İslamofobiyi 43 sayfa ile yıktı

ABD’li halterci Kulsoom Abdullah, başörtüsü ve kapalı kıyafetleriyle turnuvalara katılmasına izin vermeyen Uluslararası Halter Federasyonuna yazdığı 43 sayfalık itiraz dilekçesiyle, başörtüsü yasağını kaldırttı.

Kıymet Sezer
Kulsoom Abdullah

Dünyada 56 İslam ülkesindeki 18-35 yaş arası 600 milyon genç için çalışmalar yürüten İslam İşbirliği Gençlik Forumu’nun (ICYF) “21’inci Yüzyılın Yükselen Gücü Olarak Kadınlar” temasıyla ‘Genç Müslüman Kadınlar Zirvesi’ düzenledi. Online olarak gerçekleştirilen zirvede, dünyanın dört bir yanında ilklere imza atan başarılı Müslüman kadınlar ağırlandı. Biz de o kadınlardan ABD’li halterci Kulsoom Abdullah ve basketbolcu Bilqis Abdul-Qaadir ile konuştuk.

DÜNYA
Fransa’nın Rennes kentinde camiye çirkin saldırı: İslam karşıtı yazılar yazıldı

İTİRAZDAN SONRA KABUL EDİLDİ

  • ABD’de başörtüsüyle yarışmalara katılan ilk halterci olan Kulsoom Abdullah, ulusal bir yarışmaya katılana kadar bir sorun yaşamadığını söyledi ve şunları anlattı:

HAYAT
Müslüman kadınlar zirvede buluşuyor

ELİNİZDEN GELENİN EN İYİSİNİ YAPIN

“Bence dünya Müslüman kadınların başarı hikayelerine hazır ve bu hikayeleri bilmesi gerekiyor” ifadelerini kullanan Abdullah, sözlerini şöyle bitirdi: “Çevreniz, yaşınız ve çabalarınız ne olursa olsun istediğiniz şeyi yapmanın bir yolunu bulun. Başkalarının sizin hakkınızda ne düşündüğüyle ilgili endişelenmemek için elinizden gelenin en iyisini yapın.”

https://image.piri.net/resim/imagecrop/2021/04/12/04/35/resized_1bab5-4fb48c11islamofobi1.jpg

DÜNYA
Fransa'da başörtülü gazeteciye ırkçı ölüm tehdidi: Başındaki çaputun kalsın, daha iyi hedef alırız!

FIBA da başörtüsü yasağını kaldırdı

  • Uluslararası Basketbol Federasyonu’nun (FIBA) başörtüsüyle basketbol oynamayı yasaklayan kuralının kaldırılması için mücadele eden, bu uğurda kariyerini noktalayan Bilqis Abdul-Qaadir dört yıl süren savaşın sonunda 2017’de zafere ulaştı ve FIBA kadın basketbolcular için uygulanan başörtüsü yasağını kaldırdı. Basketbolun kendisi için bir tutku olduğunu söyleyen Bilqis Abdul-Qaadir, yaşadıklarını şöyle anlattı: