bu süreçte kimi medya organlarımız, kimi siyasetçilerimiz, pedagojik açıdan sorunlu beyanatları ve yayın çizgileriyle bilerek veya bilmeden saldırganların amaçlarına hizmet etmiş, faillerin ekmeğine adeta yağ sürmüşlerdir. Nedir bu telaşınız? Nedir bu aceleniz? Böyle bir acı üzerinden milleti tahrik etmek, korku ve endişe yaymak en hafif tabiriyle sorumsuzluktur. Kimsenin öğretmenlerimizi, öğrencilerimizi, ailelerimizi tedirgin etmeye hakkı yoktur.

ŞİDDET OLAYLARI TEK BOYUTLU DEĞİL

Şiddet olayları asla tek boyutlu değildir. Okul ikliminden aile dinamiklerine, dijital medya mecralarından farkındalık çalışmalarına, caydırıcılığın güçlendirilmesinden kurumsal işbirliğine uzanan geniş yelpazede hareket etmemiz önem arz ediyor. Bunun için aile yapısı, sosyal çevre, okul ortamı, dijital maruziyet, medya içerikleri ve kurumsal müdahale kapasitesini birlikte ele almak zorundayız. Önümüzde okulların adeta kışlaya ve karakola çevrilmesi, buna benzer pedagojik açıdan problemli, okulların asli karakterine zarar verecek tekil adımla çözülmeyecek kadar çok katmanlı sınama bulunuyor.

KANALİZASYONA DÖNÜŞTÜ

Dünya artık eski dünya değil. Biz anne babalar evin bir odasında sohbet ederken diğer odadaki çocuklarımızın dijital arkadaşlarıyla tesis ettiği ilişkinin mahiyetinden haberdar değiliz. Çocuklarımızın çoğunun anne babasıyla geçirdiği zaman maalesef dijital dünyadaki ekran sürelerinden daha az. Dijital arkadaşlar, öğretmenler, ebeveynler evlatlarımızın hayatlarına daha fazla etki ediyor. Bazı dijital paylaşım uygulamalarının çocuklarımızın zihnini iğfal ettiği, sosyal medya platformlarının kanalizasyona dönüştüğü bir dönemi yaşıyoruz. İnternetin denetimsiz ve sınırsız dünyasına, algoritmaların manipülasyon gücünü eklediğimizde karşımıza karışık bir sorun çıkıyor.

GÜVENLİK ÖNCELİĞİMİZ

Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır. En küçük taviz söz konusu değildir. Güvenliğin yanı sıra gelişim psikolojisi, sosyal politika, ailenin rolü, eğitim boyutlarıyla meseleye yaklaşmamız mümkündür. Siber devriye faaliyetlerine daha fazla ağırlık vermeyi, siber birimlerimizin kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyoruz. Okul kolluk işbirliğinin artırılması, yeni çalışma modellerinin geliştirilmesi bu süreçte atacağımız adımlardan biri olacaktır. İhtiyaç duyulan ne varsa tereddütsüz yapılması için ilgili bakanlarımıza gerekli talimatları verdim.

AİLE KİŞİNİN İLK OKULUDUR

Özellikle aileye, ailenin özel konumuna dikkat çekmek istiyorum. Aile kişinin ilk okuludur. Eğitim ailede başlar. Sosyalleşme ailede başlar. Adab-ı muaşeret kuralları ailede öğretilir. Birey içinde yaşadığı toplumun parçası olmayı ailede öğrenir. Aile kültür, milli ve manevi değerlerin taşıyıcısı, ahlakın, şefkatin, diğer canlılara merhamet ve empatiyle yaklaşmanın öğretildiği ilk mektebidir.

OKUL-VELİ İLİŞKİSİ GÜÇLENECEK

Okul ve veli arasındaki iletişimi güçlendirmek için 2 yıl önce başlattığımız veli randevu sistemini daha etkin hale getireceğiz. Öğretmenlerimize, okul yöneticilerimize kriz yönetimi, sınıf içi müdahale eğitimleri vereceğiz. Öğrencilerimiz için psikososyal destek mekanizmalarını güçlendirecek, duygu değer temelli dijital esenlik çalışmaları yaygınlaştıracağız. Riskleri erkenden fark eden etkili bir şekilde müdahale eden yapıyla, rehberlik uyarı sistemi çalışmalarını daha hassas hale getireceğiz.

Diziler, filmler, haberler şiddeti tırmandırıyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekranlarda yayınlanan programların da şiddeti körüklediğini, gerçeklikle bağları kopardığını söyledi. Erdoğan şunları kaydetti: "Şiddetin tırmanmasında bir diğer etken çocuklar üzerinde olumsuz etki uyandıran diziler, filmler, haber sunumları ve popüler kültür ürünleridir. Suç ve şiddet temalı yapımlarda faillerin güçlü, etkileyici cezadan muaf hatta saygın bir kişi olarak gösterilmesi gençlerimizin gerçeklikle bağını zedeliyor. Benzer şekilde haber bültenlerinde failin suç işlerken kullandığı yöntemin ayrıntılı biçimde verilmesi taklit riskini büyütüyor."

TAVİZSİZ ÜZERİNE GİDECEĞİZ

"Milli ve manevi değerlerimize sahip çıkan her adımlarımız ülkemizde belli kesimler tarafından hayat tarzına müdahale olarak yansıtıldı. Özellikle küresel despotizme dönüşen LGBT akımlarıyla mücadelemiz en acımasız eleştirilere maruz kaldığımız konulardan biri oldu. Gençlerimizin ruh ve beden sağlığı söz konusu olduğunda kuru gürültüye pabuç bırakmayacağız. Şiddeti özendiren, çarpık ilişkileri meşrulaştıran yapımlardan ziyade aileyi merkeze alan, iyiliği, merhameti, teşvik eden yapımlara yer verilmesi gerekiyor. RTÜK başta olmak üzere ilgili kurumlarımızda meselesinin üzerine daha tavizsiz gitmekte kararlıyız."

Aileye destek vereceğiz

Yozlaşma ve şiddete karşı genelleyici ve tek tip çözümlerden ziyade yerel, bölgesel ve vaka bazlı analizlere dayalı bir politika seti üreteceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:"Bazı bölgelerde aile destek mekanizmalarının güçlendirileceğiz. Dijital dünyada bir içerik birkaç dakika içinde çok geniş kitlelere ulaşabiliyor. Bu içeriklerin kaldırılmasında bazen geç kalınabiliyor. Bu gecikmelerin önüne geçilmesi için içerik takibinde tek tek kaldırma mantığıyla değil; hızlı filtreleme araçlarının kullanımı gerekiyor. Meclisimizde görüşmeleri devam eden 15 yaş altı çocuklara sosyal ağı kullanmayı sınırlayan düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle çok önemli boşluğu dolduracağına inanıyorum."

Silaha sıkı takip

Şiddet olaylarındaki bir diğer konunun da ateşli silah meselesi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ateşli silah sahiplerine özellikle silahın çocuklar tarafından ele geçirilmesi halinde verilen cezayı artıracağız. Tüm bu alanlarda kapsamlı bir politika belgesini ve eylem planını hayata geçireceğiz. Bugünkü kabine toplantısında atılacak adımları acil, kısa, orta ve uzun vadeli olarak planladık. Devlet olarak bu alanların her birinde etkin ve caydırıcı önlemleri inşallah kararlılıkla hayata geçireceğiz” diye konuştu.