Görme alanına işlev katan yöntem

Göz kapaklarındaki sarkma ve torbalanmalar görme alanını daraltan işlevsel bir sorun. Bu sorunun oküloplastik cerrahi uzmanları tarafından kişiye özel tedavi planlamasıyla çözülebileceğini belirten Dünyagöz Hastaneler Grubu Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Melike Gedar, 30-45 dakikalık Blefaroplasti adlı cerrahi işlemle fazla deri ve yağ dokularının alınabildiğini söyledi. Gedar, işlem öncesi titiz göz muayenesinin şart olduğunu vurguladı.

Arşiv.

Genetik yatkınlık, ilerleyen yaş ve yer çekiminin etkisiyle göz kapaklarında zamanla belirginleşen sarkma ve torbalanmalar daha fazla kişiyi estetik müdahaleye yöneltiyor. Göz kapağı estetiğinin popülaritesi arttıkça beraberinde getirdiği riskler de büyüyor. Dünyagöz Hastaneler Grubu Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Melike Gedar’a göre, gözün karmaşık anatomisine hâkim olmayan ellerde gerçekleştirilen müdahaleler, görme kayıplarına dek uzanabilen ciddi komplikasyonlara zemin hazırlıyor.

YAŞAM KALİTESİNİ ETKİLİYOR

  • Göz kapaklarındaki değişimin yalnızca estetik bir sorun olmadığının altını çizen Doç. Gedar, “Bu durum yaşam kalitesini doğrudan etkiliyor. Yaşla birlikte gevşeyip sarkan üst göz kapağı derisi, zamanla kirpiklerin üzerine baskı yapacak noktaya ulaşabiliyor. Görme alanındaki bu daralma, kişinin farkında bile olmadan pek çok aktiviteden uzaklaşmasına yol açabiliyor. Kitap okurken gözlerin çabuk yorulması, uzun süre ekrana bakamamak, hatta trafikteki araç ya da yayaları fark etmekte güçlük çekmek bu belirtilerin başında geliyor” ifadelerini kullandı. Gedar, bu operasyonların titiz bir göz muayenesi sonrası oküloplastik cerrahi uzmanları tarafından yapılması gerektiğini anlattı.

DAHA GENÇ BİR BAKIŞ

  • Yaşam kalitesini düşüren bu tablonun Blefaroplasti adı verilen cerrahi yöntemle çözüme kavuşabildiğini dile getiren Doç. Gedar, “Operasyonda göz kapağındaki fazla deri ve zamanla fıtıklaşarak torba görünümü oluşturan yağ dokuları titizlikle çıkarılıyor. Sonuç olarak hasta daha dinç, uyanık ve genç bir bakış kazanıyor. Ayrıca görme alanı yeniden işlevsel bir genişliğe kavuşarak daha geniş bir görme alanı kazanıyor” diye konuştu.

HER GÖZÜN YAPISI FARKLI

  • Son yıllarda artan estetik taleplerine dikkat çeken Doç. Gedar, operasyonların kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi. Hastaların bir başkasına benzeme çabasıyla, doğal olmayan taleplerle hekime gelmemesi gerektiğini anlatan Gedar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Her gözün yapısı, hatta kardeşlerin dahi göz kapağı anatomisi birbirinden farklıdır. Bu nedenle Avrupa tipi bir çukurluğu Asya tipi dolgun bir yapıya zorlamak natürel olmayan mutsuz sonuçlar doğuracaktır. Uzman bir hekimin titiz planlamasıyla genellikle lokal anestezi altında yaklaşık 30-45 dakikada tamamlanan bu işlemler, doğru ellerde uygulandığında hem sağlığı hem de estetiği aynı potada eriterek hastaya yeni bir bakış açısı sunar.”