Dünya daha öfkeli değil daha kaygılı

113 ülkede 1,5 milyondan fazla kişiyle yapılan analizlere göre son yıllarda duygusal sıkıntı arttı, ancak öfke seviyesinde belirgin bir değişim görülmedi.

Arşiv.

Davranış bilimciler Dr. Michael Daly ve Dr. Lucia Macchia’nın yaptığı analiz, 2009-2021 yılları arasında küresel duygusal sıkıntının yüzde 25’ten yüzde 31’e yükseldiğini ortaya koydu. Buna karşın öfke seviyelerinde yalnızca yüzde 1,61’lik, istatistiksel olarak anlamlı olmayan bir artış gözlendi.

'ÖFKE' YÖNETİLİRSE 'GÜÇ' OLUR

Acıbadem Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt, bu bulguların daha çok kaygı ve üzüntünün arttığı bir dünyaya işaret ettiğini belirtti. Kurt, “Asıl sorun öfkenin varlığı değil, nasıl ifade edildiği. Öfke insani ve evrensel bir duygu. Bastırılmaması gerekir; ancak kontrol edilemediğinde bireye ya da çevresine zarar verebilir” diye konuştu. Öfkenin, mutluluk, üzüntü, korku, iğrenme ve şaşkınlıkla birlikte altı temel duygudan biri olduğunu hatırlatan Kurt, buna rağmen sürekli pozitif kalma baskısı nedeniyle öfkenin çoğu zaman zararlı bir duygu gibi algılandığını söyledi. Kurt, “Oysa öfke, değişen koşullara uyum sağlamamıza ve engelleri aşmamıza yardımcı olan değeri yüksek bir duygudur. Öfke bir duygudur, saldırganlık ise bu duygunun kontrolsüz biçimde davranışa dönüşmesidir” ifadelerini kullandı.