Suikast 20 yıldır karanlıkta: Bayram Hoca dosyası da raftan insin

İsmailağa’nın önde gelen hocalarından Bayram Ali Öztürk Hoca, 3 Eylül 2006’da İsmailağa Camii’nde sabah namazından sonra bıçaklanarak şehit edildi. Sürekli tehdit altındaki Hoca’ya yönelik saldırı “bir meczubun” eylemi olarak kaldı ve dosya kapatıldı. Bayram Ali Öztürk Platformu, faili meçhul dosyaları yeniden açan Adalet Bakanlığı’na bu dosyanın da raftan indirilmesi çağrısı yaptı.

Muhammed Vefa Yürekli
İsmailağa Camii Vaizi Bayram Ali Öztürk Hoca

Türkiye, 3 Eylül 2006 günü İstanbul Fatih’ten gelen bir haberle sarsıldı. İsmailağa Camii Vaizi Bayram Ali Öztürk Hoca, karanlık bir suikasta kurban gitti. Bayram Ali Hoca, olay günü 04.00-04.30 arası sabah namazını kıldırmak için camiye geldi. Sohbetlerde eski cemaat üyeleri ön saflara otururdu. Ancak o gün Bursa, Avcılar ve Bağcılar’dan gelen, katili tanıdığı belirtilen insanlar ön tarafa konumlandı.

ÇELİK YELEĞİNİ GİYMEMİŞTİ

Katil Mustafa Erdal’ın kardeşi Yakup Erdal, avludaki mezarlıkta dua ederken katil camiye girdi. Öztürk Hoca, namaz sonrası ilmi ders için toplanan kalabalığa 2,5 saat vaaz verdi. Öztürk Hoca daha önce defalarca kez tehdit alması hasebiyle vaazlarda sürekli çelik yelek giyiyordu ancak yaklaşık bir yılın ardından o sabah giymedi.

“BIÇAK VAR” DENİNCE ORTALIK KARIŞTI

Sohbetin son anlarında, duaya geçildiği sırada katil harekete geçti. Tanık ifadelerine göre katilin cübbesine sakladığı bıçak bir kişi tarafından görüldü, gören kişi “Bıçak var, bıçak var” diyerek düşük bir sesle seslendi. Bu sözler bir anda ortalığı karıştırdı.

SALDIRI SONRASI TAMPON YAPILMADI

Katil Mustafa Erdal, Öztürk Hoca’ya yaklaşarak 36 santimlik bir ekmek bıçağını kalp hizasından sapladı, Hoca yüzüstü yere düştü. Otopsi raporlarına göre 4 aort damarı birden yırtılan Öztürk Hoca, apar topar caddeye çıkarılarak yüzüstü yere yatırıldı. Müdahale edilmeden 6-7 dakika yerde yatan Hoca kan kaybından şehit oldu. Bu süre zarfında Hoca’ya tampon dahi yapılmaması dikkat çekti.

KARANLIK NOKTALAR AYDINLATILMADI

27 yaşındaki katil Mustafa Erdal ise kendisine müdahale sırasında aldığı darbelerle öldü. Ancak cinayet sonrasında yürütülen soruşturmada karanlık noktalar bir türlü aydınlatılamadı.

İsmailağa Camiası için önemli bir isim olan Öztürk Hoca birçok kez tehditler almasına rağmen cinayet ısrarla ‘bir meczubun eylemi’ olarak gösterilmek istendi. Cinayetin kritik noktalarından birisi saldırı sonrasında yaşanan karmaşa oldu.

KATİL ERDAL KAÇIRILMAK İSTENDİ

İddialara göre saldırgan Erdal, cemaat tarafından etkisiz hale getirildikten sonra bazı kişiler tarafından hızla cami dışına kaçırılmak istendi. Görgü tanıklarının anlatımlarına göre katil, sürüklenerek götürülmeye çalışıldı. O anlarda polis ekiplerinin devreye girmesiyle saldırganın olay yerinde kalması sağlandı. Polisin bu müdahalesi olmasa belki de katilin kim olduğu bile tartışmalı hale gelecekti.

HTS KAYITLARI ORTAYA ÇIKARDI

Olayın ardından saldırganı kaçırmaya çalıştığı öne sürülen bazı kişilerin ifadeleri alındı. HTS kayıtları ve kriminal incelemeler ilk sorgularında “Olay yerinde değildik” diyen şahısların, saldırısı sırasında camide bulundukları ortaya koydu. Tekrar sorgulanan şüpheliler ifadelerinde, “Korktuğumuz için söyleyemedik” beyanında bulundu.

ÇELİŞKİLİ TANIK İFADELERİ

Soruşturma savcısı çelişkili ifadeler veren şahısların tutuklanmasını için uğraş verse de ilginç bir gelişme yaşandı. Görev alanı dışında olmasına rağmen Aile Mahkemesi, şüphelilerin serbest bırakılmasına hükmetti. Bu hukuksuz karar 5. Ağır Ceza Mahkemesi’ne taşınsa da paralel bir kararla şüpheliler bağlantıları araştırılmadan serbest kaldı.

ÖNCEKİ SALDIRILARLA BAĞLANTISI VAR MI?

Bayram Ali Öztürk Hoca, daha önce birçok kez saldırı girişimine maruz kalmıştı. Saldırıların Öztürk’ün şehit olduğu son saldırılarla bağlantısı olup olmadığı da araştırılmadı. Örneğin ölümünden birkaç hafta önce Tekirdağ’daki sohbet sırasında benzer bir suikast girişimi engellenmişti. Hem Tekirdağ’daki girişimde hem de cinayet günü Bağcılar’dan belli çevreler olay yerindeydi.

YURT DIŞI BAĞLANTISI İNCELENMEDİ

Olay günü ve öncesine ait HTS kayıtlarının incelenmemesi de karanlık noktalardan. O gün olay yerinde katilin kardeşi Yakup Erdal’ın HTS kayıtlarının dahi incelenmediği ifade ediliyor. O sırada camide bulunan diğer isimlerin katille bağlantısı olup olmadığına bakılmaması, olay sırasında camide yer alan ve yurt dışı bağlantıları olduğu iddia edilen bir şüphelinin görmezden gelinmesi dosyadaki karartma şüphelerini daha da derinleştiriyor.

NOTLAR ORTADAN KAYBOLDU

Soruşturmanın can damarı olan konulardan birisi de katil Mustafa Erdal’ın kayıp notları. Olay sonrasında katilin adresine yapılan baskında, 60 sayfalık not ele geçirildi. Polisin arama tutanaklarında bu notlara yer verildi. Tutanakta bahsedilen notlar ortadan kayboldu. Tüm bu şüphelerin ardından Adalet Bakanlığı’nın faili meçhul dosyalar için oluşturduğu yeni inceleme sürecine çevrildi. Aile ve sevenleri, tüm bu karanlık noktaların aydınlatılması için dosyanın yeniden açılmasını bekliyor.