Talat Atilla kaynağının CHP'li vekil olduğunu söyledi, Muharrem İnce '139 milletvekili töhmet altında' dedi
Gündem
Talat Atilla kaynağının CHP'li vekil olduğunu söyledi, Muharrem İnce '139 milletvekili töhmet altında' dedi
"Beştepe'deki CHP"li iddialarında kaynağının bir CHP'li olduğunu söyleyen Talat Atilla'ya Muharrem İnce'den sert bir yanıt geldi. İnce "Bu akşam 139 CHP Milletvekili töhmet altında bırakılmıştır, CHP Genel Merkezi Talat Atilla'nın dava açmasını beklemeden bu kişi hakkında dava açmalıdır" ifadelerini kullandı.
Diğer
Talat Atilla: İddiamın arkasındayım, bana haberi getiren CHP'li bunu genel başkana doğrulattı
Gündem
Talat Atilla: İddiamın arkasındayım, bana haberi getiren CHP'li bunu genel başkana doğrulattı
Külliye'de bir CHP'linin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştüğü iddialarının kaynağı Talat Atilla yeni bir açıklama yaptı. Atilla " Tereddütsüz bir şekilde yineliyorum... Bana haberi getiren aktif bir CHP Milletvekilidir. Bu haberi Kılıçdaroğlu'na "yüzde yüz" diye onaylatmıştır" açıklamasında bulundu.
Yeni Şafak
Talat Atilla’nın CHP içindeki kaynağı kim?
Talat Atilla’nın CHP içindeki kaynağı kim?

Sözcü gazetesi başyazarı Rahmi Turan’ın ortaya attığı Beştepe’ye giden CHP’li iddiası günlerden beri Türkiye’nin gündemini meşgul etmeye devam ediyor. Kılıçdaroğlu ve CHP sözcüleri “bu kumpasın arkasında saray var” iddiasında bulunarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı suçlamaya devam ediyorlar.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve CHP Milletvekili Muharrem İnce’nin bu iddiayı kesin bir dille reddederek yalanlamaları üzerine Rahmi Turan kaynağının gazeteci Talat Atilla olduğunu açıklamak zorunda kalmıştı. Talat Atilla ise haberin yüzde yüz doğru olduğunu hem Kılıçdaroğlu’na hem de kendi kaynağı olan CHP’li kişiye doğrulattığını açıklıyordu. İddialarını güçlendirmek amacıyla Muharrem İnce’nin Beştepe’ye geldiği ve ayrıldığı 9 Kasım tarihinde iki farklı aracın plakalarını da iddialarına kanıt olarak sunuyordu. Ancak Beştepe’den yapılan açıklamalarda Külliye’nin ziyaretçi kabul programında bu araçların kayıtlarının olmadığı gibi plakaların sahte olduğu açıklanıyordu. Kumpas açık bir şekilde ortaya çıkmıştı. Ancak kumpasın arkasında ve hedefinde kim vardı. Bu konuda inanılmaz senaryolar ve iddialar ortaya atılmaya devam ediyor. Ancak Muharrem İnce’nin bu kumpasın CHP Genel Merkezi içindeki bir çete tarafından organize edildiği iddialarının bazı gazeteciler tarafından araştırılması sonucunda sis perdesinin yavaş yavaş aralanmakta olduğu açıkça görülebiliyordu. İnce’nin açıklamalarından bu çeteden Kılıçdaroğlu’nun bilgisi olduğu anlaşılıyordu. “Sen genel başkansın. Bu tezgâhı bozmaz, bu çamuru temizlemezsen, temiz siyaset yara alır. CHP bu meseleyi çözmeden yola devam edemez. Kendi partinin evladına iftira atıyorsun” diyen İnce, “Parti içinde çeteden bahsettiniz, kimi kastettiniz?” sorusuna , “Onlar kendilerini iyi bilirler, mesela aynı teknede yazın tatil yapmışlardır” cevabını vermişti. CHP Genel Merkezi’ne yakın kaynaklardan edinilen bilgiye göre İnce’nin sözünü ettiği teknede tatil olayı Çeşme’de yaşandı. CHP Genel Başkan Yardımcıları Tuncay Özkan, Oğuz Kaan Salıcı, Bülent Kuşoğlu ve Grup Başkan Vekili Engin Özkoç geçen yaz Çeşme’de bir işadamının teknesinde buluştu. Muharrem İnce’nin de basın açıklamasından sonra Talat Atilla Twitter hesabından bir mesaj paylaşıp “Kılıçdaroğlu’nun açıklama yapmasını bekliyorum. Daha önce yaptığım açıklamanın arkasındayım. Açıklama makul bir sürede gelmezse yeni bir açıklama daha yapacağım” ifadeleriyle Kılıçdaroğlunu tehdit etmişti. Ancak son açıklamasında CHP’li kaynağını asla açıklamayacağı mesajını kamuoyu ile paylaştı.

Talat Atilla ve Tuncay Özkan arasında 2007 tarihinden bu yana iyi ilişkiler söz konusudur. Atilla’ya ait haber sitesi turktime.com Tuncay Özkan ile ilgili sık sık ve güzel haberler yayınlamaktadır. Tuncay Özkan CHP içerisinde pek çok tartışmanın da taraflarından bir tanesidir. Bu tartışmalardan belki de en sertinde Muharrem İnce ile Tuncay Özkan “kapışır”. Muharrem İnce 24 Haziran gecesi alkollü olduğu dedikodusunu Tuncay Özkan’ın yaydığını açıklar. Talat Atilla, İnce’nin bu iddialarını yayınlamaya değer bulmaz ve yayınlamaz.

Bülent Kuşoğlu “Beştepe’deki CHP’li” haberinin kaynağı Talat Atilla ile aynı internet sitesinde yazarlık yapıyor, sitede iddiayı köşesine taşıyan Rahmi Turan’ın da yazıları yayımlanıyor. Şimdi sanırız “tekne” ekibi ile Talat Atilla arasındaki “bağlar” da daha net anlaşılmıştır. Talat Atilla’nın Muharrem İnce’yi Beştepe’ye getirip geri götürdüğünü iddia ettiği araç plakalarının gerçek olmaması, X kaynağın ziyaretle ilgili verdiği bilgilerin Cumhurbaşkanlığı'nca teyit edilmemesine rağmen kaynağın verdiği bilgilerin yüzde yüz doğru olduğunun iddiası kabul edilemez. Ayrıca CHP’li kaynağın verdiği bilgilerin Kılıçdaroğlu veya yakın çalışma ekibi tarafından doğrulandığı iddiası da Kılıçdaroğlu tarafından reddedilmiştir. Talat Atilla son açıklamasında CHP’li kaynağını kesin olarak açıklamayacağı bilgisini kamuoyu ile paylaşmıştır. Eğer bu konuda kamuoyunu tatmin edecek açıklamalar yapmaması halinde yasal bir CHP’li bir kaynak olmadığı düşünülebilecektir.

PARTİ İÇİNDEKİ FETÖ’CÜLERİN KUMPASI

Bağımsız Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz’ün kendisinin partiden ihraç ediliş sürecinde, parti içerisindeki FETÖ vurgusunu yaptığını anımsatarak, “Beştepe’ye giden CHP’li iddiası operasyonunun oluş biçimine bakıldığında kumpasın, parti içindeki FETÖ’cüler tarafından gerçekleştirildiği” savı daha akla yakın ve hayatın doğal akışına uygun görünmektedir. Bu durumda tali hedef Muharrem İnce, ana hedef Cumhurbaşkanı Erdoğan’dır

10 yıl sonra yeni bir siyasi dizayn mı?
10 yıl sonra yeni bir siyasi dizayn mı?

Türk siyaseti 10 yıl önce CHP lideri Deniz Baykal’a kurulan bir kaset tuzağı ile dizayn edilmişti. Deniz Baykal’a yönelik kumpas sadece CHP’yi dizayn etmek için değildi. Türkiye’yi dizayn etmek isteyenler 2010 yılının başında CHP’den başlamıştı. Baykal’ı istifa ettirmeyi başaranlar, şüphesiz ‘Baykal istifa etsin de ne olursa olsun’ anlayışı içinde değillerdi. Tabii ki Baykal’ı saf dışı etmeden önce yerine kimi getireceklerine ilişkin hazırlıkları da vardı.

Nitekim Baykal’ın istifasından sonra kimin genel başkan olacağı tartışmaları başladı. Kemal Kılıçdaroğlu kesinlikle aday olmadığını ilan etmesinin üzerinden 24 saat geçmeden aday olduğunu açıkladı. Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığı ile birlikte siyasi dizaynın ilk adımı başarıldı. Artık sıra yeni dizaynlardaydı. Ve 2011 seçimleri öncesinde benzer yöntemlerle MHP’yi dizayn faaliyetleri başladı. Ancak bu yöntem MHP’de sonuç vermedi.

2011 seçimleri süreci başladı, daha önce siyasetin yakınından geçmeyen Fetullahçıları birden siyasi bir hırs kapladı. İpini koparan Fetullahçı, AK Parti’den aday adayı oldu. Anormalliği gören Tayyip Erdoğan, FETÖ’nün AK Parti’ye yönelik dizayn operasyonunu boşa çıkarttı. ‘Kesin milletvekili olacağım’ diye havalara giren yaklaşık yüz Fetullahçının havası söndü. Ancak yine de bu kadar Fetullahçının birden niye siyasete ilgi duyduğuna anlam verilemedi.

Seçimler oldu, AK Parti üçüncü kez oylarını arttırarak tarihi bir seçim başarısına imza attı. Seçimlerin üzerinden daha 8 ay geçmeden, nihai hedefi Başbakan Erdoğan’ın olduğu MİT krizi patlak verdi. Akabinde Gezi, sonrasında 17-25 Aralık, neticede de 15 Temmuz gerçekleşti. Tabii 15 Temmuz öncesi yine MHP üzerinden siyasi dizayn girişimi başladı. Meral Akşener omuzlarını silkeleyerek, “Ben başbakan olacağım” diyordu.

Bütün bunları yeniden niçin hatırlattım? Malum… CHP’de yeni bir süreç başlatıldı. İçinde Kemal Kılıçdaroğlu’nun da olduğu anlaşılan bir yalan rüzgârı süreci. Bir dönem CHP genel başkanlığı için adı geçen Hurşit Güneş’in, 2011’de milletvekili seçilip Meclis’te rozetini takarken yaptığı espri Türkiye’yi epey güldürmüştü. Güneş’in şu ifadeleri yıllarca kahkaha nedeni oldu: “Arkadaşlar çok ilginç bir şey yapacağız. Üçgen biçiminde birbirimize takacağız. Ben Haydar Bey’e takacağım, Haydar Bey Mehmet Bey’e takacak, Mehmet Bey bana takacak. Ve yarın böylelikle gazeteler için haber niteliği olan bir şey ortaya çıkacak.

Evet, bugünlerde CHP’de yaşanan tam da Hurşit Güneş’in dediği gibi, Talat Atilla Rahmi Turan’a taktı, Rahmi Turan, Muharrem İnce’ye ve ortaya ilginç bir şey çıktı. Muharrem İnce artık ne yapar bilemem. Tabii bu işin esprisi, bir de işin perde arkası var. 31 Mart seçimleri sonrası biraz dinen CHP’deki fırtına yeniden esmeye başladı. Denilebilir ki, “Kemal Kılıçdaroğlu tarihinin en güçlü döneminde iken nereden çıktı şimdi bu tartışmalar?” Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığa geçiş sürecinden itibaren artık CHP, CHP değil.

Bu kavganın bir parti içi tarafı var bir de Türk siyasetini yeniden dizayn etmek isteyenlerin hesabı var. Parti içi hesap belli. Yüzlerce delege 24 Haziran seçimlerinden sonra Muharrem İnce’nin çağrısı üzerine olağanüstü kurultay için imza verdi. Bunların temizlenmesi gerekir. Bu kavga Kılıçdaroğlu’nun elini güçlendirebilir de zayıflatabilir de. Bu, CHP’nin iç işi bizi ilgilendirmez.

Bizi ilgilendiren yeniden CHP üzerinden Türk siyaseti mi dizayn edilmek isteniyor. Bunun üzerinde durmamız gerekir. Türk siyaseti iki kutba ayrıldı. Erdoğan karşıtları yan yana geldi olmadı, üst üste geldi olmadı, iç içe geçti olmadı, bu gidişle de olacak gibi değil. Dolayısıyla yeni bir dizayn lazım.

Biraz ipucu verelim, yeni siyasi arayış içinde olanlar, halkta bir türlü karşılık bulamadılar. CHP bu milletin ensesinde Demokles’in Kılıcı gibi durduğu sürece yeni arayışların karşılık bulması mümkün değil. Gelişmeleri, ‘üçüncü yol’ arayışında olanların hareketlerine bakarak izlemekte yarar var…

Talat Atilla'dan yeni açıklama: Kılıçdaroğlu'nun kendisini ve partisini yıpratmamak için kamuoyuna açıklama zorunluluğu var
Gündem
Talat Atilla'dan yeni açıklama: Kılıçdaroğlu'nun kendisini ve partisini yıpratmamak için kamuoyuna açıklama zorunluluğu var
Sözcü Gazetesi yazarı Rahmi Turan'ın yazısıyla başlayan 'Beştepe'ye giden CHP'li' iddialarının kaynağı Talat Atilla sosyal medya hesabı Twitter üzerinden yeni açıklamalarda bulundu. Atilla'nın açıklamalarında, "Kılıçdaroğlu'nun kendisini ve partisini yıpratmamak için kamuoyuna açıklama zorunluluğu var. Ve mutlaka açıklayacağından da şüphem yok" ifadelerini kullandı.
Yeni Şafak
Talat Atilla: Kılıçdaroğlu açıklamazsa ben açıklayacağım
Gündem
Talat Atilla: Kılıçdaroğlu açıklamazsa ben açıklayacağım
Sözcü Gazetesi yazarı Rahmi Turan'ın 'Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Muharrem İnce Külliye'de görüştü' iftirası, bir süredir gündemin en önemli konularından birisi durumunda. Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz gün İzmir'de yaptığı açıklamalarda böyle bir şey olmadığını kesin dille belirtirken, konunun muhattaplarından olan Muharrem İnce de görüşmeyi yalanladı. Sözcü yazarı Rahmi Turan ise, haber kaynağınının Talat Atilla olduğunu duyurdu. Talat Atilla sosyal medya hesabından "Kılıçdaroğlu'nun açıklama yapmasını bekliyorum" dedi.
Yeni Şafak
3 yalan 1 tezgah
Gündem
3 yalan 1 tezgah
Baykal’ı kaset, parti içi muhalefeti de delege oyunlarıyla tasfiye eden Kılıçdaroğlu bu kez çuvalladı. CHP Genel Başkanı’nın iki gazeteciyi de ortak ettiği “Külliye’de bir CHP’li” tiyatrosunun kirli bir tezgâh olduğu ortaya çıktı.
Yeni Şafak
CHP’li ‘kaynağın’ Talat Atilla’ya verdiği plakalar sahte çıktı: Emniyette kayıtları yok
Gündem
CHP’li ‘kaynağın’ Talat Atilla’ya verdiği plakalar sahte çıktı: Emniyette kayıtları yok

İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Külliye'ye giden CHP'li iddiasına ilişkin konuştu. Altun, CHP’li ‘kaynağın’ Talat Atilla’ya verdiği plakaların sahte çıktığını ifade ederek "Emniyette kayıtları yok" dedi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Ziyaretçi Kabul Programı’nda bu plakalara sahip herhangi bir araç kaydının olmadığının da altını çizen Altun, "Ortaya atılan mesnetsiz iddianın haber kaynağı olarak gösterilen şahıs tarafından yapılan son açıklama hiçbir surette gerçeği yansıtmamaktadır" ifadelerini kullandı.

Yeni Şafak

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.