İstanbul Anadolu Yakası, Dudullu İMES sanayi sitesindeki ofis projelerinde görevlendirilmek üzere yayınlanan personel ilanında, tecrübe ve iş tanımından ziyade adayların yaşam tarzına yönelik kısıtlamalar ön plana çıktı. Söz konusu temizlik firması, ilanın detay kısmına özellikle “başı açık çalışacak” ibaresini ekleyerek adaylar arasında inanç ve kılık-kıyafet temelinde bir ayrım gözetti.
“Başınızı açarak çalışabilir misiniz?”
İlandaki firma arandığında, karşılaşılan tablo bir hak ihlalini daha gözler önüne serdi. Telefonun ucundaki yetkili, neden böyle bir ayrımcılığa gidildiğini sorgulayanlara, “Müşterilerimiz üst düzey insanlar, başörtülü görmek istemiyorlar. Ben müşterinin isteğine göre hareket etmek zorundayım” diyerek yapılan dışlamayı normalleştirmeye çalıştı. Bir adım daha ileri giden firma yetkilisi, başörtülü adaylara “Başınızı açarak çalışabilir misiniz? Bazı insanlar ofiste başını açıyor, normal çalışıyor. O yüzden size soruyorum” teklifinde bulundu.
Hukukçular uyarıyor: Hem suç hem hak ihlali
Konuya ilişkin hukuki değerlendirmede bulunan Av. Bekir Özata, iş ilanında yer alan bu tür ifadelerin anayasal ve yasal bir suç olduğunu vurguladı. Özata şu ifadeleri kullandı:
"İş ilanında ‘başı açık kadın’ şartına yer verilmesi, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 5. maddesinde düzenlenen eşit davranma ilkesine açıkça aykırıdır. İş ilişkisinin kurulması aşamasında din, inanç ve yaşam tarzı temelinde ayrım yapılması hukuken yasaktır. Bu tür uygulamalar yalnızca iş hukuku bakımından değil, aynı zamanda Türk Ceza Kanunu’nun 122. maddesi kapsamında ‘nefret ve ayrımcılık suçu’ olarak da değerlendirilebilir. Bireylerin belirli bir inanç veya yaşam tarzı nedeniyle işe erişiminin engellenmesi cezai sorumluluk doğurur."