Her huzurevinde bir doktor görev yapacak
Koronavirüs
Her huzurevinde bir doktor görev yapacak
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Selçuk, huzurevlerindeki sağlık çalışanlarının sayısının artırılacağını belirterek, "Her huzurevine bir doktor istiyoruz. Cumhurbaşkanımız da bunun talimatını verdi. İnşallah yıl bitmeden bu amacımıza ulaşacağız. Sağlık Bakanlığımız, ilanına çıkacak." dedi.
AA
Yavrunu sen mi yarattın?
Yavrunu sen mi yarattın?

Ne zaman “babası tarafından öldürülmüş bir kız” haberi duysam kalbim kavruluyor acıdan. Etim morarıyor. İnsan, başka kötülüklere alışıyor. İnsan bu, alışır. Ama bir babanın kızını öldürmesi, öldürebilmesi “alışılabilecek acılar” listesinde değil benim açımdan. Her seferinde keskin bir sızı hızlıca yerleşiyor bünyeme ve uzun süre çıkmıyor.

Elazığ’dan gelen haberde de öyle oldum yine. Sosyal medyasına “perdeleri güneş yıpratır çocuk, kızları ise babaları” yazmış Merve, “babası tarafından” öldürülünce yani.

Belki insanlığın bidayetinden beri “baba-kız ilişkisi” dünyanın en karmaşık ilişkilerinden biri, birincisi.

Bir baba açısından kızıyla kurabileceği en kötü ilişkinin “tanrı-baba, kul-kız” ilişkisi olduğunu düşünüyorum. O aralıktan içeri bir sızılırsa sonu ölüm olmasa bile “ciddi hasarlı bir psikolojik geçmiş” garanti gibidir.

“Kral-baba, prenses-kız ilişkisi” de feci bir ilişki biçimidir bana kalırsa. Bir türlü büyüyemeyen, hep çocuk kalan, herkesle “tatlişkooo” falan diye konuşan kızlar elde etmekten başka sonuç vermez.

“Kontrolcü-baba, güvensiz-kız ilişkisi” de çekilir dert değildir. Kızların özgüveni de, kendi başına hareket edebilme kabiliyeti de zede alır.

Elbette uzman değilim. Sadece gözlemlerimi aktarma derdindeyim. İşini gerçekten bilen uzmanlara sorulunca onlar, büyük bir isabetle “en iyi baba kız ilişkisi güven inşası ile ciddiye alınır sevgi izharı ilişkisidir” diyorlar. Buna katılırım. Babasına güvenen ve ondan -sulu, sulandırılmış değil- sevgi gören kızların daha sağlıklı bireyler olacağı kesin gibidir.

Hadi hem korkunç hem de ilginç bir yere gidip bir uzmandan yardım isteyelim. İstanbul İlahiyat hocalarından Ahmet Acarlıoğlu’nun “Câhiliye Arap Toplumunda Kız Çocuklarının Katli Meselesi: İslam Tarihi Perspektifinden Değerlendirme” başlıklı makalesinden, “baba-kız ilişkisi hastalanırsa sonuçları ne olur?” konusunda şunları öğreniyoruz.

“Aile reisi olan erkekler bir veya en fazla iki tane kız çocuklarının olmasına tahammül gösterebiliyorlar; kız çocuklarının sayısı arttığında bunu çevresine karşı bir ar meselesi olarak kabul ederek yeni bir kız çocuğu doğduğunda onu katletme yoluna gidiyorlardı… Cahiliye Arapları için kızları utanç vesilesiydi. Onlar kızları zinaya bulaşmadan nikâhla dahi evlense çocuklarını başkası ile evlendirmektense onu toprağa vermeyi daha hafif görüyorlardı. Temel sebeplerinden biri kıskançlık idi… İslâm’dan önce kız çocuklarını diri diri gömme davranışının temel gerekçelerinden biri belki de en önemlisi fakirlik korkusuydu. Birçoğu açlık sınırında yaşayan bu insanlar erkekten daha az işe yaradığını düşündükleri kızları, aileleri için yük olarak kabul ediyor ve uğursuz kabul ettikleri fakirlik korkusu ve aç kalma endişesiyle kız çocuklarını gömüyorlardı… Kız çocuklarının katledilmesinin sebeplerinden bir tanesi de namus anlayışıydı. Cahiliye de bir erkek bir kadınla evlenirken namus duygusu aklına gelmezken, kendi kızını başkasıyla evlendirirken bunu bir namussuzluk ve ar meselesi olarak görür ve ‘kızımı evlendirmektense onu kendi ellerimle toprağa vermek bana daha tatlıydı’ diyecek kadar utanç duyardı.”

Belki dünyanın tüm babaları, kız-erkek evlat ayırt etmeksizin şu yalın gerçek üzerinde ittifak etmeliler: “Yavrumu ben yaratmadım.”

“Eee, ben zaten öyle düşünüyorum” diyen babalara bir çağrım var. Bunu bir daha ve iyice düşünün. Kızımızla, oğlumuzla, yavrumuzla kurduğumuz ilişkinin “hastalanması” tam da bu düşünceden başlıyor bence zira.

Son örnekte Merve, “babasıyla görüşmeme kararı aldığı için” kaybetti hayatını. Bu, “duyguları incinmiş bir tanrı taslağının yansıması” değilse nedir?

Düşünelim bunu. Evlatlarımız lütuflarımızdır ve imtihanlarımızdır, kullarımız değil.

Danimarka'da TDV çatısı altında kurulan "Aile ve Dini Rehberlik" bürosu açıldı
Dünya
Danimarka'da TDV çatısı altında kurulan "Aile ve Dini Rehberlik" bürosu açıldı
Danimarka Türk Diyanet Vakfı (DTDV) çatısı altında kurulan Aile ve Dini Rehberlik Bürosunun resmi açılışı Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Huriye Martı’nın uzaktan katılımıyla yapıldı.

Martı’nın video konferans sistemi üzerinden katıldığı törende, dualar okundu, ardından Kopenhag Din Hizmetleri Müşaviri Hüseyin Gündoğar ve DTDV Başkanı Bekir Demir açılışı gerçekleştirdi. Danimarka’da DTDV çatısı altında ilk büro hizmete girmiş oldu.

AA
Evet diyen özel odaya alınacak: Artık refakatçi olmayacak
Koronavirüs
Evet diyen özel odaya alınacak: Artık refakatçi olmayacak
Normalleşme sürecinde Aile Sağlık Merkezleri’nde (ASM) alınacak önlemler de belirlendi. Kovid-19 hastalık bilgilendirme ve korunma yöntemlerine ait görseller merkezlerin görünür yerlerine asılacak.
Yeni Şafak
Bakan Selçuk: Kendi işini kurmak isteyen engelliler için hibe desteği 65 TL'ye çıkarıldı
Ekonomi
Bakan Selçuk: Kendi işini kurmak isteyen engelliler için hibe desteği 65 TL'ye çıkarıldı
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, kendi işini kurmak isteyen engellilere sağlanan hibe desteğini 65 bin TL’ye çıkardıklarını, 2020 yılı 2. dönem hibe desteği başvurularının başladığını duyurdu.
Yeni Şafak
ABD Başkanı Trump’un oğlundan 522 binlik av gezisi
Dünya
ABD Başkanı Trump’un oğlundan 522 binlik av gezisi
ABD Başkanı Trump’ın oğlu Trump JR’ın, Moğolistan’da düzenlediği ‘koyun avı gezisi’ devlete yaklaşık 522 bin TL’ye (77 bin Dolar) mal olduğu ortaya çıktı.
DHA
Çocuklar, aile ve yakınları ile 15 Haziran itibariyle görüşebilecek
Gündem
Çocuklar, aile ve yakınları ile 15 Haziran itibariyle görüşebilecek
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, ilk normalleşme adımlarını çocuk hizmetleri alanında attı. Öncelik, çocukların aile ve yakınları ile buluşturulmasına verildi. Normalleşme çalışmalarında koruma altındaki çocuklar, aile ve yakınları ile 15 Haziran itibariyle görüşebilecek.
DHA
Bakan Zehra Zümrüt Selçuk: Gündüzlü Bakım Merkezleri 1 Temmuz’da faaliyete başlayacak
Ekonomi
Bakan Zehra Zümrüt Selçuk: Gündüzlü Bakım Merkezleri 1 Temmuz’da faaliyete başlayacak
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Gündüzlü Bakım Merkezlerinin sayısının 123’e ulaştığını açıkladı. Bakan Selçuk, normalleşme süreci ile birlikte 1 Temmuz’dan itibaren 75 ilde bulunan Gündüzlü Bakım Merkezlerinin faaliyete geçeceğini ifade etti.
IHA

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.