Ramazan’a özel açıklamalar yapan Şef Akkor, modern yaşamın beraberinde getirdiği hızlı tüketim alışkanlıklarının, sofraların ruhunu zayıflattığına dikkat çekti. Yemeklerin yalnızca bir beslenme unsuru olmadığını vurgulayan Akkor, hazırlık sürecinin sabır, emek ve paylaşım kültürünün bir parçası olduğunu ifade etti.
Şef olarak kariyerinin en güzel dönemlerini ramazan aylarında yaşadığını belirten Akkor, restoranlarında dikkat ettiği şeylerden birinin de Osmanlı ve Anadolu geleneklerini korumak olduğunu dile getirdi.
Akkor, Osmanlı ve Anadolu'nun ramazan geleneklerinde hazırlıkların bir ay öncesinden başladığını belirterek, kış ramazanları için hazırlanan yufkalardan yaz sonunda kurulan turşulara ve doldurulan kilerlere kadar her detayın bu ayın ruhunu beslediğini vurguladı.
"Hayat o kadar hızlandı ki uzun pişen yemekler yok"
Bu dönemi sadece yemek kültürü değil, aylar öncesinden başlayan bir hazırlık süreci olarak tanımlayan Akkor, dedi.
Şef Akkor, ramazanın temelinde derin maneviyat olduğuna dikkati çekerek, görüşlerini aktardı.
"Tek başına bu sofrada oturmanın bir anlamı yok"
Paylaşmanın öneminin ramazanda daha da arttığını vurgulayan Akkor, sözlerine şöyle devam etti:
"Ramazan sofralarının vazgeçilmez unsuru 'misafir'"
Ömür Akkor, ramazan sofralarının vazgeçilmez unsurunun misafir olduğunun altını çizerek, diye konuştu.
Ünlü şef, Anadolu'nun binlerce yıllık mutfak mirasını bu yıl Mandarin Oriental Bosphorus İstanbul için hazırladığı özel iftar menüsüyle taçlandırıyor. Akkor'un 25 yıllık araştırmalarından ortaya çıkan menü, erken dönem İslam mutfağından Osmanlı saray sofralarına uzanan geniş bir yelpaze sunuyor.