Fatih Sultan Mehmet’in 544. ölüm yıldönümünde fetih ruhu devam ediyor

Osmanlı'nın altın çağını başlatan, çağ kapatıp çağ açan büyük cihan padişahı Sultan II. Mehmet, vefatının 544. yılında rahmetle ve minnetle anılıyor. Henüz 21 yaşında İstanbul’u fethederek Bizans'ın bin yıllık surlarını yerle bir eden Fatih Sultan Mehmet, sadece bir hükümdar değil, aynı zamanda bir medeniyet inşacısıydı.

Yeni Şafak

Fatih’in adını duymak, 15. yüzyılda Avrupa saraylarında korkuyla anılmasına yetiyordu. Papa, onun ilerleyişini durdurmak için seferberlik ilan etti, İtalyan şehir devletleri tedirginlik içinde duvarlarını yükseltti. Ancak hiçbir engel, onun stratejik dehası ve ilimle donanmış yönetim anlayışı karşısında duramadı. Batılı tarihçiler onu “Doğu’nun Napolyon’u” değil, “Avrupa’nın fatihi” olarak andı.

Kayzer-i Rum

Bilim ve adalette örnek bir liderdi

Fatih, yalnızca bir savaş dehası değil; aynı zamanda bilime, sanata ve adalete verdiği değerle örnek bir liderdi. Sarayında 8 dil bilen alimlerle istişare eder, Bizans'tan kalma kitapları korur, dönemin en büyük medreselerini inşa ederdi. Kanunname-i Ali Osman’la devletin temelini sağlamlaştırdı. Hıristiyanlara ve Yahudilere dini özgürlük tanıyarak farklı inançların barış içinde yaşamasını sağladı.

Sadece bir şehir değil, medeniyet fethetti

1453, yalnızca İstanbul’un fethi değil; zulmün, cehaletin ve batıl inançların yıkıldığı bir milattı. Fatih, Ayasofya’yı camiye çevirirken, ilmi ve adaleti merkeze alan bir Osmanlı'nın temellerini attı. Onunla birlikte Osmanlı, bir dünya gücüne dönüşürken, İslam dünyası da yeniden ayağa kalktı.

Yadigârı hâlâ ayakta

Bugün İstanbul’un siluetinde yükselen surlar, medreseler, külliyeler ve camiler; onun mirasının canlı şahitleridir. Adaletiyle, ferasetiyle ve bitmeyen fetih aşkıyla örnek alınan bir lider olarak Fatih Sultan Mehmet, her geçen yıl daha fazla takdir edilmekte, torunları tarafından hayırla anılmaktadır.