Ticaret Bakanlığı’na son dönemde ulaşan bazı başvurularda; tüketicilerin geçmiş dönemde satın almış oldukları devre mülklerin satışı için kendileri ile iletişime geçildiği, çeşitli gerekçelerle ikna edildiği veya bilgileri dışında kendilerinden vekaletname alındığı ve bu yolla devre tatil adı altında başka bir bağımsız bölüm satışı gerçekleştirildiği ve tüketicilerin bilgileri dışında vekaletname aracılığıyla bu taşınmazların tapu devirlerinin yapıldığı, tüketicilerin ödeme iadesi almak ve tapuyu iptal etmek için şirket ile iletişime geçtiğinde benzer bir yöntem kullanılarak kendilerine ikinci kez satış yapıldığı, satışın iptal edilmesi için senet imzalatıldığı ve ayrıca ödeme alınarak tüketicilerimizin tekrar tekrar mağdur edildiği hususlarına yer verildiği anlaşıldığı vurgulandı.
Açıklamada, denildi.
Tüketicilerin doğru bilgilendirilmesini sağlamak ve cazip tekliflerle mağdur edilmesini önlemek amacıyla devre tatil/devre mülk satış ve pazarlamasında dikkat edilmesi gereken hususların hatırlatılmasında fayda görüldüğü kaydedilerek şu uyarılar yapıldı:
"Kendileri ile bu şekilde iletişime geçilen tüketicilerimizin imza attıkları bilgi ve belgeleri, sözleşmeleri, senetleri ve vekaletnameleri mutlaka okumaları ve imzaladıkları belgelerin içeriğinin kendilerine vaat edilen hususlarla uyumlu olup olmadığına dikkat etmeleri gerekmektedir.
Devre tatil sektöründe tüketicilerimizin sıklıkla karşılaştığı sorunlardan biri de ücretsiz tatil kazanıldığı vaadi ile devre tatil tesislerine davet edilerek, burada yapılan agresif pazarlama faaliyetleri sonucu sözleşme imzalamaya ikna edilmeleridir.
Bu yönde davet alan tüketicilerimizin tesise gitmeleri halinde kendilerine tanıtım ve satış yapılacağının bilincinde olmaları önem arz etmektedir.
Satıştan en az bir gün önce sözleşmeye ilişkin önemli hususları içeren ön bilgilendirme formunun tüketiciye verilmesi zorunludur.
Devre tatil sözleşmelerinde tüketicilerimiz, sözleşme tarihinden itibaren 14 gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma haklarını kullanabilirler.
Sözleşme tapu devri yapılmasını vadediyorsa cayma bildirimi noter aracılığıyla yapılmalıdır. Kullanım hakkının devrini içeren devre tatil sözleşmesinde cayma hakkının kullanıldığına ilişkin bildirimin yazılı olarak yapılması yeterlidir.
Devre tatil satışlarında 14 günlük cayma süresi dolmadan tüketiciden herhangi bir isim altında ödeme talep edilemez, tüketiciyi borç altına sokan herhangi bir belge alınamaz, sözleşmedeki ödeme tarihleri cayma süresi içinde kalacak şekilde belirlenemez.
Herhangi bir tapu devri içermeyen ve tüketicilere yalnızca kullanım hakkı sağlayan şahsi hakka konu devre tatil sözleşmeleri en fazla 10 yıl için kurulabilir.
Tüketicilerimiz şahsi hakka konu devre tatilini belirli bir dönem için kullanmayacağını, tatilin başlayacağı tarihten en az 90 gün önce sağlayıcıya yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile bildirirse, o dönem için tüketiciden yıllık gider payı, aidat, katılım bedeli, genel idari masraf ve benzeri herhangi bir isim altında bedel talep edilemez.
Tüketiciler, firmaların uygulamaları nedeniyle mağdur olmaları durumunda; 2026 yılı için değeri 186 bin TL’nin altında bulunan uyuşmazlıklarda Tüketici Hakem Heyetine, Bu tutarın üzerindeki uyuşmazlıklarda ise Tüketici Mahkemesine, başvurabilmektedir.
Dava şartı olarak tüketici mahkemelerinde dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması gerekmektedir.
Ayrıca, konusu suç teşkil eden dolandırıcılık iddialarına ilişkin olarak Cumhuriyet Başsavcılıklarına başvurulmalıdır."